İZDİVAÇ KADER VE SIKINTI 08.05.2007
–hocam bilmiyorumda bende şans yo ki hep üzülüyorum
—-şans bilirsiniz… kelime olarak halk diline kaderden gelmiş… kaderin oluşması da malum kul dilemesi allah yaratması ile oluyor… elimizde
olmayana sabır, olana gerekli müdahale gerekir… sonra da tevekkül… di mi başka ne yapabiliriz. Bakın kaderle ilgili güzel bir adres mutlaka iyice
tetkik etmelisiniz
http://www.inancingolgesinde.net/
ve diğer okunacak kitaplar burası da genel kitaplık
http://drmavi.sitemynet.com/onlinekitap/
–şimdi bakıcam hemen…bişey sorabilirmiyim size hocam mesela birini istiyorsunuz evlenmek için dirteiyosunuz sonra evleniyorsunuz evlendiğiniz kişi çok
kötü hayırsız bir insan bu kader mi yoksa kendi kendimizi ateşe atmak mı çünkü kendimiz istedik bu izdivacı
—-izdivaç konusunda da her konuda da bir karara varmadan önce özellikle üç kaynaktan bilgi almalı istişareler yapmalı… aileden… dini bilen zengin
genel kültüre sahip mürşidlerden ve inançlı güvenilir dost çevremizden…. sonra rabbimize dua ederek hayırlısını dileyerek tevekkül ederek o işe
başlanır… denir ya esbaba tevessül hakka tevekkül…
Sonuç olarak da hiç bir zaman dünyada cennet yaşanmayacağı için ve ölüme kadar herkes için farklı şekillerde sabır imtihanı işleyeceği için yine
sıkıntılar çıkacaktır… bu kaçınılmazdır… bunlara karşı da sözünü ettiğim yollarla ve sabırla gereken yapılır sonuç hep allaha bırakılır, burada peşin
sonuç için pazarlık yapılmaz, O sorgulanmaz… O her dilediğimizi ya aynen ya farklı şekilde verir, hikmetiyle faydamıza olanı bilir, ya hemen verir ya
sonra ya daha sonra verir veya ahrete bırakır..
Öte yandan herkes izdivaçda neyi kalben istemiş hedeflemişse o genelde verilir insan… Bu genel hayat kuralı gibidir, su isteyene su, güneş isteyene ışık
verilmesi gibi… para isteyene kadın isteyene ne bileyim beden zevleri isteyene dünyalık olarak verilir diyor kuranı kerim… Tabi ahiret daha hayırlıdır
diyor. Hedefimize niyetimize hep Allah rızasını alan asla ziyanda değildir. Dünyada sıkıntı çekse bile… Dünyanın bütün zevklerini yıllarca yaşayan ve
ahiretini berbat eden ise asla karda değildir…
–o zaman kader yani öylemi
—-kader olmayan hiç bir şey yoktur, attığımız adım da soluğumuz da evlilik de belalar da ne varsa olay olarak hepsi zaten kaderdir… kaderin tanımını
bilmeli tabi… verdiğim yukardaki linki sonra iyice inceleyin lütfen…
Kader irade ile işler… tek başına değil… ana öz nokta burası… anlatabiliyor muyum? Ve iradenin hesaba katılmadığı bir kader bir yönüyle söz konusu
değildir. Allah iradesiyle yapacak diye yazar kaderde… Evet iradenin hesaba katılmadığı kader de vardır… Şu anda yaşadığımız dünyanın böyle yapılması
bize sorulmamıştır veya sahip olduğumuz fizik, anne babamız irademiz dışında cereyan eden kader demektir. Her izdivaç insan iradesi hesaba katılarak
kaderle biçimlenir denirse doğru olur
–anladım hocam.. bilmiyorum ben bu kadar iyi bir kul değilim yani sonuçta hatalarım ve günahlarım çok, çok ümitsizim hep yara aldım hiç mulu olmadım
acaba kötü bir kul muyum diye de düşünüyorum çok
—-bence böyle düşünmeyiniz… her ruh o güzel dünyadan gelmedir… ne kadar kirlense de bu dünyanın kirinin gereği olarak çamurdaki elmas gibidir,
küllenmiş kor ya da… elverir ki O geldiğimiz güzellik kaynağından haktan kopmayalım irtibatı koparmayalım… elimizden geldiğince hakka yönelik işlere
yönelelim… çünkü bizi yine aslımıza asliyetimize döndürecek temizleyip paklayacak olan O’dur…
Bu arada tabi teferruatıyla yaşadıklarınızı bilemem ama herkes için geçerli bir kural vardır, Allah her insana hayatta farklı şeylerle imtihana tabi
tutar… önemli olan her konuda sabırla karşılayıp ona yönelerek güzel işlerde sebatla israrla çalışmaya devam etmek ve başa gelenlere takılıp
kalmamak…. güzel çalışmalara yönelen insanın karşısına her konuda farklı güzel kapılar açacağını allah ayette buyurur
Ayrıca şunu da dememe izin vereceğinize inanıyorum… Elinize bir kağıt kalem alsanız… Pazara çıkarken yaptığımız gibi liste tutsanız, ister son bir
gününüz olsun ister son bir haftanız ister son bir ayınız yılınız… ve eski yıllarımız… Liste tutsak… şu kadar saat başım ağrımıştı… şu kadar dakika
dişim… şu kadar gün sıkıntı yaşadım… bu kadar saniye korktum… vb… sonra yekün çıkarsak toplasak… Allahın karşılıksız ve peşin verdiği bunca geçmiş
nimetlerin zamanların yanında inanın çektiklerimiz binde birlik bir miktara ya ulaşır ya ulaşmaz genel olarak…
Diyelim bir gününüz güzel geçti iyilikler yaptınız insanlara yararlı neşeli coşkulu güzel aktivitelerde bulundunuz, güzel bir yemek toplantısında
bulundunuz, gösteri izlediniz vs… akşam geldiniz bir dakikalık bir sıkıntılı haber aldınız… ve o sıkıntılı habere takılıp kaldınız… ve şöyle dediniz
bugünüm benim berbattı berbat!…
–Evet içim huzurla doldu siz böyle şeyler yazınca çok sağolun beni tanımadığınız halde yardımcı oldunuz
—-aslında malum ruh olarak rabbimizin kulları olarak birbirimizi kalu beladan beri çok iyi tanıyoruz ayrıca kuran öyle anlatır ki insanı… aynı anne
babadan gelme ortak temel BİR BİR BİR olabilecek çok noktalarımız var.. ve hakkı tavsiye ediyoruz malum…