takıntı

TAKINTI MI TAKVA MI 03.04.2007

-selamun aleykum! müsait misiniz?

-a.s buyur

-nasılsınız

-tşkr ederim, dersler iyi umarım

-idare eder diyelim, konsantre olmak gerekiyor, bende de o sorun var, bende … sene önce başlayan psikolojik bir rahatsızlık var, … sene falan ilaç kullandım, çok şükür şu an eskiye göre daha iyiyim

-buna hamdolsun sevindim

-Allah razı olsun, konuyu şuraya getircem, ben takvayla takıntıyı karıştırıyorum, işin içinden çıkamıyor

her şeye dikkat edecem derken performansım düşüyor

-anlıyorum, psikiyatrist arkadaşımla dini açılardan takıntısı olanlarla bir sene kadar ilgilenmiştim

özellikle inanç namaz abdest ve temizlik takıntısı üzerinde olanlar vardı, şu adreslerde onlarla ilgili diyaloglarımız bulabilirsiniz

-siz inanç ve dini kültür olarak donanımlı olduğunuz için, Rabbimin inayetiyle bu sıkıntıyı rahat atlatacaksınız, zaten belli oranda aşmışsınız

-inşallah

-ama konuyu güzel özetlediniz, yani “takva ile takıntı”, bu aslında güzel ciddi bir araştırma konusu olabilir

-şu aralar kendimi sıkmamaya çalışıyorum, o zaman sanki kafam daha iyi çalışıyor, bu seferde çok gevşedin diye bir his bana sürekli mutsuzluk vermeye çalışıyor, kendimi biraz rahat bırakınca da yine bi huzursuzluk beni bırakmıyor, bu sefer de gevşedin diye, vesvese mi takıntı mı yoksa vicdan mı işin içinden çıkamıyorum

-aslında biliyor musunuz, böyle davranılmasını kuran öğütler, siz belli oranda kuranın ölçülerini yakalamış sayılırsınız böyle düşünürseniz sanırım içiniz rahat edecektir, biliyorsunuz kuranda Allahtan hakkıyla korkun der ve bu sahabenin canına okumuştur adeta… gelip ağlayarak efendimize durumu anlatırlar, bu her şeyin derinlemesine kafaya takılmasından da öte bir zorluk içinde sıkışma demekti, hemen ayet geldi, Allahtan gücünüz yettiği kadar korkun

ve başka ayet bilirsiniz gücün üzerinde takatın fevkinde yük yüklenmez buyurur, ümit ve korku arası denge deniyor buna… havf reca

-ama zaten benim aklım düzgün işlemiyor ki nasıl güvenebilirim

-kalbdeki iman aslında aklın rehberidir, yani müminin niyeti amelinden hayırlı gibi bir durum söz konusu… sizin bir hedefiniz yaşam amacınız var di mi… ve bu Allahın esas değer verdiği durumdur bunun dışında aklınıza ne takılırsa takılsın bunlar kor ateş üzerindeki küller mücevher dolu deniz üzerindeki köpükler ve hazineler üzerindeki örümcek ağları gibidir, zararsız ve etkisiz..

doğrudan takılan konular nedir?

-yani özel bi konu yok, problem beynim sürekli huzursuz hissetmemi sağlayacak bişeyler buluyor! her hangi konuda olabilir! kendimi suçlu hissetmem için sanki hep baskı yapıyor! sürekli olumsuzluk üretiyor

-evet iki yönü var görünüyor bu durumda, birisi sürekli takıntı gelme durumu ve bunun engellenememesi… bir diğeri gelenlerden suçluluk duyma… ilki konusunda ilaç yardımı ve psikiyatrist desteği gerekebilir bunu ihmal etmemelisiniz… Efendimiz her dert için dava vardır arayın buyurmuştur

ikincisine gelince

-bende suçluluk duymamaya çalışıyorum aklımda bunların bi rahatsızlık olduğu bilincini yerleştirmeye başladım! en azından kendimi daha az suçluyorum! çünkü benim elimde olan bişey değil! ama daha sonra takıntı mı vesvese mi vicdan mı bilmiyorum buna da bir şekilde engel olmaya çalışıyorum ….

-Evet ikinci yönü önemli görünüyor sanırım… bu konuda bir durumu hatrılatmalıyım her insanın dünyada Allaha karşı sınanma durumu farklı olabiliyor, hani kimi zenginlikle kimi fakirlikle kimi bela musibetlerle, bunun gibi her insanın kalbi ve zihni durumu bir de bedeni mali ailevi sosyal vb durumları farklı ve bu farklılıkla Allaha kullukla mükellefiz dayanmakla mücadele etmekle… sizin yapacağınız en önemli yol zihninizin kendi başına içe dönük kalmaması, çevrenizdeki arkadaşlarla birlikte güzel faaliyetlere ağırlık vermeniz olacak inşallah, zihninizi meşgul edecek aktiviteler yani

bunun dışında ne gelirse gelsin Rabbimin rahmeti ile erir gider diye düşünmelisiniz

-zaten o düşüncede olmasa….beni ayakta tutan o ümit

-evet Allahın rahmetinden ümidiniz kesmeyin buyurur ayet, bu arada kardeşim, Allahın iki sıfatı var

buna dikkatinizi çekeyim ve sık sık bunu hatırlayınız

KABID ve BASIT

ilki sıkan daraltan kalbe darlık veren gibi bir mana taşıyor ve hadiste kalp Allahın parmakları arasındadır dilediği yana evirir çevirir buyurur, bu aslında has bir lutuf gibidir, sıkıldığınız zaman, sıkıntı takıntı geldiği zaman bunu düşünerek rabbimize bir pencere açma fırsatını yakalamış olacaksınız

ve ikinci sıfat, isim daha doğrusu BASIT… genişleten ferahlık veren akıldaki kalpteki darlıkları takıntıları gideren anlamına gelmektedir, mutlaka güneşin bulutlardan sıyrılıp çıkması gibi, sabırla direnen Allaha yönelmekten vazgeçmeyen insanın kalbine aklına, bu ikinci isim imdada yetişerek ferahlık taşır… bu Allahın kanunudur

-Allah razı olsun! hakkınızı helal edin! gece gece sizi meşgul ettim! İnş, Allah rabbim kısmet ederse sizinle bu konu üzerinde yüzyüze de konuşuruz! o zaman daha detaylı bilgi verebilirim..

-est ne demek faydalı olabilirsem ne mutlu… sabırla mümkünse namaz duasına ve temiz arkadaşlarla birlikteliğe devam… hayat sizi böyle kabul etmişse HAYAT Allahın en önemli sıfatı malum… o hayat sizi yolda bırakmayacaktır , benim minik bir tavsiyem daha olacak aşağıda vereceğim adresi takip ediniz yakın zamanda inşallah oraya korku-ümit dengesi konulu güzel video ekleyeceğim…

şu adreste takıntı ile ilgili bir üniversiteli ile yaptığımız görüşmeleri bulabilirsiniz, bir fikir verebilir umarım

http://kurannuru.wordpress.com/

-sağolun teşekkür edrim! Allah”a emanet olun! selamun aleykum…

-aleykümselam

TEMİZLİK TAKINTILI BİR ARKADAŞIMIZ

Üniversiteli bir arkadaşımızın takıntısı üzerine değerlendirme ve görüşmeler 05.06.2006

Temizlik konusunda son derece hassas bir yapısı vardı. Çevreye serpilen sulardan ciddi rahatsız oluyordu. Islak ayakla dolaşanların ardından defalarca halılar siliniyordu. Abdest ve namaz acaba tam olmuş muydu?..

Aydınlık içi gibi temiz simasına bakıp anlattıklarını dinlerken bir taraftan da kendimin, bu nezafetin, bu ibadetteki hassasiyetin neresinde olduğumu sorgulamaya başlamıştım.

Bu takıntı mıydı? Bu takıntı bir hastalık mıydı?

Aklıma ayetler ve hadisler gelmeye başladı.

Allahü Teala elbiselerin temiz tutulmasını istiyordu (74/4), tövbe ile içlerini, temizlikle dışlarını tertemiz yapanları sevdiğini söylüyordu (2/22).

Kainatın Efendisi de temizliği imandan bir bölüm olarak ele aldığı gibi, özellikle hadis kitaplarının taharet bölümlerinde görüldüğü üzere, temizlikte ciddi titizliğin gösterilmesini tavsiye buyuruyordu. Ve Tıbb-ı Nebevi’de Hijyen-koruyucu hekimlik esaslı bir konudur.

Bir örnek:

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bir kaba, köpek banmışsa, onun temizlenmesi, yedi kere su ile yıkanmasına bağlıdır, hatta bunların ilki toprakla olmalıdır.”

Buhari, Vudü 33; Müslim, taharet 97; Muvatta, Taharet 35; Ebu Davud, Taharet 37; Tirmizi, Taharet 68; Nesai, Miyah 7.

Siz evinizde bir kabın yedi kere yıkandığına hiç şahit oldunuz mu? Bunu yapan birisini görseniz bunda temizlik takıntısı mı var dersiniz? Köpek yaladığı için bu hassasiyetin ayrı bir anlamı mı vardır? Av, bekçilik, uyuşturucu takibi gibi insanlara yararlı olan alanların dışında köpeğin, insanların yakın hayatına girmesinin, gerek sağlık açısından gerekse manevi olarak ruh yapısına tesiri açısından bir kısım etkileri mi vardır bu araştırılmalıdır.

Delikanlımız anlatırken diğer taraftan, “Takıntı” kavramına takıldım!… Takıntı haline getirdiğimiz nice alışkanlıklarımıza ve nefis hastalıklarımıza baktım.

Mala mülke, paraya, kadına, makama, şöhrete takılıp kalan, beden arzularını doyasıya yaşayan nice insanların, nasıl büyük gülücükler dağıtarak mutlu insan profili çizdiklerini düşündüm. Ve esas tedaviye muhtaç olanların, dünyaya ve zevklerine saplanıp kalan, ruhi hayatlarını nefis hayatlarına kurban eden insanlar olduğu gerçeğine bir kez daha inandım…

Ne var ki Dinimiz, iki dünya arasında denge kurmaktadır. Peygamber Efendimiz, insanın ruh ve beden hayatına ve toplumsal yaşama denge getirmiştir. Sırat-ı Müstakim ve İtidal kavramlarıyla ele alınan bu gerçek, inanan insanları duygu, düşünce ve tutum ve davranışlarda ifrat ve tefrite düşmekten uzak tutmaktadır.

Bu gerçekten hareketle temizlik konusunda evham-takıntı rahatsızlığına mübtela olmuş, abdest ve namaz konularında vesvese-saplantı yaşayan insanlar için de Kur’an Nuru ve Psikoloji eksenli, dengeli bir çalışma yapılmalıdır.

Bilişsel terapi denilen bu yöntemle, Kur’an ve Hadis nurundan da yararlanarak, takıntı rahatsızlığı olan insanlar için, dengeli ve tutarlı bir duygu ve düşünce denetimi ve yönetimi sağlanabilir.
1-Nefsimiz bize emanettir, onu yaratılış gerçeklerine en uygun şekilde yaşatmakla yükümlüyüz.
Bir Sahabi evlendiği genç yaşında kendisini namaza ve oruca verir. İlerleyen günlerde durumunda bir değişme olmayınca konu Allah Rasulüne intikal ettirilir. Efendimiz, o Sahabiye, kendisinin Nebi olduğu halde öyle yapmadığını, nefsin ve ailenin hakları bulunduğunu belirterek onun ibadet takvimine bir denge getirmesine yardımcı olur.

Bu gibi olayları düşünerek, takıntılarımızla nefsimize ve de ailemize ve çevremize haksızlık ettiğimizi ve rahatsızlık verdiğimizi düşünmeli ve düşüncelerimize bir denge kazandırmamız gerektiği konusunda kendimizi ikna ederek, çok zorlamadan ciddi bir çaba içine girmede azimli ve kararlı olmalıyız.

2-Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez ve Allah iradeyi aşan konularda insanı sorumlu tutmaz

“Amenerrasülü…” diye başlayan Bakara Süresinin son ayetlerinde Rabbimiz bu hususu ifade buyurur.

Devam eden ayetlerde: “Rabbimiz önceki milletlere yüklediğin ağır yükleri bize yükleme!” denir. Tefsirlerde Yahudilerin, elli vakit namazla, ¼ zekat miktarıyla, elbiselerine değen bir pislik dolayısıyla elbiselerini kesmekle yükümlü oldukları, helal yiyeceklerinin kısıtlanmasıyla, suçlarına peşin ve ağır cezaların verilmesiyle karşı karşıya kaldıkları gibi bir uygulamadan söz edilir. (Yazır, 2/280, Bakara-286.ayet tefsiri)

Buradan hareketle, temizlik ve ibadetler konusunda Rabbimizin bize yüklemediği ağır yükleri kendimize yüklememiz, olduğundan çok fazla titizlenmemiz hem dini açıdan hem de psikolojik açıdan doğru bir düşünce ve davranış biçimi değildir.

Öte yandan yine ayetin devamında, bilmeden farkında olmadan yaptıklarımızdan sorumlu tutulmayacağımız belirtilmektedir. Söz gelimi, yeterli tedbiri aldıktan sonra elimizde olmadan sıçrayan abdest sularından dolayı sorumlu olmayız.

3-İsteğimizin dışında gelen düşünceler ne kalbimize ne de aklımıza hiçbir zarar veremezler
Sorumlu olmayacağımız diğer bir konu da Hayal dünyamıza gelen ve bilinçaltımızdan yükselen duygu ve düşüncelerdir. Evham ve vesvese diyebileceğimiz düşünceler, hangi konuda olursa olsun, çoğunlukla insan iradesini aşan düşünceler olarak insana zarar da veremez sorumlu da yapmaz.

Mesela elimizdeki bir aynada yansıyan ateş elimizi yakmaz, yılan süreti elimizi ısırmaz, pislik elimize bulaşmaz…

Nitekim bağırsaklarımızda bulunan şeylere rağmen biz gönül rahatlığı ile namaz kılarız.

Evham ve vesvese şeytanın göbek adı gibidir. Fakat sabun köpüğü, saman alevi ve örümcek ağı gibi çok zayıftır. Biz sahip çıkmadıkça etkili olamaz. Korsanların hazine gemilerine saldırması gibi bizdeki iman olduğu için bize vesvese veriyordur diye düşünüp, gülüp geçmek gerekir.

Düşüncemize gelen her türlü evham ve vesvese de böyle zarar veremez. Ancak üzerine düşer, yoğunlaşır arı kovanına çomak sokar gibi karıştırırsak, bir balona üfler gibi şişirir büyütürsek bize zarar verecek hale gelebilir.

4-İsraf her çeşidiyle Allah tarafından yasaklanmıştır ve bu şeytana yakın bir şey olarak gösterilmiştir.

Bu, o israfla şeytanca işlere yol açılır demektir. Sözgelimi zamanını hayır, iyilik ve iş üreten bir yolda harcanmadığı boş geçirildiği zaman, insanın kötülüklere açık hale gelmesi şeytana boy hedefi olması demektir. Öte yandan israf insanın yeme içme ve cinsellik yönlerini çok besler ve ruhundan koparır. Bu da şeytanın canına minnet bir durum olur.

Öte yandan takıntı, ciddi bir enerji ve dikkat kaybını beraberinde getirir. İnsanın duygu ve düşüncelerini bloke eder, verimli çalışmasını engeller, çevresini üzdüğü gibi, kişinin kendi moralini de sıfırlayabilir. Ve yararlı pek çok işlere sarfetmemiz gereken zamanımızın bu rahatsızlıkla kaybolmasına sebep olabilir.

Temizlik olmadı deyip defalarca ortalığı yıkamak, üst üste abdest almak da aslında dolaylı olarak temizlik malzemesi ve su israfına yol açar. Bilindiği gibi akan suda abdest alırken bile suyu yeterince kullanmak bir esastır.

Bu açıdan da bu tür takıntı, evham ve vesveseye kendimizi teslim etmememiz gerekir.
5-Emirle nehiy bir arada bulunursa nehiy olanı kaldırmak öncelikli olur.

Bu güzel bir prensiptir ve takıntı rahatsızlığında güzel uygulanabilirse etkisini gösterebilir.
Söz gelimi bildiğimiz bir doğru vardır bunu söylemekle sevap kazanmayı umabiliriz. Fakat çevre koşulları ve muhatabımız bu doğrunun söylenmesine uygun değilse ve söylendiğinde fitne meydana gelebilecek, inanç açısından bir olumsuzluk ortaya çıkabilecekse bu hakikatı söylememek o hakikata saygının ifadesi olur.

Namaz kılmak farzdır. Avret yerini açmak ise haramdır. Şayet insanın üzerinde sadece avret yerini oturduğu haldeyken örtebilecek kadar bir parçacık elbisesi varsa, kalktığında avret yeri açılacaksa, avret yerini açmama tarafı tercih edilir. Kalkıp çıplak olarak namazını kılmaz.

Bunun gibi, bir temizlik güzeldir fakat bunun aynen tekrarı güzel görünmekle birlikte, yukarda belirttiğimiz çeşitli israf şekillerine girebileceği gibi, hem ruhumuza hem de çevremize zarar verme riski vardır. Bu yüzden güzel gibi görünen bu temizlik fikrinden vazgeçilmelidir. Ya da ikinci üçüncü kez abdest alıp tekrarla namaz kılma davranışından…

6-Peygamberimizin davranışları bize güzel model olmalıdır.

Vesvese aklımıza her geldiğinde Peygamber Efendimizi, o tebessümüyla açan ve anlam kazanan gülleri aklımıza getirmeye kendimizi alıştırabiliriz. Allah Rasulünün Mirac’ını hatırlama bir değil bin vesveseyi de evhamı da takıntıyı da bertaraf ediverir.

Ebu Davud’da Ebu Hüreyre’den bir rivayet şöyle: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizden biri, ayakkabısıyla bir pisliğe basarsa, bilesiniz ki, toprak onu temizler.” Ebu Davud, Taharet 141,

Bu hadis takıntı rahatsızlğı olanlara, mükemmel bir terapi uygulamakta, moral ve motivasyon aşılamaktadır.

İnsanın bedenine, elbisesine hayali pisliklerin lekelerin bulaşması değil, bizzat pisliğin kendisi bile gelip ayakkabılarımıza bulaşsa, çok ciddi temizleme işlemi yapmasak bile toprak o görevi kendiliğinden görmüş olmaktadır ve bu konuda Allah Rasulü insanın kalbini ferahlatacak, ruhuna huzur verecek, endişe ve evhamdan uzak tutacak teminatı da vermekte, toprağın kesin temizlik yaptığından söz etmektedir.

Toprak su gibi akıcı olmamasına rağmen pasif bu haliyle böyle temizlik yapabiliyorsa, bir defa da olsa elimizi, eşyamızı su ile temizlemekle tam bir temizlik yapmış olacağımızda kuşku kalmamalıdır. (Necaset bulaşmış bir çamaşırın üç kez yıkanıp sıkılması hususu fıkıh kitaplarında geçmektedir. Bugün otomatik çamaşır makinaları da bunu yapmaktadır)

Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: “Bir kadın bana: “Ben eteğimin zeylini fazla uzatıyorum ve pis yerlerde de yürüyorum? (Bu hususta ne dersiniz?)” diye sordu. Ben de ona Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın:

“(Pis yerlere değen eteği) ondan sonrası temizler” dediğini söyledim.”
Muvatta, Taharet 16; Ebu Davud, Taharet 140; Tirmizi, Taharet 109.

Bu hadis de benzer anlayışı getirmekte, takıntı yapılacak bir sebebin kalmadığını belirtmektedir.
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Biz, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte mescidde otururken bir bedevi çıkageldi. Durup mescidin içine akıtmaya başladı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın Ashab’ı kalkıp:
“Dur! dur!” diyerek (üzerine yürümeye) kalktılar ki Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm müdahale etti:
“Kestirmeyin, bırakın tamamlasın.” Ashab müdahale etmedi, adam da ihtiyacını tamamladı. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, adamı yanına çağırdı ve:
“Bu mescidler, idrar ve pislik bırakma yeri değildir. Allah’ın zikredildiği yerlerdir. Buralarda namaz kılınır. Kur’an okunur” dedi. Sonra cemaatten birine bir kova su getirmesini emretti. Kova gelince sidiğin üzerine boşalttı.”
Buhari, Vudü 57, 58, Edeb 35; Müslim, Taharet 99; Nesai, Taharet 45.

İşte Allah Rasulünden müstesna bir davranış modeli…

Efendimiz panik yapanlara engel oluyor gördüğünüz gibi. Ki bu tepki de aslında normal karşılanabilecek bir tepki olabilir. Kimse mescid etrafına idrar boşaltılmasını istemez. Ne var ki Allah Rasulü bilmeyenlere davranış biçimlerini öğreten bir Muallimdir. Ve bir eğitimcinin nasıl yaklaşması gerektiğinin de dersini vermektedir. Önce anlatmakta, anlam, amaç ve hikmetleri açıklamakta sonra göstermekte ondan sonra da olumlu davranışı istemektedir.

Ve Peygamberimiz, bir kova su ile beraber konuyu kapatmaktadır. Artık ardından hiçbir evhame tereddüt ve şüpheye açık bir kapı kalmamıştır.

Aklımıza gelen evham ve vesveseleri birer kova su ile temizleyelim ve içimizi ferah tutalım…
Esas birer kova su ile temizlenecek olanlar, kafamıza yer etmiş ruhumuza sinmiş bu tür takıntılar olmalıdır…

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olduğu halde namaza giderdi.”
Buhari, Vudü 64, 65; Müslim, Taharet 108; Ebu Davud, Taharet 136; Tirmizi, Taharet 85, 86; Nesai, Taharet 187, 188.

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Ben, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı.”
Müslim, Tahâret 105, 109

Bu konu da kimi insanlarda bir evham aracı olabilmektedir. Hadislerde görüldüğü gibi konu, yaşlık varsa yıkamakla kurumuşsa ovalamakla hallolmaktadır ve namaza engel bir durum da insanı tedirgin edip evham verecek bir durum da söz konusu değildir.

7-Ttemizlik gibi konularda takıntısı olanlara bir tavsiyemiz. Değişik vesileleri kullanarak temizlikle kirlenmeleridir.

Bu nasıl olur? Bir köye gidip toprakla bahçeyle hatta hayvanlarla meşgul olabilirsiniz bazen. Evinizin veya komşunuzun kömürlerini taşıyabilirsiniz. Bir yurt yapımında tuğla çimento taşıyabilirsiniz. Kurban yaklaşıyor, derileri sırtlanıp taşıyabilir yararlı işlerde koşturabilirsiniz. Hatta kimi zaman yağmurda yürümenizi, sulara girip çıkmanızı çamurlara bulanmanızı bile önerebiliriz. Bunları yapamıyorsanız evliyseniz eşinizle ve çocuklarınızla, bekarsanız annenizle mutfakta patates soğan soyabilir, hamur karabilir unlara bulanabilirisiniz… Yeter ki ruhunuz bulanmasın ve bunalmayınız!!…

Ama hayır işlerinde kirlenmeniz biliniz ki bembeyaz kuşakta temizlenmeniz demektir…

8-İnşirah süresini, manasını düşünerek sıkça okumanızı ve sürenin ruhunu ruhunuza işrab etmenizi de son olarak tavsiye edebiliriz.

Ayrıca forumumuzda İnşirah süresi ile ilgili yazıyı okumanızı ve kendi durumunuzla mukayese etmenizi öneririz…

(bu arkadaşla görüşme uzun zaman devam etmiştir… ertesi gün…)

–hocam o gündüzkü idrar mevzusunda bişey olmaz dimi çünkü ben orayı öle bıraktım
—-hayır efendim kesinlikle olmaz… hatta şunu da diyeyim bak aklıma yeni geldi su gibi toprak da temizleyicidir maddedeki tozlar bile
şimdi bak ayakkabılarınla tuvaletten çıksan 5-10 adım yürüsen yer ayakkabılarını temizlemiş oluyor bu konuda hadis var fıkıh imamlarının düşünceleri fetvaları var
–bunu biliyorum hocam ama evin içindeyiz malum yani olay evin içinde oldu
—-zaten ben ona geleceğim ya sıkı dur bak bu açıklamayı başka yerlerde göremeyebilirsin teyemmüm nedir ne zaman nasıl alınır
–suyun olmadıgı zaman
—-eller nereye vuruluyoır
–toprak veya benzeri,duvar gibi
—-bravo bravo duvar dedin çünkü duvarda tuğlada parkede fayansta çimentoda döşemede toz var Rabbim o tozla bize ibadet yaptırıyor görüyor musun ayrıca camilerde o kadar kişinin bastığı yerlere binlerce insan nasıl burnunu ağzını yüzünü sürebiliyor hiç düşündün mü cumalarda
bayramlarda
–evet
—-demek ki teyemmüm yapılan yerler ve baş yere konan yerler temiz tozlarla adeta dezenfekte ediliyor bunu da düşünürsen sana sanırım inşallah yardımcı olacaktır
–anladım hocam
—-yani halılara gelinceye kadar o tuvaletten çıkan ayaklar zaten üç beş adımda temizlenmiş olarak oraya gelmiş oluyor
–hocam belki kızacaksınız ama tuvaletten odaya 3 bilemedin 4 adımla geçiliyor ev küçük yani
—-istersen tuvaletten çıkarken önce ayaklarına bak görülebilecek kokusu duyulabilecek maddesi fark edilecek bir pislik var mı…. yoksa zaten adımlarla temizlenmesine gerek yok ki yok eğer görüyorsan kokluyorsan zaten herkes gibi sen de temizlersin… böyle düşün kütlesi kokusu rengi olmayan şeyin zararı olmaz… görülemeyecek kadar bulaşmış olsa da zaten affediyor kaldı ki ben bastıkça temizlenir diye çok uzak bir ilave bilgi verdim
–ben öncesinden kalan bişey vardır diye sıkıntı oluyorum
—-kardeşim KOKU ARA, RENK ARA KÜTLE ARA BUNLAR YOKSA HİÇ BİR ZARARI YOK
–tamam hocam

(bir başka gün)

–bir takıntımı sorabilir miyim vaktiniz varsa hocam geçen sene 1.sınıfta yurttan arkadaşlarımın evine gitmiştim evlerinde wcye girdim yer tuvaletiydi taharetlenirken ayağıma ve terliğe kirli su sıçradı,çıktıktan sonra ayağımı yıkadım fakat terlik kaldı öyle daha sonra evdekiler tuvalete girdiler tabi terliğe basıp evin içinde dolaştıla şimdi ben o kirli su damlası terlikten onların ayaklarına onların ayaklarından halılara bulaştı diye evham oldum dün yine onlara gitmiştim evin içinde rahat dolaşamadım evham oldum bunu hükmü nedir sizce
—-yani bir sene önceki o farzumisal varsa o damla kir hala duruyor mudur sence?
–hocam uçucak değil ya bu
—-ama yerinde hep ıslak durup gelin beni çevreye bulaştırın diyecek bekleyecek hali de yok di mi
–evt
—-ayrıca senden sonra o terliği hiç yıkamadılar mı ki?
–bilmem
—-bence kesin yıkanmıştır şüphe etmiyorum çünkü suyun bol olduğu mekanın malı o
–terliği yıkasalar bile wc nin önündeki paspası yıkamamışlardır
—-paspassssssssssssssssssssssssssssss paspaslar ne işe yarar
–ama wc den çıktıktan sonra yalın ayakla paspasa basılıyo hocam
—-evet cevabı verdin yalınayak basılsın ayaktaki ıslaklığı alsın diye yanılıyor muyum sence?
–evet
—-yani sonraki adımlarda yere bırakacak ıslaklık bırakmıyor valla büyük bir buluş yaptırdın yani helal olsun sana kendimi newton arşimed gibi hissediyorum gece gece bundan sonra yeni bir teknik geliştiriyoruz kardeşim
–:)))))))
—-bütün takıntılı arkadaşlarıma duyurulur savulunpaspas tekniğimiz geliyor valla burda olaydın gözlerinden öperdim yani erkan yolacın evet-hayır programına döndü ya burası
–:))))) hocam namaz kılıcam birazdan ayaklarımı evham ediyorum
—-çözüm basit! söyliyeyim mi
–evettt
—-insanın sağ sol beyni var ya
–evet
—-hani bir tarafı sayısal bir tarafı duygusal falan

–evettt
—-birbirine hep alternatif işliyor ayaklarının durumu konusunda alternatif düşün! ya temizdir ya kirlidir hem temiz hem kirli olabilir mi?
–hayır
—-hani bir söz var risalede hatırlarsın güzel gören güzel düşünür ve hayatından lezzet alır işte sana gecenin kapak sözü mükemmel müstesna bir alternatif bakış açısı kirli ise ayağın dinimize göre bir kez yıka temiz olur yok kirli değilse zaten temizdir yıkamaya gerek yok
başka alternatif de yok be güzelim
–hocam abdest alırken zaten ayağımızıda yıkıcaz ama sonra yine aynı terliği giycez evin içinde
—-valla sen iki bir galip geldin bak ne ALTERNATİF BULDUN HELAL BE… abdest otomatik temizlik yapıyor bak
–şimdi hocam arkadaşlarımın evindeki terlikten tekrar bana bulaşmaz dimi
—-yukarda dedik ya bir sene hiç bir su ortamı malzemesi asla kir tutmaz di mi
–halılardanda bulaşmaz dimi
—-pamuklu maddeler ıslakken bulaştırırlar kuruyunca bulaştırmazlar, ıslakken bulaştırdıkları da bir basit iz olur ne namaza engel olur ne ibadete… bir sonraki abdest zaten önceki bu tür küçük bulaşmışları siler atar, onun silemediklerini sıkı dur esas alternatif geliyor …
RABBİMİZİN RAHMET VE MERHAMETİ SİLER ATAR
–anladım hocam… ama hocam wcden sonra ıslak ayakla halılara basılıo
—-PASSSSSSSPASSSSSSSSSS
–paspasda tam kurumuyo ki ayak
—-ıslak ayakla dedin… yani kirli ayakla değil ıslak ayak kirli ayak demek midir?
–belki size inat ediyorum gibi geliyor hocam ama aklıma takılanları soruyorum
—-yani abdest suyuyla ayağın kirlendiğini de ilk kez duyuyorum ilahi kardeşim
–kurudan bulaşmaz dediniz ya,ama ıslak ayakla basılıyo
—-ıslak ayak demek kirli ayak demek midir peki?
–hayır
—-eeee endişenin kaynağı kalmıyor bak
–ama ben terlikteki o kirli su damlasının bulaşacağından dolayı diyorum
—-kesin bulaştı mı bulaşabilir mi bulaşma ihtimali var mı?
–bulaştıysa
—-haaaa evet ihtimal bak? İhtimaller üzerine hiçi bir karar bina edilemez bilirsin bunu
—tamam hocam
–hocam kızmıyosunz dimi bana
—-kızmak? onun da alternatifi var…. gülmek!…gülmek!…gülmek!…hem de binlercesi
–:))))))))))))) ….. hocam süpersiniz
—-Gül burda ama asıl toprak orda kurban
–evet hocam hakınızı helal edin
—-bin kez estağfirullah
–ALLAH razı olsun
—-amin amin amin senden hepimizden de

(Bir başka gün)

–ben dün size sordugum sorunu aşamadım hocam gelen mezinin avret yerime bulaşıp bulaşmadıgını anlayamamıştım,sonra bişey olmaz demiştim ama uyurken yüzüstüde yatıyorum yani bulaşmaması imkansız gibi ben göremedim die düşünüyorum tamam sorun değil nasıl olsa banyo yaptım dicem ama
—-bilirsin mezi diğer sıvılar gibi çok gelmez… gelseydi görürdün… görmediğine göre yok demektir. Geldiğinden eminsen… sadece iç çamaşırını değiştirirsin olur biter… çarşafı temizlemene gerek yok… ve eğer görmediysen ve varsa zaten az olduğu için o affedilir
–cevaplar.org sitesinde okudugum yazıda avuç içini geçmezse namaza engel değil ama temizlemek farz diye okudum o yüzden işte, eğer mezi varsa avret yerimde istibra yaparken elime elimdende başka yerlere bulaştı diye düşünüyorum
—-namaza en gel olmayanı temizlemek farz sayılmaz öncelikle… mitoz bölünme gibi olmaz……. bulaşan yerleri toplasan çekirdek tutmaz… kaldı ki öbürüne bulaşıncaya kadar zaten kurur… üzme canını
–hocam diyelim ki elime bulaştı, ben tuvalet kağıdını duvardaki muslugun üstüne koyuyorum asıcak yer yok diye elimden tuvalet kagıdına ordan musluga bulaşmaz mı,mesela biraz önce saçımı yıkadım muslugu evham ettim
—-yok bulaşmaz… çünkü kağıt zaten varsa o çekirdek doldurmayan az bulaşığı da emer, elinde bir iz bırakmaz endişe etme sen!
–ama hocam tuvalet kagıtlarının ortasında bi karton olur ya orasından tuttum ben
—-kartonlar da su emicidir az da olsa… hava ile temasa geçen bulaşan ıslaklık çabuk kurur bilirsin
–hocam ben normal yaşantıma devam ediyorum inş. bişey yoktur çünkü başka yapıcak bi çarem yok dua etmekten başka nereyi temizliceğimi şaşırdım
—-hep o hadisi hatırla bak… idrar boşalan yere bir kova su dökmekle iş kapanıyor… ilk başta bir pisliğe su döktün mü defteri kapat artık ona su gereği yok de..
–ben bi yere su dökmedim ki hocam
—-hayır burdan alınan bir mesaj var… ilk temizlikten sonra ikinci temizlik gerekmez gibi… eline bulaşanı ilk kez ne zaman yıkadıysan onun işi bitmiştir anlamında
–ama yıkayasaya kadar başka yerlere dokundum tuvalet kağıdu klozet kapağı gibi
—-oraya geçtiğine dair kanıt yok o bizim meşhur renk koku kütle… sadece hayali bir olmayan varlık gibi….
–ama hocam avret yerine bulaşmaması imkansız deil mi,mezi geliyor ben yüz üstü yatıorum, uyanınca wcye giriom bakıyorum fakat uzuvdan başka bi yerde mezi göremiyorum
—-görememek yok demektir… sorumlu değilsin yani
–tamam hocam anladım
–bende bunu düşünmeye içime sindirmeye çalışıyorum ama mezi bulaşmıştır ben görememişimdir diye düşünüorum çünkü bulaşmaması imkansız
—-onu da söylemiştik .. gözünden kaçan olursa, Rabbimizin gözünden kaçmaz… o da kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez ve amenerrasülüde dediği gibi sorumlu tutmaz affeder…
–mmm tamam hocam ALLAH razı olsun
–birde mesela bi yere necaset bulaştı ben onu temizlemesem bile o necasetin elimden oraya,ordan oraya derken başka yerlere bulaşma imkanı var mı yani o necaset nerdeydi orası temizlenir ve gerisi düşünülmez yani başka yerlere bulaştı die öyle mi
—-eve bence öyle… çünkü elindeki bulaşığın değdiği bir yerde o kalacak eliniz bulaşıksız kalacak… elinizin değdiği yeri temizlemenizi anlayabilirim… ama sonraki değen her yeri temizemek dinen gereksiz psikolojik olrak da zararlı bir uygulama bilirsin ki…
–elimizin değdiği yerede tekrar dokunulsa bulaşmaz heralde
—-tabi onu diyorum… ilk bulaştığı yerde kaldığı için ikinci üçüncü yerlere taşınmış olmaz zaten…. kaldı ki elimizde de yoğun pislik tutacak taşıyacak değiliz
–anladım hocam
–bir de ben artık bişeyin vesvesemi yoksa hakkatten gerçek mi oldugunu nasıl ayırt edicem
—-harika bir soru çıkardın… hakan şüküre orta yapan emre gibi… vesvese ile gerçeğin ayrılmasında temel ölçü aslında dediğimiz husus… aynadaki görüntü ile yerdeki gerçeklik gibi… bilirsin hayal aynamız herkese açıktır… meleğe de şeytana da ve aklımıza Allah hakkında Peygamber hakkında ibadet hakkında gelen olumsuz şeylerden ve günah görüntülerinden sorumlu değiliz risalede şu geçer tahayyülü küfür küfür değildir tahayyülü şetm şetm değildir günahı düşünmek başlıbaşına günah değildir bunun gibi pisliği düşünmek de pislik değildir… vesvese köpük gibidir üflemekle kolayca uçup gidebilir ama hakikat ruhumuzdur kalbimizdir beynimizdir var olan her şeydir ve her varlığı var eden rabbimizdir böyle düşünürsek sanırım hayali şeyler uçar gider inşallah… bir de MİRAC düşünmekle…
–hocam mirac dediniz aklıma geldi namazda esneme geldiği an mirac diorum ve esnemiyorum
—-sahi mi
–evet hocam muzice gibi bişey
—-bana yürek verdi herkese tavsiye ediyorum… benim gibisinin tavsiyesinden ne olur ama kömürcü de elmas sunabiliyor demek… yaşasın

(Bir başka gün)

–hocam bu aralar çok sıkılıyorum,hiçbişeyden zevk almıyorum,kendimi dünyadan soyutlaşmış hissediyorum,kıldıgım namazlarda huşu duyamıyorum,nasıl olsa ölücez diye kendimi sanal hissediyorum
—-evet bu sahabe Hanzala nın da Ebu Bekir efendimiziin de hissedip allah rasulüne gelip durumu arzetmeleri gibi… böyle düşünmek harika bir zenginliktir… allah rasulü bazen öyle bazen böyle olacaksınız der… nehirin yatağı hazine doludur… su öyle veya bazen bulanık bazen berrak akabilir.. bulanık da aksa dipdeki hazinelerin duruyor allah ona bakıyor demektir… güzel kardeşim…
–anladım hocam hocam bu ruhsal sorunlarımdan hiç kurtulamıcam diye çok korkuyorum deli olcağım zannediyorum kıldıgım namazlarda sanki kafirmişim de haşa boşa kılıyomuşum gibi gelio
—-evet bu konuda ayet var aslında efendimiz de belli dönemde bunu öylesine hissetmiş olacak ki kuran nerdeyse kendini intihar edeceksin habibim.. tesellisi yapar. yani kendini harap etme sen bize lazımsın…. delilik de aslında göreceli ama di mi… sahabeyi görseydiniz onlar size deli derdi siz onları görseydiniz siz onlara deli derdiniz deniyor
kendini kafir görme meselesi… buna asla hakkımız ve selahiyetimiz yok, bazı sahabi kendinde münafık alameti gördüğünü söylemiş ama bu ben münafıkım demek değildir günahlardan korkulur kaçılır yılandan çıyandan kaçılır gibi… hatta düşüncesine hayaline bile yer verilmemeye çalışılır… endişe insanı günahlara karşı duyarlı ve uyanık yapar Rahmana karşı da açık… aynı şekilde küfür aklımızdan geçmez geçse de kalbimizin malı olmadıkça zarar vermez… diye düşünmeli daha önce demiştim namazı bu gibi zorluklara rağmen acı dolu eda etmek daha çok sevap kazandırır acı ile kılmak daha sevap
–anladım hocam

(Bir başka gün)

–size sevindirici bi haberim var vesveseler çok takmıyorum artık yani biraz daha rahatım çok şükür
—-ohhh elhamdülillah… buna çok sevindim çooook.. ne oldu birden mi öyle…
–yani ben elimden geleni yaptığıma inanıyorum temizlik konusunda gerisi ALLAH’a havale ediyorum
—-ne güzel Rabbim gönlüne genişlik vermiş… onun yolunda olanı o hiç yolda bırakmaz..
–hocam birisi mescide bevlettiğinde peygamber efendimiz bi kova su dökün demiş biliosunuz evet suyun temizleyici özelliği mi var,yani pisliğin akıp gitmesi gerekmez mi
—-evet su tahir mutahhirdir yani temizdir ve temizleyendir… dikkat edersen… vahiy en temiz bir olay… vahiy gibi o da semadan geliyor ve tertemizliği simgeliyor… Kuddus isminin en güzel tecellisine aynadır su… ve alır pis olan nesneleri de götürür… idrar onunla beraber akıp gider yani…
–dün ev arkadaşımın arkadaşı geldi,pek dikkatli değil,klozetin üstünde idrar damlaları alafranganın hemen önünde idrar damlaları vardı,bende su tuttum oralara akıp gitmesi sağladım,bir terliği yıkadım eğer terlikle oralara basıldıysa diye,fakat terlik içine su emiyo tabanı plastik oldugundan,sonra terliği giydiğimde ayağımız ıslayıno,gerçi takmamaya çalıştım ama idrarlı varsa diye tam içime sinmedi
yani terliğin altı kirli,ben suya tutunca idrarlı suyu terlik emdiyse evham ettim
—-inşallah az evvel de dediğin gibi Rabbimizi düşündükçe bu gibi düşünceler çekip gidecektir ben de dua edeceğim kardeşim…
–muhakkak orası öyle hocam ama sizce varmıdır yani, veya suyla birlikte terlikten akıp gitmişmidir
—-evet kesinlikle suyu gören pislik ona uymak zorundadır özellikle mayi akıcı olunca…
–hocam içime sindemi yani yıkadıktan sonra aklıma geldi ve çok canımı sıktı
—-hem bak ne güzel diyorsun yıkadıktan sonra diyorsun… demek yıkamış gitmişsin… Peygamberimizin yaptığı gibi bir kova döküp ayrılsaydın bile yine olurdu… üzme canını güzel kardeşim…

(Bir başka gün)

–hocam dün çarşıda tuvaletim geldi çok sıkışmıştım.umumi wc ye girdim hemen alel acele tuvalete çömeşirken afedersiniz arkam duvara değdi, bazı cahil insanlarda afedersiniz duvara dogru bevliyo bende evham oldum acaba necis bulaşmışmıdır diye
—-anladım bu konuda maalesef çoğumuz müslümanlık adına senin kadar hassasiyet gösteremiyoruz… ayakta bevlediyor çıkıyoruz ve Peygamberimiz kabir azabının sıçrayan idrardan olduğu ifade buyuruyor… oturarak bevl yapamıyoruz… bir de saygısı olmayan insanlar ayakta yapıp her tarafa sıçratıp çıkıyorlar…
–evet dogru hocam, bende işte duvarda idrar kalıntısı varsa üstüme bulaştı diye düşünüyorum
—-olabilir de tabi… ama çömelikken büyük abdest bozduktan sonra sen yıkamadan mı çıkıyorsun?
–çömelim oturarak küçük abdesti mi yaptım, fakat çömelirken afedersinizi arkam duvara değdi bende duvardan bulaştı mı acaba diye evham ettim
—-anladım… o durumdayken mesela ıslak elinle temizleyebilirdin ama temizlemedin öylece kalktım diyorsun
–yanımda peçete vardı, peçeteyi duvarda sürttüm eğer peçete sarımtrak olsaydı duvarda necis var diyecektim fakat peçete duvardaki tozdan dolayı sadece siyah oldu,üstüme değen yeride peçeteyle sildim yine sarımtrak bişey göremedim (renk,koku,kütle)
—-a o zaman sorun kalmamış bak… zaten selpakla bir temizlik yapmışsın di mi.. ve o dediğimiz renk koku kütle olayı da gerçekleşmemiş… endişe edilecek bir durum yok… yine Nebimizin dediği gibi dök bir kova su gitsin aklındaki düşünce… bir de Rabbimizin Rahmeti…
su-rahmet kovası kova kova vesvese varsın gelsin bizim kova kova nebi suyumuz ve rahmanın rahmeti var deriz. vesvese çekip yıkanıp gider…
–hocam yalnız ben eve geldikten sonra sildim,bir de pantolanda iç çamaşırımda necaset var mıdır diye şüphe ediyorum
—-dedim ya Nebi kovasını düşün hayalindeki o düşüncelerin üzerine dök gitsin… şüphe soyut… onları da alır götürür inşallah
–hocam ben elimden geleni yaptım mı sizce bu konuda
—-valla hem de önce benim gibi tuvalette idrar konusunda titiz olamayan nice Müslümana öyle bir örnek oluyorsun ki kardeşim… Allah senden razı olsun… Sen belki biraz endişe yaşıyorsun ama… Seni okuyan yüzlerce insana örnek oluyorsun… Herkes döktüğü idrara dikkat etsin ya… bu ne?… Kabir azabımızı hazırlıyoruz… ayakta döktürüveriyoruz.. Rabbim af buyursun…
–tamam hocam ben hiç bişey olmamış gibi normal yaşantıma devam ediyorum
—-keşke senin gibi bunu söyleyebilsek Allah senin gönlün gibi hayatını da tertemiz yapsın inşallah…
–ben müsadenizle çıkıyorum sabahtan beri içim içimi yiyiyordu sizle konuştuğum iyi oldu ALLAH razı olsun

PROTEZ TAKINTILI ARKADAŞIMIZ

–hocam suan aklima takilan ve beniibadet acisindan uzen bir nokta var.. izah edebilirmiyim
—-tabi kardeşim buyrun lütfen
–sagolun.. gecenlerde kanin abdest uzerindeki noktalarini arastiryordum.. birden dis dolgusu protez olayini gordum.. onu okudum uzun uzn.. dis dolgusu ve protez uzerindeki fetva ve takvalari.. ben bundna yaklasik 4 yil once protez dis yaptirdim bir de dolgu.. okudugum yazilarda
dis dolgusu yaptirmadan once abdest alınmasi temiz olunmasi ve dis olayini dindar bir doktorun yapmasi.. sus icin ve gereksizdisleri yaptirmamak gerekir vb.. yazilar yoksa gusul sahi olmaz mis
—-dolgu yaptırmadan önce ne abdest gerekir ne de gusül için rahat etsin…
–evet hocam sagolun.. hocam benim takinti noktam.. bir protezim var gusullerim kabul oluyormu
—-yukarda yazdığımız aynen geçerli… guslün tamamdır endişeye hiç gerek yoktur
–hocam benim protezim dince sakincalimi.. biraz uzatilmis ya o beni sikintiya soktu vesveseler basladi
—-yok için rahat etsin mahzurlu bir durum yok gerçekten
–bu olayi inanin utanarak anlatiyorum size
—-yok canım… dini meselelerde rahat ol
–simdi hocam benim yaptigim bu dis olayi gereksz degil dimi..yani doktorun yaptigi uzatma protez
—-yukarda dediğim gibi endişe duyulacak hiç bir şey yok kesinlikle için rahat olsun
–ben sus icin yapmadim.. peyganber efendimiz lanetlemis ya.. hocam oyuzden boyle oldum
—-yok endişe etme bilirsin hadis var ameller niyetlere göredir… niyetimiz süs değil ki
–evet hocam.. peki hocam o dislerin arasina suyun degip degmeyecegindende mesul degiliz dimi
—-yukarda sen de yazdın hani… artık dişler böylece ağzın bedenin parçası oldu… üstüne suyun değmesi yeterli… yani derinin altını yıkamak şart olmadığı gibi…
–evet hocam.. gereksiz dis yaptirma hocam sadece sus icin oluyor dimi
—-hayır olmuyor,, çoğumuz dişlerimizi koruma adına bunu yaptırıyoruz ayrıca senin de benim gibi boşluk varmış… bu boşluğu doldurdun bu bir zarurettir dişlerin her biri gerekli çünkü için rahat olsun
–evet bunu cok iyi anliyorum..iste benim takintim hani disi biraz uzatmis ya acaba bu gereksizmi degilmi diye takinti yapmistim.. aldigim gusul abdesleri kabul olamyacak diye kendi kendimi yiyordum hocam
—-yani bırakalım da dişçilerimiz uzman oldukları işi kendileri yapsınlar..
–doktorun dindar olup olmamasi bizi ilgilendirmez dimi.. hocam
—-yukarda dediğim gibi böyle düşünüp parası bol olanlar gitsin özel namazlı doktor arasınlar kimse buna bir şey demez saygı duyarız… ama bunu dinin bir şartı gibi sunmak kesinlikle dinle ilgili değildir, doğum yapacak kadın götürülür doktora teslim edilir o haliyle kim eşini tehlikeye riske atıp doktor araştırır ve kaç kişinin özel doktora verecek parası vardır bunu düşünen yok
–hocam anlamadigim o cumleyi size yazayim mi?
ve’l-ilmu indallah,madem ihtiyaca binaen bu ruhsat oluyor,elbette yalniz sus icin,ihtiyacsiz disleri kaplamak veyadoldurmak bu ruhsattan istifade edemez.cunku hattazaruret derecesine geldikten sonra boyle umumu’l-belvada eger bilerek su-ihtiyariyle olsa o zaruret ibaheye(mubah olmasina)sebebbiyet vermez.eger bilmeyerek olmus ise zaruret icin elbette cevaz vermez..
—-bu konuda sen de bu adreslere bir bakıver kardeşim

http://www.saidnursi.de/fikih/index.php?goster=ders_detay&katagori=13&k=90

http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00030.htm

http://www.suleymaniyevakfi.org/modules/fetvalar/index.php?cat_id=4

http://ailem.zaman.com.tr/?bl=16&hn=3658

http://www.istanbulmuftulugu.gov.tr/sorular/ibadet.htm

http://www.sadakat.net/merakedilenler/BirBileneSoralim/SunnetBidatNedir/02Bolum/08-DisDolgusuveGusul.htm

http://konakmuftulugu.gov.tr/e-kitaplar/sss-ibadet-gusul.asp

http://www.esselam.net/modules.php?name=Content4&pa=showpage&pid=108

–hocam yine beni rahatlattiniz coksagolun…simdi hocam ben gonul rahatligiyla ibadete devam edebilirm dimi benim dilserim ihtiyacli oldugu icin yapilmis fazladan yapilan balkon bile ihtityactir e tabi ki sus icin yaptirmadim
—-bak bir şey daha diyebilir miyim…diyelim iki koluna döğme yaptırdın… ve çıkmıyor kalıcı.. ne yapardın… gusül olmaz di mi
–eyvah olmaz
—-abdest de olmaz
–olmaz
—-o adam yani hiç gusül abdesti alamaz abdest alamaz ve dolayısıyla namaz kılamaz tabi her an cünüp dolanır durur hayatının sonuna kadar
değil mi
–evet ozman ne olcak hocam
—-valla o zaman bu adamı cehenneme atalım daha iyi yani!!!!!!!!!!!!!
–o olurmu dinin bu adama kolayligi yokmu budurmda hocam… pisman olmus ise sildirmek istiyorsa
—-e bravo… sildirmek istiyorsa.. bak dinin kolaylığı kavramını ne de güzel kavramışsın… cahilce konuşanlar var … bütün döğmeliler camiye değil… meyhaneye bilmem ne haneye olur mu ya böyle mantık… o çıkmayan döğme artık derinin parçası olmuştur… ve gusül de olur absdest de… yapmayana yaptırma denir, Allahın yarattığı güzel orijinal vücudu karalama denir.. gülün üzerine koku serpilir mi hiç? Ayrıca emant cana acı çektirmek doğru değildir… kötü örnek olmak da ayrı olumsuz yanı…ama yapmış bir genç de camiden namazdan kovulmaz ki hasbünallah
–evet hocam benim abim kibris gazisidir hocam orda savas siirasinda her askerin koluna dovmeyle ismini yazmislardi ve o dovme simdi bile var abimde inancli birisi
—-buyrun abdest de alır gusül de olur bunun gibi bak diyelim birisi zaruret olmadığı halde ki seninkisi süs için bile değil di mi… diyelim süs için yaptırdı birisi ne olacak senin abadestin guslün olmuyor camiye giremezsin cami kapısında hoca veya müezzin ağız kontrolyü yapıyor atın yaşına bakar gibi insanların kollarını bacaklarını mı kontrol etmeli döğmeliler girmesin diye di mi?
–peyganber efendimiz lanetlemis diye yazi okudum hocam ona cok takildim sus icin yapanlari
—-ama güzel kardeşim bu dogrumu acaba tehdid ifade eden hadisleri olmadan önce bir uyarı gibi algılamalı peygamberimiz kimleri affetmedi hatırlasana…amcasını öldüren mi büyük suç işlemiştir sence dişini incelten mi
–anliyorum hocam
—-o amcasının kafir katilini müslüman yaptı affetti diş inceltme de böyle müslümanlığı yaşanmaz hale getirmek müslümanlığa ihanettir
–süs için bile yapsa onun günahı olabilir af diler ve öylece gusül de olur abdest de af olur dimi hocam olur dimi hocam ohh be
peki hocam dislerini sokturmesi gerekirmi aptalca bir soru ama
—-bu cinayet olur
–evet hocam
—-bak ne dicem altın gümüş bir sahabinin burnu savaşta koptu altın erkeklere haram mı değil mi haram o sahabi de gümüşten burun yaptırdı fakat rahatsız edici koku oldu gitti peygamberimizin tavsiyesi ile altın yaptırdı altın açık haramken… yani diş inceltme olayına dediğim gibi
fıtratı değişitirme olarak bakılmalı kaş inceltme aldırma yüz gerdirme vb olaylar da böyle burun düzeltme falan ihtiyaç yoksa yaptırmak mahzurlu denebilir belki tamam ama ihtiyaç olmadığı halde yaptıranı ne yapacağız müslümanlıktan kovacak mıyız? bunu anlamıyor anlamak istemiyorlar
–estetige giren insanin kendini daha rahat hissedecegi durumlar icinmi hocam
—-hangi durum olursa olsun niyetiyle muamele görür insan…niyetiyle tövbe ederse o niyetiyle affedilir… yoksa burnunu kırdır eski haline getir denir mi, inanca yönelme geçmiş hataları siler süpürür… yani sen dişlerini söktür… denemez yani süs için bile yapsa tövbeye çağrılır öylece kalır
–anliyorum hocam cok net konutsunuz… simdi hocam benim bu dislerimin yapilmasinda zere kadar gereksiz bir durum yok dimi
—-zerre bile çok kardeşim… senin gibi pırlanta bir genç… namaz kılan bir genç…
–hocam simdi protez yapilirken benim protezin altina demir parcasi koydu doktor boylemi oluyor bu demir bir şeye sebebiyet vermez dimi
—-valla dişçi bilir tabi ben şahsen üç ay boyu gittim burda aç dedi ağzını açtım kapa dedi kapadım… neler koydu bilemiyorum… sen takip etmişsin yani
–hani protezi fazlalastirmisti ya..fazla olsada gereklidir o dis tedavisi benim icin dimi hocam.. evet takip etim hocam altina demir koydu one sonra disleri yapistirdi kesik dislerin ustune demir de engel degil dimi hocam protezin icnde demir var
—-yani bu iş köprüsüz olmaz demirsiz tutmaz sanırım di mi
–demir olayini bilemiyorum hocam ama doktor takmis protez icin
—-helal olsun o doktarı kardeşimin dişlerini sağlam yapmış hiç mahzuru olur mu olmaz kesinlikle…
–sagolun hocam..bu fazlalikta sorun degilmi tekrar sordum ozur..benim disleirm icin gerekli dimi oluyor bu fazlalik protez uzantisi bile dimi hocam
—-evet kesinlikle gerekli bir durum hiç düşünme bile
–yani benim suanki dislerimin yapilisi ibadetimin hicbir karesine engel degil dimi hocam..
—-hayır kesinlikle binlerce böyle müslüman var
–disi buyuk yapmis kucuk yapmis vb.bu detaylarda protez için sorun değil dimi hocam bir dişimi aşırı buyuk yapmis cooocok sagolun hocam daha hic bir seyi takmayacagim ins.kendime soz vermism bu sıkıntıyı atayim dah bise takmayacagim ins.
—-elhamdülillah… din kolaylıktır ve rahatlıktır allah huzursuzluk veren din gönderir mi bir düşün
–evet hocam….şöyle düşüneceğim ve kendimi rahatlatacağım hocam… demirli protezim ve uzatilarak yapilmis protezim dinime gusulume engel degildir helaldir
—-evet ağza yapılan her şey helaldir diyeceğim yani nerdeyse… beton bile atılsa olur gibi…
–hocam su sorum cunuplu halde iken ve adet halinde iken insan dis taktirmissa helalmidir gusule engel degilmidir diye aldigi gusul abdestleri kabul olurmu daha diye
–yukarda dedim bunu .. içi rahat etmiyorsa insanın ki tavsiye edilen bu olabilir… temizlenince gider yaptırır… ama yaptırmışsa dövme olayı gibi artık geriye dönülmez söktür denmez ve gusül de olur.. dinin kolaylığı rahmeti unutma lütfen
–evet hocam yani gusule bu dis olayi hic etki etmiyor hocam
—-hayır… gusule engel olan şey alınabilir sökülebilir temizlenebilir olandır… tırnağında oje olan elinde yağlı boya olan hamur olan gibi… bedene yapışmış kalmış hiç bir şey gusle engel olamaz
–cok sagolun hocam..ozetle hocam kafama yer etsin diye….cunuplu ve adetli halde iken dis yapilmis ise gusul kabul olur….ihtiyac icin yapilan disler ibadete ve gusle engel degildir..dimi hocam son yazisim ins.
—-tam tamına yüzde yüz aynen ve aynen böyle böyle evet evet .. ben de aklında kalsın diye tekrarladım bak…
–cok sagolun hocam sizin hakkinizi nasil odeyecegim benimle bukadar ugrasiyorsunuz cok sagolun Allahim sizden razi olsun..herzamna.
—-est… ne demek rabbim razı olsun inşallah kabul etsin hep yaptıklarımızı

(Bir başka gün)

–biraz önce arkadaşımın evine gitmiştim.evlerinde wc nin lavabosu var wc nin terliği kullanılıo.ev terliğiyle lavaboya girdiler yani wcnin terliğiyle basılan yere bende yere oturmuştum acaba üstüm kirlendi mi diye kafama takıldı o terlikle odaya girildi sonra ben yere oturunca şüphe ettim üstüm kirlendi mi die
—-hoş bir cevap vermek istiyorum izin verirsen
–est tabiki
—-biliyorsun Ramazan gelince… hadisi şerif var… azgın şeytanlar merede-i şeytan bağlanır diye ve çoğu insan gerçekten en azından o dönem için çeki düzen verir kendine ve bazı dükkanlar kapanır içkiler bırakılır günahlar nisbeten azalır bence bu ramazan geçen gün dediğin gibi hani iyi hissediyorum kendimi hamdolsun demiştin ya bence bu ramazan senin etrafındaki bütün vesvese şeytanları ve kir zerreciklerinin hepsi zincire vurulmuştur hiç biri sana yaklaşamaz inşallah..
–inş öylede işte üstüme bulaşmıştır diye tereddüt ediyorum eşofmanımı da daha yeni giymiştim benim yerimde olsanız nasıl davranırdınız
—-zincirleri şakırdatır müsbet yapardım o üzerime bulaşacak kirlere ve vesvese baloncuklarına
–tam anlayamadım
—-onların zincire vurulduklarını düşünmeni önermiş oluyorum
–bende öyle yapmaya çalışıorum hepsi birer vesvese terliğin altında pislik olsa bile ordan oraya ordan oraya bulaşmaz diyorum kendime ama yine sinmiyor içim bu şekilde üstümü felan değiştirmeden günlük hayatıma namazlarıma dvm edebilir mym
—-e tabi ki kesinlikle hiç bir endişe ve tereddüdün olmasın
–yere bastım diye çorabımı değiştirdim ama bu seferde çorabımdan ayakkabıma geçti diye düşünüyorum düşünmek istemiyorum ama
—-büyüğümüzün güzel bir sözü vardı… rabbim kabul buyurdu öyle de olsa böyle de olsa kabul oldu derdi
–ya hocam dogru diyosunuz ama böyle vesveselerle karşılaştıgım bir türlü temizdir diyip rahat hareket edemiyorum
—-peygamberimiz böyle davranmış alimlerimiz böyle davranmış bendeniz gibi abilerin böyle yapıyorlar ve binlerce müslüman da … bunu düşünerek tuş edebilirsin ve de nakavat o düşünceleri… ramazanda zincire bağlanan şeytanlar gibi onları zihninde zincire bağladığını düşünsene sahi!…

–o zaman yarın hocam çok rahat bi şekilde o ayakkabılarla teravihe gidip camiye giricem… peki hocam arkadaşlarım ya da diğer insanlar nasıl böyle rahat olabiliyorlar o evde kalan bi arkadaşımda namaz kılıyor meselahiç mi düşünemiyolar

—-evet yanlış anlama… temizlikte hassasiyette aşırı gitme takıntı olabiliyor biliyorsun yani bir işin ifratı gibi… öte yandan evet bu konuda tefrit de yapılabiliyor… duyarsızca ilgisizce maalesef temizliğe önem verilmediği çok oluyor… ayakta idrar yapma korunmama hemen abdeste başlama gibi… hani kabir azabı idrar sıçramaları münasebetinden bahsediliyor…

–evet biliyorum benim ki çok mu aşırı hocam yani düşününce mantıklı ama birde hocam mesela eve gelen misafirin wc ye girdiğinde ayakta bevlettiyse her tarafa sıçrıcak sonra ben giricem o wc ye çok düşündürüyo hocam bu konular beni bi yandan diyorum ALLAH k kimseye taşıyamayacagı yuk yuklemez diye ama yine işin içinden yıkamıyorum bunun sebebi nedir ki

—-işte işin içinden çıkamama devamlı akla gelene takılma aşırı oluyor dini açıdan bu uygun değil kesinlikle… zihin sana emanettir kardeşim onu insanlara faydalı şeylerde kullanmak esastır tabi öncelikle kendine yararlı olacak ilimlerde kullanmak bu türlü sürekli zihni bunların vesveselerin işgaline izin vermek belki rabbimizin bu emanetine biraz haksızlık oluyor gibi… böyle de düşünürsen sanırım zihnini sadece olumluya yönlendirmede yararlı olabilir inşallah
–peki hocam takıntısız birisi nasıl düşünür benim durumumda olsaydı arkadaşımın evine gitti bak bak hiç dikkat ediyorlar mı ama neyse bana bulaşmaz gibi mi düşünür
—-tedbir kavramı hoş bir kavramdır paçaları sıvama bir tedbirdir mesela oturarak tuvalet yapma bir tedbir çıktıktan sonra az bekleme de öyle ve başkalarının rahat boşalttı yerlere uzak durma da öyle ama bunu devamlı bulaşacak şeklinde düşünceye dönüştürme itidali aşma olabiliyor
–ama hocam böyle bi durumda nasıl bir tedbir alınabilir arkadaşımın evinde mesela… ben şimdi bundan sonra gidemem onların evine
—-yazdıklarım gibi paçaları sıvaman yeterli tedbirdir
–yere halıya oturamıyorum ki o terliklerle halıya bastılar çünkü
—-işte bu düşünce dinde aşırılık oluyor insanı mesul de edebilir yani şu an üstümü veya çorablarımı değiştiricek hiçbir sebep yok bence çıkarırsan dediğim gibi dinin ruhuna ters olur ve bundan sonra bu tür şeylerde böyle düşünmeylim, e tabi dinden olmayan şeyi düşünmek yapmak doğru olmaz bunu sen de onaylarsın
–evet… ALLAH razı olsun hocam bana gösterdiğiniz sabır için…
—-est… cümlemizden
BİR BAŞKA ARKADAŞIMIZ 27.06.2007

–hiç bişeyden zevk almıyorum hocam, devamlı canım sıkılıyo,vesvese oluyorum, dersler canımı çok sıkıyo,ruh gibiyim
—-noldu o arkadaşlarınla sohbetler düzeliyordunuz gene yanlız kalıyorsun galiba
–devam ediyoruz sohbete hafta bir gün haftada… günahkarım gibi geliyor,kendimi dinden uzaklaşmış gibi hissediyorum devamlı canım sıkılıyor
—-namazlarını kılabiliyor musun?
–tam değil 5 vakit kılamıyorum
—-ayıptır sorması haramlar işliyor musun?
–hayır hayır alkol içmem kız arkadaşımda yok çok şükür
—-e o zaman dinden uzaklaşmış olmuyorsun ki… kılamadığını namazları kaza etmeye çalışırsın… Rabbim yaptığımız hataları affeder ki
–kendime bakıyorum birde etrafımdaki insanlara bakıyorum deli miyim acaba diyorum deli olacakmışım gibi geliyor birde hocam herşeyden kendimi mesul tutar oldum mesela tebliğ meselesi çevremde o kadar çok insan var ki bilmeyen ahirette benden sorulacak diye çok korkuyorum
—-işte bu yüzden…. hem dini açıdan hem de psikolojik açıdan haftada bir gün sohbet yanında boş kaldıkça veya vesileler bularak koşturan gençlerle birlikte koşturmalısın… devamlı yanlız ve evde olmamalısın… konuşmalısın dinlemelisin.. elin bir şeyler üretmeli iş yapmalısın
–islamiyeti 4 4lük yapamadıgım için çok korkuyorum
—-bu korku allah için… bu olumlu bir vasıf…. ama bunu gerçekten kendini iş yapamaz hale getirme yolunda yanlış uygularsan seni günaha da sokabilir mesul de edebilir… Beni de başkasını da… Ayette Allah sadece benden korkun başka bir şeyden değil der… Ayrıca dört dörtlük yapma niyeti önemli ardından yapabildiğin önemli… ama devamlılık esas önemli…
–bu korku da ölçü nedir hocam,yani herşeyi kendimden bilir oldum
—-yukarda yazdığımı gibi…. Günaha girmekten insan korkar… Allahın emirlerini çiğnemekten korkar… bunun dışında hiç bir şeyden korkmaz… Allah der yürür dünyayı nurla doldurur koşar küheylanlar gibi çatlayıncaya kadar… bilirsin ameller niyetlere göre der Peygamberimiz… niyetini yokla içine bak bakalım kalbin ne diyor… Esas psikologun o Allah için çarpan kalbin… bizimkisi lafü güzaf…. sen rabbimi seviyorsan iş bitmiştir arkadaş!… O seni asla yarı yolda bırakmaz elinden tutar.. bir adımına on adımla cevap verir…
–inş. hocam
——————————————

(01.08.20069

-Ben falanım… falan yerde çalışıyorum…. zorlukları aşarak geldik…. nişanlanmaya karar verdik. Bundan 1,5 ay evvel sıkıntılarım başladı. herşeyi kafama takar oldum. psikiyatriste gitiiğimde depresyonda olduğumu ve tedavinin 8 ay süreceğini söyledi. ilaç kullanmamı istedi ben kullandığım bir hafta içinde çok kötü durumlara düştüm. sonra ilacı bıraktım. içinde bulunduğum durumsa şu. hiçbirşeyden zevk alamıyorum mutluluğu unuttum. Hiçbişrşey mutlu etmiyor. Hep dua ediyorum. bütün bunları ben yapıyor olamam diyorum. sanki birileri bana bir büyü yaptırdıda ben ondan bunları yaşıyor gibiyim. bu halde kendim mutlu değilim ki gitiğim yerde nişanlımı mutlu edebileyim ne hayallerim vardı onunla ilgili. evde çeyiz eşyalarım koliler halinde duruyor. Hiç huzurum yok. tüm ailemi ve nişanlımı çok üzdüm. Ama bu durumdan çıkamıyorum. Bu yaşıma kadar gerçekten çok mutlu huzurlu bir hayat sürdüm. kendime hep mutlu olacak bişeyler buldum. şimdi hayatın bu noktasında kalakaldım. içinden çıkamıyorum. herşeye rağmen şükürler olsun. canlarımız sağ ve gelip gidebileceğim bir işim var başkaca bir sağlık sorunum yok. ama bu durumdan nasıl çıkacağımı bilmiyorum. çözümü bulamıyorum kafamda. istediğim sevdiklerimi ve kendimi mutlu etmekti. iyi bir hayat kurmak acısı tatlısıyla bütün insanlar gibi yaşayıp gitmekti. Ancak yüce rabbim bana böyle bir dert verdi. keşke bir sihirli değnek olsa ve herşeyi düzeltebilse. yada uzun bir uykuya dalsam uyandığımda herşey düzelmiş olsa. yada bütün olumsuz düşüncelerimi unutsam. Yinede inancımı yitirmedim . Allahın izniyle bütün bunları aşacağımı ümit ediyorum. bir çözüm olmalı bir çıkış yolu olmalı. Bunu yanısıra takıntılarım çok arttı. beynim sürekli kendine düşünecek olumsuz bişeyler buluyor. en basit plakalardaki rakamları topluyorum. olumsuz düşüncelerimden kurtulamıyorum. bu aşamada mantıklı olan bu haldede olsa nişanlımla düğünümü yapıp falan yere gitmek orda yaşamaya başlamak.

—durumunuz biraz daha iyi anlaşılıyor önce şu tesbitleri yapmam gerekiyor izninizle

1.İnançlı olmanız, ona şükretmeniz allahın izniyle bunları aşacağım demeniz müstesna bulunmaz bir hazine mücevher ve güç kayanğıdır buna inanın ve bu inanç duygu ve düşünceden asla uzaklaşmayın, en önemli adımı atmışsınız bu sayede…

2.Şu çok önemli… “Rabbim bana böyle bir dert verdi” demeniz, olaya böyle bakmanız. Bu sizin ruhunuzun dinamiğidir, duygularınızın temel koordinatörü ve düşüncelerinizin denetim gücü… Lütfen bu bakış açısını da asla kaybetmeyiniz

3.İnancınızı yitirmemiş hala ayakta olduğunuzu belirtmeniz de gelecek adına çok önemli… Çünkü malum hem ilaçlar hem terapiler hem bu tarz söyleşiler tek taraflı olursa hani havada kalırsa etkisi olmayabilir. En önemli konu geleceğe yönelik insanın umutsuz olmamasıdır. Hoş bazı psikolojik durumlar yaşadığınızı söylüyorsunuz ama bunlardan kurtulma adına inanç yitirmeme hayati değerde bir duruştur.

4-Daha kötü durumu düşünüp çokça dua ve şükür etmeniz, ve sabır gücü bulmanız da yukarda bahsettiklerimi takviye etmektedir.

Bu rada sıkıntınızı da özetlemiş sayılırsınız

Beyninizin sürekli kendisine düşünecek olmusuz şeyler bulması…. ve onlardan kurtulamamanız… Takıntılarınızın artamsı…

Bu arada yaşadığınız psikolojik rahatsızlıklar karşısındaki bendenize göre olumsuz olan bir tutumunuzu da rapor etmişsiniz. O da psikiyatrist görüymesini ve ilaç kullanmayı bırakmanız…
Oysa psikiyatrik tedavi en azından 6-8 ay sürmesi bile iyi bir süreç… yıllarca buna devam edenleri biliyorum.

Bence sizin için dört davranış biçimi gerekli görülüyor bu durum raporundan sonra

Dört yön dört yaklaşım biçimi

Her insanda ortak bulunan ve özellikle psikolojik durumlarda başvurulması gereken dört etkilenme ve beslenme kaynakları

Birisi insanın bedensel fiziksel beyinsel-sinirsel yönü
İkincisi insanın düşünsel zihinsel yöne
Üçüncüsü de insanın kalp vicdan gibi inanca Allaha bakan dua ibadet ve dini moral motivasyon yönü
Dördüncüsü de insanın diğer insanlarla olan iletişim etkileşim ve sosyal yönü..

İnsan bir bütün olduğundan, eliyle ayağıyla, gözüyle kulağıyla, ruhuyla vicdanıyla düşüncesiyle ve beyniyle…. Bunların bütününe gerekli olan yönelişleri yapmak gerekiyor.

Siz, tamamıyla tanıyamasam da zaten iç yönünüzü güçlü tutmuşsunuz. Ve bu psikiyatristin ya da bendeniz gibi kimselerin vereceğinden çok fazlası anlamına gelmektedir.

Ne var ki Rabbimizin kanunları çok farklı değişik şekillerde tecelli eder.

Tabiat kanunları, genetik kanunları mantık kanunları, bedenimizin işleyiş kuralları, toplumsal sosyolojik kanunlar iletişim kuralları vs…

Bunun gibi şifanın elde edilmesi için de insanın farklı kanallardan istekte bulunması gerekebilir. Dua bunun bir yoludur, ibadet zaten öyle… Ama öte yandan beyin sinir hücrelerinin işleyişi Rabbimizin yaratmasıyla olduğu gibi kulun da bu işe iradesiyle müdahelesi gerekmektedir. Yani midesi ağrıyan bir insan, bu ALlahın koyduğu kanun der ama kendi müdahalesini soyutlayamaz, acı şemiştir çok yemiştir vs…

Mide ağrısı için ilaç almak ne ise psikolojik rahatsızlık için sinir sistemimizi düzenlemesi için ilaç almak da aynı şeydir farksızdır…

Bir hafta kullanmışsınız bırakmışsınız… İnşallah yarından tezi yok tekrar psikiyatrist görüşmelere başlayınız ve ilaçları mutlaka ama mutlaka alınız. Bir kısmı ağırlık verebilir, uyku getirebilir, gününüzü berbat hissetmenize sebebiyet verebilir ama unutmayınız iğne acı verse de şifa getirir. Bazen çiviyi çivi söker. Ve sinekten kaçarken akrebin ağına düşmemek lazım. O ilaçların verdiği sıkıntıdan kaçan insan aslında daha büyük psikolojik sıkıntılara davetiye çıkarmış demektir. Korkmayınız dişiniz ağrıyordur şu dişçi koltuğuna oturunuz…

Bu duruma göre psikiyatrist sizin sinir sisteminizi düzenleyecek
Burada mesajlaşmalar, hazırladığımız ilgili dosyaları okmalarınız, başka insanların size anlatacakları bunlar düşüncenizi yönlendirmenize yararlı olacak

Siz de zaten inancınızla iibadetinizle dualarınızla Rabbimize yönelişlerinizle ruh ve kalp boyutunuzu besliyorsunuz
Bir de önceden de bahsettiğim gibi moral hocası olabilecek temiz güzel arkadaş dost çevre ile beraber güzel işler sohbetler yapabilirseniz, bu iç dış beslenme ile inşallah olumlu bir sonuc elde edilecektir.

Bu sizin için bir dönemlik İMTİHAN VESİLESİ olabilir. Her insan için Rabbimiz bir İMTİHAN VESİLESİ yaratır. Kimi ffakirlikle kimi hastalıkla kimi bir trafik kazasıyla kimisi deprem gibi durumlarla, kimisi aile sorunlarıyla, kimisi psikolojik rahatsızlıklarla…. Her insan başına ne gelmişse onunla kulluğun sırrını yakalayabilir ve öbür aleme o başarısıyla Allaha yürür.

Bir taraftan sabrederken diğer taraftan yukarda maddelerle bahsettiğim mücadeleyi vermede kararlı olmalısınız. Rabbim hiç bir insanı kendine yöneldiği sürece ortada bırakmamıştır

Son olarak size pratik bir uygulama tavsiye etmek istiyorum.

Ni takıntı sıkıntı bunalım gelirse gelsin… İster birden gelsin ister yavaş yavaş, ister gitsin ister kalsın, ister hafif gelsin ister yoğun….

Her halukarda mutlaka o durumun Rabbimizin KABID-Ruhları sıkan isminin bir tecellisi olduğunu düşününüz ve muhakkak bu İlahi İsmi BASIT-Ruhları genişleten ferahlık veren İlahi İsmin takip edeceğini düşünün ve şöyle deyin: Rabbimin emri ve izniyle geldi isen hoşgeldin başım gözüm üstüne… Ama ben Rabbime güzel vazifeler yapmak mutlu bir aile kurmak… sana kendimi teslim edecek değilim, Rabbimin verdiği güçle sabırla tevekkülle ve derde deva arayarak üstesinden gelebilirim deyiniz böyle düşününüz ve şu sözlerle taclandırınız:

inna lillahi ve inna ileyhi raciun… Biz Rabbimizden geldik yine Ona döneceğiz…
Allahım kahrından rahmetine kabzından bastına sığınırım…

Rabbim yar ve yardımcınız olsun…
TAKINTI-VESVESE 10.05.2007

–… ben ….. dün sitenize girmek nasip oldu oradan aldım adresinizi, sitenizi okudum yazıları falan ALLAH gani gani razı olsun

sizden inanın o kadar rahatladım ki

—-sahi mi çok memnun oldum rabbim yararlı kılıyorsa ne mutlu

– inanın gerçekten tşk ederim bende de benzer sıkıntılar var hocam

—-anlıyorum bazen böyle genç arkadaşlar geliyor evet bir yönüyle dünyamız sıkıntı dünyası malum… nedir durumunuz?

–bende vesvese var aşırı şekilde

—-evet bir üniversiteli arkadaşımız vardı yazılarda görmüşsünüzdür temizlik konusunda böyle bir şey mi
–evet aynen öyle ama benimki biraz daha aşırı

—-ne zaman başladı ne gibi şeyler

– benimki iki sene önce başladı derhsaneye giderken öss ye hazırlanırken yani hocam ben sabahları kalktığımda sürekli şüphe duyuyorum acaba gusül mü

oldum gece diye

—-anladım… konu buysa çok kolay inşallah… çözümü çok basit… fıkıh kitaplarımıza göre çamaşırda ıslaklık veya kurumuş benzer somut kanıt

olmadıkça görülenler ne olursa olsun rüyalar aleminde… bir şey gerekmez… bundan emin olabilirsiniz

–evet ama başka konularda da oluyor mesela takıntıda var bende

—-anlıyorum peki bir psikiyatristle psikologla görüşme yaptınız mı hiç

–evet doktora gittim ve şuan ilaçta kullanıyorum

—-bakın bu iyi öncelikle buna devam edelim mutlaka ilaç devam etmeli… bu maddi olarak sinir sistemimize yardımcı olur… öte yandan terapi de

verirler size onun da yararı olur.. ayrıca bendeniz de elimden geldiğince o yazılarla yardımcı olabildiğim kadar olmaya çalışıyorum genç arkadaşlara

–inanınki gerçekten hayatı çekilmez halee getiriyor bu takıntılar bende

—-evet tahmin edebiliyorum.. rahat yazabilirsinz kardeşim

– bende aşırı takıntı var mesela elimi bir yere değdirdiğimde huylanıyorum acaba burada işte pislik mi var pislikten ziyade o ıslaklık meni mi diye

huylanıyorum

—-evet takıntılı üniversiteli yazımızda bahsettiğim msn arkadaşıma çok benziyor durumunuz… orada bahsettiğim bir hadisi şerif var onu hatırlatayım

çok hoştur.. hem Nebiler Nebisinin Kainatın Efendisinin sözü olması sebebiyle size çok etkili olacaktır

–hocam mesela elimi bi yere değdirdiğimde azcık yapış yapış olsa hemen acaba bu menimiydi diyorum elimi kırk kez yıkıyorum belki

—-evet iki şey diyeyim birincisi Peygamberimiz mescidde iken arkadaşlarıyla… biri gelir çölden
ve çölde alışageldiği tarzla mescidin bir köşesine idrarını boşaltmaya başlar çevredekiler müdahale etmek isteyince Efendimiz rahat bırakın onu

uyarısında bulunur bitirince çağırır ve mescidlerin ibadet yerleri olduğunu bu tür işlerin uzak ayrı yerlerde yapılması gerektiğini anlatarak bir iki

kova su döktürür oraya ve mesele kapanır

Bir başka sefer bir kadın elbisesinin yere süründüğünü pislenip pislenmediğini sorara efendimiz yine kolaylık yoluyla cevap verir diğer temiz yerler onu

temiz kılar der… fıkıhta şu var pisliğin üç özelliği olmalı… kütlesi kokusu rengi… bunlar olmazsa endişe edilecek bir şey yok diye düşünmelidir…
ve vesveseye karşı euzu besmele çekme de güzel bir yaklaşımdır,

EUZÜ BESMELE çekmenin esas anlamı insanın ruhunun kalbinin bilincinin kendi başına buyruk olmaması, nefsin ve bilinçaltı potansiyelin şeytani

düşüncelerin çekim alanına girmemesi adına bir iç uyarma ve yöneliş demektir. Efendimiz de göz açıp kapayıncaya kadar beni nefsimle baş başa bırakma

demiştir ayette Yusuf Peygamberin nefisten kötülükleri istemesi yönüyle şikayeti görülür.

Dışardan şeytan tetikliyor içerden nefis…

Özellikle BİLİNÇALTI merkezi de bu iki vakumun buluşma alanı olabiliyor. Ve güç birliği yaparak o zayıf kalmış nefsi, bilinci ve adeta felç olmuş

iradeyi sürükleyip bir yerlere götürüveriyor risklere sokabiliyorlar.

İşte bu tehlikeye karşı ayet kendinizi tehlikeye atmayın, kendinizi kendinize bırakmayın der gibi uyarıyor ve EUZÜ BESMELE ile Allaha ait manalara ve

tedbirlere davet yapılıyor… uzattım özür…

– bide şey var mesela kendimi gusül hissettiğimde gidiyorum banyo yapıyorum banyo yaptıktan sonra o üzerimdeki elbiselere dokunamıyorum… giymiyorum

onları yıkatana kadar pantolon falan işte

—-bahsettiğim gibi bunun sebebini kendinize sordunuz mu hiç… sormadıysanız şu an hemen sormanızı rica etsem… niye giymiyorsun diye sorunuz

kendinize ve cevap isteyiniz beyninizden bilinçaltınızdan… bakalım ne diyecek… hazır mısınız?

–evet hocam hazırım

—-tamam tefekküre dalınız ve bunu sorunuz? neden giymiyorsun diye yanıt bulunuz bana söyleyiniz

–bunu çok kez sordum ve şimdi yine sordum işte… gusülken giydiğim şeylere acaba pislik bulaştıysa diyorum

—-peki sonra devam ediyor musunuz araştırmaya… yani sormaya araştırmaya devam etmeliyiz… şunu sorar mısınız bilinçaltına KANITIN NEDİR? yani

ortada olmayan bir şeye değil mi?… bunu aşabilirsin inşallah

–kanıt yok işte halen bunlara takılıyorum canımı da bu sıkıyo zaten zamanla banyoda 10 kes gusül abdesti alır oldum banyodan çıkamaz oldum ve bu

vesvese farklı şekillere büründü

–bu arada tek başına olmak iyi değil pek aslında çünkü sizi meşgul edecek zihninizi vesveseye yoğunlaşmanıza bir şekilde de mani olabilecek iletişim

aracından yoksun oluyorsunuz… yalnız kaldıkça sürekli kendinizle iç dünyanızda düşüncelerle boğuşmak zorunda kalıyorsunuz… şöyle iki üç beş temiz

arkadaş daha olsa üç kişi karşısında vesvesenin etki gücü en azından azalır ruh ve bilinç gücünüz çoğalır, güzel arkadaşlar güzellik kazandırır Ve

zamanımızı faydalı aktvitelere yönlendirmenin ne kadar gerekli olduğunu da sanırım anlatmaya gerek bile yoktur

inşallah yapabildiğimiz kadar ibadetlerimizle dualarımızla o güzel arkadaşlarla beraberliklerimizle ve mutlaka psikiyatrist yardımı da alarak…

Rabbimizin bilemiyoruz herkesin sınavı başka oluyor dünyada… bu imtihanı inşallah elbirliğiyle güzelce aşacağımıza inanıyorum….

bir önerim de şu olsun izninizle alternatif düşünce üretme yöntemi bir kuran metodudur aslında günümüzde terapistler kullanıyorlar aklınıza sizi

rahatsız eden bir düşünce geldiğinde hemen mukabilinde alternatif sizi hoşnud edebilecek bir düşünce üretmeye bulmaya çalışıyorsunuz…ve bunu

yerleştirme konusunda terapistlerden ve çevrenizdeki dost ve arkadaşlardan yardım alıyorsunuz… birden olamasa da zamanla bu yeni ürettikleriniz

eskilerin yerini alacaktır… bakarsan bağ bakmazsan dağ olur gibi

Bir ayet bu konuda çok güzel bir örnek oluşturur mesela. Yaz sıcağında da savaşa mı gidilirmiş diyenlere ayet der ki “De ki cehennem ateşi daha

şiddetlidir!”… Nefsin hoşuna gitmeyen bir durum bir ibadet bir hizmet söz konusu olduğunda, mesela ölümü çok anın hadisinin temelinde de benzer hikmet

sezilebilir, yine mesela insanın canını nefsini bir günah çektiğinde hemen alternatifi cennet nimetleri şeklinde hayalinde canlanırsa, HPakkın rızası

düşünülürse günah zevklerden uzaklaşılabilir, yine Nebi tavsiyesi olarak sokaktakine gözün ilişirse evinde helali ve daha güzeli var denmektedir. Çünkü

ardında acı ve pişmanlık bırakmaz.

–hocam başınızı ağrıttım ama bir iki sorum daha olacak

—-estağfirullah kardeşim buyurunuz

–geçenlerde pantolonumla uyuya kalmışım gece rüyamda şeytana uymuşum ondanda emin degilim ama uydum farzedelim işte pantolonada bulaşmıştır diye

düşündüm ve pantolunu yıkattım
yıkattım ondan sonra başka bi vesvese geldi işte makinaya pantolonu attım
ama pantolunu kot pantolonu tersini çevirmeden yıkattım
işte acaba iç tarafında pislik kalmıştır gitmemiştir gibi şeyler geldi aklıma

—-evet bu tarz şeyler einsanın başına ilk kez geldiğinde mesela namazda kaç rekat kıldım gibi… alimlerimiz diyorlar ki ilk kez belki namazı tekrar

kılabilir fakat arkadan gelen bu tür düşüncelere aldırış etmez olmuştur Rabbim kabul eder deyip namazı kılar tekrar etmezler derler.. bu da böyle ilk

başa gelince tedbir için yıkanabilir tabi… ama bu tekrar ediyorsa… şeytanın tekrarlarına asla prim vermemeli
yani hocam tersini çevirmeden yıkattım yani düzden yıkattım

Ayrıca tekrar eden düşüncenin zihinde hiç bir zararı olmaz… aynen şöyle deyiniz rabbim kabul eder somut kanıt da yok deyip geçiveriniz…

–pantolonu düzden yıkattım çamaşır makinasında iç taraftaki pislik gitmişmidir:?

—-bu farketmez çünkü zaten gördüğünüz bir pislik somut delil yok di mi bu durumda içten dıştan fark etmiyor somut pislik olursa zaten üç kez

yıkanmalı, yani gördüğünüz bir pislik vardıysa ters yüz farketmez üç kez suda yıkayıp sıkmak gerekiyor makine zaten bunu yapıyor

–ozaman makinada haylihayli temizlenmiştir hocam öylemii

—-yani evet otomatik üç kez yıkıyor zaten… böyle düşünmelisiniz hep olumlu müsbet… tamamen ilgisiz davranıp paçalarımıza idrarların bulaşmasına

dikkat etmemek nasıl yanlış ve sorumluluk yükleyebiliyorsa tam tersi hayatımızı yaşanmaz hale getirecek şekilde bir şey bulaştı mı diye titizlenme de

görüyorsunuz sıkıntı meydana getirebiliyor… bilirsiniz hadis var dinin ruhu özü kolaylıktır dinde zorluk yoktur
ve kolaylaştırın zorlaştırmayın der efendimiz

–evet bi sorum daha var hakkınızı helal edin valla zamanınızı alıyorum

—-yo est buyyrun sorunuzu alayım önce lütfen

– mesela elimi yıkıyorum elimi yıkarken veya yolda giderken gözüme beyaz bişey çarpsa yani görsem acaba o pislik mi bu diyorum acaba benden mi bulaştı

diyorum oradan oraya oradan oraya bulaştı diyorum

—-evet bu tarz elde olmayanlardan sorumlu değiliz kesinlikle… aldığınız ilaçlar inşallah düşüncelerde olumlu etki yapacaktır… yukarda dedğim gibi

akla gelen şeylerin aksine güzel düşünüceler aklınıza getirmeye çalışın ve bu tarz olumsuzlukların bizde olabileceğini de kabullenebiliriz.. mesela

bağırsaklarımızda afedersiniz pislik dolu ama onunla namaza bile durabiliyoruz di mi

–evet hocam hocam mesela gusülken giyilen bişey banyo yaptıktan sonra iç çamaşırlarımızı falan değiştikten sonra tekrar giyebiliriz demiii pantolun

tişört mesela

—-tabi ki… ölçümüz hep şu olabilir, kütlesi rengi kokusu olmadığı sürece hayali pislik hiç zarar vermez… tıpkı elimizdeki aynaya yansıyan yerdeki

bir pisliğ4in elimizi kirletmemesi ateşin yakmaması yılanın sokmaması gibi…

–hocam tşk ederim gerçekten…… ALLAH razı olsun

—-est… sizde zaten potansiyel var kardeşim çevredeki insanlarla güzelliklere yürüdüğümüz sürece hep güzel düşünüp güzel görecek hayatımızdan lezzet

alacağız inşallah

–inşallah… o yazılara bakmak istiyorum adresi verir misiniz
http://dinpsikoloji.wordpress.com/

TAKINTI-DEPRESYON-1 01.06.2007

-iyi akşamlar doktor bey vaktiniz varmı acaba bi abim sizinle konuşmamı önerdi bana

—hoş geldiniz önce düzeltmeliyim bendeniz ilahiyat doktorası (İslam Fels.) yapmış bir öğretmenim… tıp doktoru veya psikolog değilim… siz kimsiniz?

-adım ………….. internette tanıştığım bir abi bana sizi önerdi konuşmamı önerdi almanyadan tanırsınız sanırım internette görüştüm sadece

kendisi ile obsesif kompulsif hastalığı ile alakalı, ben sizden sadece yol göstermenizi rica ediyorum vaktinizi almakta istemiyorum

—estağfirullah… yardımcı olabilmek isterim tabi ama psikolojik rahatsızlık için öncelikle bilirsiniz işin uzmanına başvurmalı… benim bu tarz msn

görüşmelerindeki rolüm genellikle inanç konularında ibadet konularında bilgisi olmayan ya da şüpheleri bulunan kimseleri bilgilendirmekten ibaret…

yani bir de dinimizin ümit vericiliği adına ümit vermeye moral kazandırmaya yönelik oluyor….

-tamam bu konudan bahsetmek istiyorum ben inançlı bir insanım ama hiç birini uygulamıyorum, vesvese deniyor buna sanırım içimde bir şey

beni engelliyor ve inanın ızdırap duyuyorum bundan utanıyorum rabbimden ama yapamıyorum manevi eksiklikte beni buhrana sokuyor ve yaşamakta

tat vermiyor artık

—evet önemli bir şey diyeyim izninizle

-buyrun hocam

—bir arkadaş demişti ki müslüman depresyon yaşamaz sıkıntısı takıntısı olmaz diye… tam tersine dedim hatta iki üç beş kat bile olduğu görülebilir

çünkü psikolojik yükü zihin bilinç-bilinçaltı savaşı dışarda gördüğümüz çok insandan çok yoğun olarak yaşanmaktadır, islam kültüründe hafakanlardan

bahsedilir… büyüklerimiz dünya derdi ile ne sancılar içinde kıvranmaktadır… insanın bilmesi bir derttir ama ne dert!.. acıdır bildiğini yapamaması

ayrı bir dert ve problem ortaya koyabilir… Hani ne kadar ışık tutar bilemiyorum: “Bildiklerimi bilseydiniz çok ağlar az gülerdiniz, evlerinizi terk

eder dağlara çıkardınız!” buyurması Efendimiz acaba nedendir?

-müslüman bildiklerini yapamamanın derdini çekiyor

—ama bu önemli bir vasıftır

-evt

—değerli övülesi bir derttir… sıkıntı çekmiyorsa insan, samit infiali içinde dert çeken insanları görmüyor zevkini yaşıyorsa… asıl bunun

sıkıntısı yaşanmalı, hiç derdim yok diyorsa insan durup düşünmeli benim en büyük derdim bu olmasın sakın!…

-çok çekiyorum kuran ezan sesi duyunca ağlıyorum tüylerim diken diken oluyor ama yapamıyorum kalp mühürlenmesinden çok korkuyorum ailem

beni dini eğitim vererek yetiştirdi kuranı kerim okuyorum biliyorum daha doğrusu ve bu dünyanın madde olduğunu sadece imtihan olduğunu

da biliyorum aslında tamamen buna odaklanmış durumdayım ya ölürsem? diyorum hep ne yüzle çıkacam Allah tealanın yanına ama içimde tam

göğsümde bir sıkıntı var bunları konuşurken boğuyor beni bunu anlayamıyorum beni bakıyorum ne insanlar namaz kılıyor camiye gidiyor ama

ben bunu yapmıyorum ve bu beni buhrana sokuyor

—evet üç konuya yoğunlaşalım şu an rica edeceğim tamam mı? Ama önce şunu diyeyim bu vefanız var ya işte Rabbimizin hoşuna giden esas budur, O’ndan

vazgeçmeme, O’na inanma ve yönelme isteğini bir dert ve sıkıntı halinde hep içte yaşatma… insanı kurtaracak olan budur aslında… Ayet der ki siz vefalı

olun bakın ben nasıl vefalıyım!… Başka ayet allahı unutanlar gibi olmayın Allah da unutur yoksa der.. o unutmaz elbet… insana tercihi doğrultusunda

artık kendisini unutturur yani… ki esas ölüm budur ve esas bundan korkulmalıdır… Yani ölmekten değil asıl nasıl öleceğinden korkması gerekir

insanın!… Hem ölüm gelmemiş daha olmayan şeyden korkulmaz… gelince zaten o korku kalmaz… inşallah inancımızla rabbimiz tatlı ölüm anı ve sonraları

yaşatır… şehitlere müjdelendiği gibi
Evet şimdi… diyeceklerimin birincisi:

-buyrun

—orada mutlaka bir psikiyatrist veya psikolog ile en kısa zamanda görüşmeye başlayın başladıysanız ve mutlaka ilaçları sistemli şekilde aralıksız

kullanın bu 6 ay da sürebilir bir yıl da fazla da sürdürün

İkincisi bilgilenmelisiniz veya bilginizi doğru kullanmalısınız…yani dini açıdan baktığımız için olaya bu durumda böyle bir yaklaşım gösteriyorum bu

konuda temel şart insanın farzları yapamamasının veya günahları işlemesinin sıkıntısını derdini acısını içinde duymasıdır bu övülen bir tutumdur bu bir

psikolojik hastalık değildir hatta Rabbimizin emridir, başka şeylerden endişe duymayın allahdan korkun diye… çünkü psikolojik hastalıkların asıl sebebi

Allaha yönelik ibadet ve faaliyetlerin yapılmaması ve Allahtan uzaklaştıran günahların işlenmesi… bu arada dini bilmemenin getirdiği durumla dünya ve

insan ilişkileri konularının istikamet içinde düzenlenememesi… bu açıdan bilgilenmeniz lazım ve bun konuda DENGELİ bilgiye ulaşmanız lazım… önemlisi de

bunları pratiğe dökmeye çalışmamız lazım önce şunu diyeyim mesela kalbin mühürlenmesi bunu nerden biliyorsunuz veya ne kadarını biliyorsunuz ne

hissediyorsunuz gerçekten allah sizin kalbinizi mühürler mi?

-şöyle diyim bunu duydum sadece allahtan uzaklaştıkça Allah bu insanların kalbini mühürlermiş ve geri dönülmezmiş bu noktadan sonra

sanırım yanlış bu sadece duydum ve takıntı yaptım bunu yani tekrarlanan hareketlerimde var benim düşüncede ve fiziksel olarak obsesifim

bunu biliyorum düşüncelerde çok takıntım var kötü şeylerle tehdit ediyor beynim beni şunu yapmazsan ailenden birine şu olur bunu

yapmazsan vsss.. gibi bu mühürlenmede öyle bir takıntı tam bilgili değilim bu konuda… buyrun hocam

—est… tamam böyle parça parça gitmemiz daha olumlu sonuç verir… ama önemli bir konuya değinmiş olduk ikinci aşamamızda… unutmayın üç konuya

yoğunlaşıyorum

-evet

—tekrar ediyorum birincisi mutlaka psikiyatrist görüşmesi… yoksa yarından itibaren başlayın lütfen… varsa devamını sağlamayı ve ilaçları mutlaka

kullanmayı ihmal etmeyin… ikinci meselemiz de doğru bilgilenmemiz ve bunu mutlaka kalbimizle bilincimizle niyetimizle israrlı kararlı tavırlarımızla

uygulamaya çalışmamız olacaktır.. üçüncüsü sonra…

Mühürlenme olayına geliyorum, tanımlamanız doğru sayılabilir, Allahdan uzaklaşma işte sıkıntının sebebi ve kaynağı olabilir. İnsan Allah kültürüne

ulaştıkça, sıkıntılarını nerede çekmesi gerektiğini öğrenir, sıkıntı çekmemek imkansızdır dünyadayız; önemli olan çekilecek bu sıkıntıları yerinde ve

anmalı olarak kullanmaktır ve sabır gücüyle karşılayabilmektir… kurana göre mühürlenme şöyle tanımlanır onların gözleri vardır hakkı görmezler

kulakları vardır hakkı işitmezler dilleri vardır hakkı söylemezler, ruhlarını asıl sahipleri adına değerlendirmezler yani… kör sağır ve dilsizler olarak

bu dünyada Allahtan uzak ve kopuk yaşarlar, içlerinde ona ait bir yöneliş işlerinde onunla ilgili bir amaç ve bir ibadet ve iyilikleri yoktur… yani

haktan kopmuşturlar ve önemlisi bunda kararlıdırlar dönmeyi düşünmezler … Allah da bu irade ve niyetlerinin üzerine kararlılar diye kalplerine mühür

vurur… Ebedi inanmama niyetiyle ebedi cehennem ebedi inanma niyetiyle de cennet kazanılır böyle… ve sizin tanımınız buna asla uymuyor kesinlikle

inancınız var bilginiz var ve niyetinizle hakka yönelme isteğiniz var

-evet çok istiyorum… hocam bi şey açıklayacam, bundan 5 6 ay önce bir belgesel seyrettim obsesif kompulsif hastalığı ile alakalı o ana

kadar bende çok daha fazla takıntı vardı hastalığımı orada öğrendim her şey bana uyuyordu daha sonrada almanyadaki o abide bana bir

çok telkinde bulundu 1 hafta için denerdeyse %50 hareketlerim durdu şu anda musluğu 5 kere açıp kapamıyorum bu nasıl oldu bilmiyorum

hastalığımı öğrenince bende gerileme oldu ama maneviyat daha ağır basmaya başladı yani fiziksel olarak bitti ama dini olarak çok daha

büyük bir baskı geldi bana yani hiç bir şekilde düzelmedi bunda sanırım ilaç kullanımı şart ne kadar savaş versem de o beni zayıf

noktamdan yakalıyor saçma olduğunu biliyorum bunların Allaha da sonsuz inancım var ama olmuyor

—evet bu önemli bir karar olacak sizin için anladığım kadarıyla… Peygamberimiz her derdin bir devası mutlaka yaratılmıştır vardır onu bulup

araştırın emretmektedir ve allaha dua nın farklı boyutları vardır şifa aramanın da… bazen bir doktora bazen öbürüne bazen farklı doktorlara gideriz

bir bedensel hastalık için… ruhumuzun bilincimizin rahatsızlıkları da bundan farklı değil… sinir sistemimiz bir şekilde ruhumuzu psikolojik

hayatımızı etkiliyor mutlaka bu konuda psikolojik yardım almalı .. bu allahın verdiği emanet vucudumuza ruhumuza bakmanın ifadesi olarak bir vazifedir

bunu yapın kesinlikle… öte yandan şunu da düşünün manevi sıkıntı takıntı değil aslında yani mevlana psikolojik bir hasta mıydı niye neyi inletti durdu

mesnevisini yazarken adeta başka bir ney cızırtısı içinde kalem kamışını inletti o beyitlerinde… oysa her insan ruh aleminden kopmuş buraya düşmüş kamış

gibi değil mi esas vatanımız orası insan memleketini nasıl özler gurbette ve sıkıntı çeker, bu açıdan bakınca buradaki sıkıntılar anlamlı ve onun

yolunda ise bu doğal hatta övülesi ruhsal durumdur

-evet

—ayet der ki kalp huzuru yani psikolojik ruhi huzur allahı anmakla olur kalbin itminanı böyle kazanılır dünyevi hiç bir varlık para mal mülk cinsel

arzular yeme içme eğlenmeler ruhu kalbi tatmin edemiyor bu açıdan ilk adım doğru sizin kalp sıkıntısı çekmeniz manevi görevleriniz adına övülesi bir

durum… ama üçüncü aşama işte bu noktada geliyor arkadaş çevresi ve sosyal faaliyetlerde bulunmak meşgul olmak yanlız kalmamak

-olmuyor hocam kimseyle oturup konuşmuyorum misafirliğe bile gitmem bi kahveye gezmeye bile çıkmıyorum

—bu cümleleri düzeltmelisiniz bununla işe başlayalım lütfen düzeltir misiniz zor bir şey değil olumsuz kelimeleri hemen şimdi tuşlardaki harfleri

kullanarak olumluya çevireceksiniz
-tabiiki düzeltirim siz yardımcı olun bana… arkadaşlarımla konuşacağım, misafirliğe gideceğim gezmeye gideceğim… hocam aslında sosyalim bunları

yapıyorum ama ama tat vermiyor işte

—yani daha ne olsun… maşallah sen inşallah aşabilecek durumdasın en azından niyet olarak bu böyle.. zaten müminin niyeti amelinden hayırlı değmiyor mu

efendimiz
-tabiiki niyetim bu

—şimdi tad durumuna gelelim… bilirsin… dünyada her insanın imtihanı farklı şekilde oluyor kimisi felaketlerle sınanıyor kimisi zenginlikle servetle

kimisi ailesinden birini kaybetmekle kimisi eşiyle kimisi çocuklarıyla bunları ayetler anlatıyor sanırım sizin sınavınız da bu konuda yoğunlaşmış,

bilemeyiz ki rabbim belli sıkıntılarla bizi ir takım olumsuzluklardan günah risklerinden koruyor olamaz mı? ne bileyim bizi bir başka güzel vazifelere

hazırlamış olmuyor mu?… bize bakan yönü bir olan bir meselenin Rabbimize bakan binler hikmet yönü bulunabilir bilirsiniz… siz de sabrınızı bu tarafa

yoğunlaştıracaksınız… yani üç konumuzla

1 psikiyatrist yardımıyla
2 manevi bilgi ve dengeli düşüncelerle
3 arkadaş çevresi ve güzel hizmet çalışmalarıyla

-ben çalışmaya aşığım hocam tüm zevki bunda buluyorum çok titizim bu konuda çalışmayı çok seviyorum sıkılmadığım tek şey bu… çalışmak

beni rahatlatıyor… belki de bi şeylere odaklanıyorum bi şeylerle meşgul oluyorum ondan sanırım

—evlilik yaş?

-Evliyim 2 çocuğum var

—aile sorununuz?

-şu an sorun yok ama olacak gibi eşim sıkıldı bu durumdan yani rahatsızlığımdan değil benim eve kapanmamdan haliyle o gezmek oturmak

konuşmak istiyor ama ben bunu her zaman yapamıyorum akşam olunca zaten içime kapanıyorum ne kadar saçma olduğunu bilsem de şimdi hocam

nasıl ifade edeyim beni herkes tanır yaşadığım yerde ve asla böyle bir şey olduğunu akıllarından bile geçiremezler

—ben anladım sanırım az da olsa… yani sıkıntıları anlatma yerine uzun boylu… çözüme yoğunlaşmamız gerekiyor.. sıkıntılardan bahsettikçe bilinçaltı o

tekrarla o sıkıntıları daha çok benimser vazgeçilmez hale getirirsize tavsiyelerimden biri de bu olsun

-tamam

—ne msn de ne başka şekilde kimseye uzun boylu sürekli sıkıntılarınızdan söz etmeyin. Yani olumsuz etki yapmaması açısından. Çok sözü edilir dertler

paylaşıldıkça küçülür mutluluklar büyük doğru yönü güçlü bu cümlenin ama az da olsa bir risk taşıyor. O da çok anlatılan sıkıntı vazgeçilmez hale

dönüşebilir. Bilinçaltı artık kabullenir bilinç de kabullenir hale gelince işte psikolojik rahatsızlıklar takıntılar vs… Aslında dışardan gelen

psikolojik etki bir ise insan alır bunu beşe ona katlar kendi hastalığının tetikleyicisi besleyicisi ve kalıcı hale getiricisi yine kendi olur. Balon

şişirir gibi şişirir büyütür, baş edilmez hale getirebilir, yani kendimizi takıntı hastası olarak her kese lanse etmeyelim onları kendimizin şahidi

yaptığımızda biz böyle olmasak da kendimizi böyle kabul etme mecburiyetinde kalabiliriz… Çok kişi bu hataya düşebiliyor. Olumsuz telkin hani…

-tamam

—bunu öncelikle psikiyatriste yapın ona tam açılın onunla sürdürün ilaç alın.. bu arada bu tarz görüşmelerde genel çerçevede sıkıntılardan söz edip

bırakın çok düşünmeyin sıkıntılı olduğunuzu ve hemen çözüme yönelin, bu yöneliş inançlı yöneliştir ve ciddi bir dua yerine geçer… Ellerimizi de açıp dua

dua hep yalvaralım…

Diğer bir handikabımız yalnızlığa sığınmadır malum… Bunun çaresi de kuşkusuz tad alamasak da iğne vurdurduğumuz gibi sıkıntı verse de başkalarıyla

iletişimden asla vazgeçmemektir. Bu kuranın tarzıdır deyim yerindeyse ayet ne der mesela bir köşeye çekilen insan için biliyor musunuz

-hayır

—duymuşsunuzdur peygamberimiz gelip beni örtün demişti ilk vahiy gelince hatırladınız mı
-evet hatırladım.. ikra

—ve hemen ayet geldi anında.. ikradan sonra efendimiz eve geldi örtündü bunun üzerine ikinci emir geldi. iki kelime, sadece iki kelime kum fe enzir

KALK VE GÖREV YAP! buna uymaya çalışacağız başka ayette ise bir işi bitirince hemen bir başkasının peşine düş der … böylece insanın sıkıntı bozuk

dairesinin içine düşmesi önlenmiş olmaktadır… tabi sıkıntı doğuran günahların içine düşmesi de… bu sebeple bu daire içine girmişsiniz farkına varmadan

siz yalnızlık sıkıntı çemberi bunu kırmamız şart eşinizin yardımıyla

-evet

—çocuklarınızı düşüneceksiniz onların hatırına ve inançlarınızı gerçekleştirebilmenin başka yolu yok ki zaten

-evet bu büyük bir faktör çocuklarım

—bendeniz bu üç ana başlık altında sanırım durumunuza göre bir tavsiyede bulunabiliyorum şimdilik

-evet hocam alllah razı olsun dediklerinizi hemen uygulayacağım allahın izniyle

—yani gerçekten önemli… hadis der ki tek kalmayın bu şeytandandır, çok önemli gerçekten, insan tek başına kalınca, ikincisi şeytan oluyor…Ve bu

kimilerince yadırganabilir hatta alay konusu bile olabilir, oysa bunu anlamak lazımdır. bu ne demek biliyor musunuz? şu demek: bilinçaltı tamamen onun

at koşturacağı bir alana dönüşüyor ve ruhumuz boy hedefi oluyor demektir

-evet

—bizden başka kimseyi göremeyince veya bir engele takılmayınca, gen haritasını okur gibi ruh haritamızı okuyabilen ve boşluklarımızı takıntılarımızı

çok iyi etüd eden o deyim yerindeysebaş psikolog şeytan, şeytance fikirleri üretir özgürce dolaşır ve her sıkıntınızı kurcalar tetikler… bu aslında

şunu da gösterir sizde iman var ki Allaha yöneliş var ki, içinizde bir iman cevheri hazinesi var ki, bunu sezdi o kara korsan bu yüzden saldırılarını

yoğunlaştırır ve hiç aklınıza gelmeyen şeyleri hayal aynanızda canlandırır… buna vesvese deniyor… bu tekrar da sıkıntı arttırır takıntıyı çoğaltır,

bu yüzden yanlız kalmaktan şeytandan yılandan çıyandan kaçar gibi kaçmalısınız

-evet haklısınız

—yani kardeşim madem sıkıntı çekeceğim yalnızken çekeceğime gider insanlar arasında eşimle çocuklarımın arkadaş ve dostlarımın, bir sohbette bir

gezide insanların arasında sıkıntı çekerim di mi? hiç olmazsa böyle çektiğim sıkıntım çocuklarıma insanlara bir yarar da getirir ve önemlisi allah bu

tür sıkıntılara iki üç 100, 700, milyon kat ecir verir

-evet bu açıdan hiç bakmamıştım hocam çok doğru

—dua dua yalvaralım inşallah rabbim bizi hayra yöneltsin ve allah yolunda faydalı sıkıntı çekenlerden eylesin

-kalbimi biliyor tek tesellim bu hocam Allah razı olsun

—amin sizden de kardeşim

-daha sonra müsait olursanız konuşmak isterim
sizinle

—bir dk site adresi vereyim kaydedin olur mu umarım yararlı olur

http://kurannuru.wordpress.com/

TAKINTI-DEPRESYON-2 18.06.2007

-selamun aleyküm hocam nasılsınız hocam hocam zamanınız varmı

—aleyküm selam evet buyrun

-hocam sizinle konuştuktan sonra biraz iyi oldum ama bazen saçma sapan şeylere yinede takılıyorum

—evet bu belli süre devam edebilir… psikiyatrist görüşmesi devam ediyor di mi

-hocam şuan sadece ilaçlar var onları kullanıyorum onlarıda düzenli alamıyorum ama

—yani alsanız iyi olur ve arada durumu psikiyatriste bildirseniz…

-bi gitmeyi düşünüyorum yakın zamanlarda hocam sizinle bi takıntımı paylaşmak istiyorum müsade ederseniz

—bilemiyorum tabi… ama sanırım takıntı devamlı olabileceği için psikiyatrist görüşmesini de sürekli periyodik yapmakta yarar var… buyrun

-hocam ben banyodan bi türlü çıkmakta zorlanıyorum acaba bi yer kurumu kaldı falan diye çıkmaktan zorlanıyorum

—anladım bu konuda önce bir teklifim var

-evet hocam

—bendeniz psikiyatrist psikolog olmadığıma göre… onların verebileceği cevabı ya da tavsiyeyi veremeyebilirim… işte bu yüzden onlara da başvurmak

bir çeşit dua ve tabi ki tedavi ve terapi yerine geçecektir… bunu ihmal etmeyiniz…

ikinci olarak şimdi benim vereceğim cevabı unutmayınız ve sonra psikiyatristin vereceği cevab ve önerileri de dinleyiniz, hoş burda tavsiye edileni bir

psikiyatrist de tavsiye edebilir ya da pskiyatristin tavsiye edebileceğini burdan da alabildiğiniz olabilir ama her halukarda uzman uzmandır öncelikle o

gelir.

-tmm

—bakalım hangisini uygulayınca kendinizi rahat hissediyor ve etkisini görüyorsunuz bir daha ki sefere bunun neticesini beraber etüd edelim olur mu?

Yani bunu size yararı olması açısından düşünüp yapalım

-tmm

—benim diyeceklerim aslında çok kişiye dediklerimden belki de geçen sefer görüştüğümüzde demiş olduklarımdan farklı olmayabilir…

-dinliyorum hocam

—ama öncelikle insanın KENDİSİNİ İKNA ETMESİ konusu üzerinde durmalıyız zannediyorum..
bu gariph bir şeydir hani birisini ikna etmek için uğraşırsınız razı etmeye çalışırsınız… mantıklı konuşur duygusal yaklaşır yerinde armağanlar

verirsiniz bir şekilde ikna yollarına gidersiniz…

-evet

—takıntı aslında ciddi bir İKNA MEYDAN MUHAREBESİ alanı sayılabilir yani burada ciddi başarı bu yolla gelebilir diye düşünüyorum.. sizin bu konuda ne

gbii teşebbüsleriniz oluyor kendinizi ikna konusunda mesela

-hocam şöyle ikna oluyorum mesela size soruyorum ya bende şöyle takıntı var diyorum siz ben olsam şöyle yapardım dediniz ya işte o zaman ikna oluyorum

—yani içinizden kendi düşüncenizden ziyade dış yardıma başkasının uyarısına ihtiyaç duyuyorsunuz

-evet hocam

—evet psikiyatrist arkadaşlarımıza en az bizim kadar ihtiyaç olduğu da ortaya çıkmış oluyor görüyorsunuz… ve onların tavsiyesi bilimsel ve uzmanca

olduğu için size daha da etkili olabilecektir eminim.. bu yüzden mutlaka görüşmeyi sürdürmelisiniz… benim diyeceğim gelince… gusül abdesti namaz

abdestinden daha toleranslıdır; bu hem üç farzı olması hem de suyun bedenin bir başka bölümüne ulaştırmadaki kolaylığın olmasıdır, yani bir yerdeki

ıslaklığın diğer yere uğuşturularak ulaştırılması… bu yolla tekrarla yıkama ihtiyacı hissedilmemiş olması… boy abdestinin farzından bahsederiz üçtür

deriz di mi

-evet

—bunları biliyorsunuz eminim nedir onlar?

-ağza su vermek burna su vermek bütün vucudu yıkamak

—tamam bu kadar… diyelim ağza su vermeyi unuttunuz ve okula gittiniz… derste aklınıza geldi…ne yapacaksınız? diye sorsam!

-hocam işte ozaman dünya başıma yıkılıyo sanki bi sıkıntı basıyo

—artık o sıkıntı basmayacak inşallah ne yapacaksınız biliyor musunuz?

-dinliyorum hocam

—est… üni sınavlarında seçenekli cevaplar olur ya testte

-evet

—ben cevap olarak iki üç cevap vereyim bakalım doğru olanı tespit edebilecek misiniz? Bu tarz yaklaşımda bulunmam sizi rahatsız etmiyor umarım!!!

-yo yo est hocam

—tm cevap seçeneklerini veriyorum…

-evet

—-

a-Hemen dersten çıkıp doğruca bir banyo bulacaksınız tekrar boy abdesti alacaksınız
b-Dersten çıkılmaz deyip okulun bitmesini bekleyeceksiniz okul çıkışı boy abdesti alacaksınız
c-Teneffüsü bekleyip lavobaya giderek sadece ağzınızı çalkalayacaksınız
d-Ağzı çalkalamak yetmez namaz abdesti gibi abdest alacaksınız.. sizce hangi şık doğru
-hocam benim için mantıklı olan c şıkkı ama ben işte a şıkkını yaparım

—engel olarak neyi görüyorsunuz… yani gizli bir el sizin elinizi kolunuzu ayağınızı bağlıyor da mı bunu yapamıyorsunuz yoksa içiniz diyelim

tiksindiği -iğrendiği için mi ya da mantığınız bunun doğru olmadığını kabul ettiği için mi içim tiksindiği için galiba hocam

-sizin için hangisi doğru hocam

—aslında dediğiniz yanlış değil… yani doğru olanı ağzı çalkalamak o eksiği gidermektir…. bunun yanında tam tedbirli olmanın ifadesi olarak zorunlu

olmasa da boy abdesti alınabilir… ancak burada bunun tekrar etmeye açık olması doğru tutum değil… size zararlı olan bu… dini bilginiz olduğu için

avantajınız var aslında çok, yani dinde zorluk olmadığını bilenlerdensiniz

-evet hocam

—hocam bu konuda biraz rahatım ama başka bir konu daha var hocam mesela geçenlerde gece ihtilam olmuşum sabah banyoya girdim neyse banyo yaparken

lifimi kullandım ve lifi kullandıktan sonra astım
ama banyodan tam çıkarken liften banyo yaptığım kovaya su damladığını gördüm ve o bana sıkıntı oldu ya abdestim kabul olmadıysa diye

—anladım… şimdi İKNA YÖNTEMİMİZDE önemli bir konu geldi gündeme o da FIKIH İLMİ ve FIKIH ALİMLERİ bu konudaki bilgi size hep yardımcı olabilir

inşallah…

-inşallah

—kovaya damlayan sıçrayan sular o kovayı kirletmiş olmaz… bir diğeri de alimler diyorlar ki acaba yıkadım mı deyip aklına geldiğinde yıkadım oldu

desin dönüp arkasına bakmasın derler… aklına mantığına şunu deyebilirsin… sen islam alimlerinden daha mı doğru bileceksin oldu diyorlarsa olmuştur

deyip kuru kaldı mı su sıçradı kirlendi mi gibi düşüncelere karşı ikna yolunu seçebilirsin

-evet hocam öyle yaptım dönüp arkama bakmadım ama bu seferde işte acaba o liften damlayan suyla banyo yaptım ve bornozumla kurulandım ya bornozuma

pislik bulaştıysa diyorum

—daha önce demiştim… acaba sözü ihtimal ifade eder… ihtimal üzerine ne kanunlarda ne dinde kimse suçlu kabul edilemez… bilirsiniz kesin kanıt

gerekir… koku kütle renk gibi

-anladım hocam hocam RABBİM sizden razı olsun sizler gibi insanlar oldukça her şey düzelecektir

—est her şey Rabbimizin elinde iradesinde… hepimiz birbirimize vesileleriz Allah sizden razı olsun

-cümlemizden razı olsun hocam iyi geceler hocam

—iyi geceler
TAKINTI-3 27.06.2007

-selamun aleyküm hocam

—a.s. hoşgeldiniz

-hoşbulduk hocam tanıdınızmı ?

—evet ünili dostumuz

-evet hocam hocam ben size bişey danışacağım

—buyrunuz

-hocam ben ilaç kullanıyordum ama artık bıraktım ve takıntılarım sizle konuştuktan sonra geçti sayılır
artık hiç bişeyi kafama takmak istemiyorum ilaçları kullanmama bi gerek varmı sevmiyorum kullanmayı

—mmm sevindirici bir yanda bu gelişmeye sevindim… ama hani vardır istanbulu fethetmek vardır da onu korumak bir başka misyondur… müslüman olmak

sonra ama onu gerçekten yaşamak… nekahet dönemi gibi.. iyileşme süreci de tedricen olabiliyor bence birden kesip attım yerine psikiyatriste durumu

açıklayarak onun kontrolünde yaparsanız inşallah daha iyi sonuç alabiliriz ve kalıcı olarak… demek o da dua olmuş sizin için ne güzel..

-hocam ama kullandıkça hastalık aklıma geliyo bu durumuda sevmiyorum

—evet sizin durumunuz o… bakın benim anlatabildiklerim bunlar… e hani üçüncü ayak? şifa üçgeninin… psikiyatrist görüşünü alarak yapmanız uygun

olabilir… ama Rabbim hiç bir sebebe ihtiyaç olmadan da şifa verebilir…

-anladım hocam tşk ederim sağlıcakla kalınız

—tamam allah yardımcınız olsun daim

TAKINTI-4 28.07.2007

-selamun aleyküm hocam

—aleyküm selam hoşgeldiniz

-hocam benim takıntılarımı biliyosunuz

—inşallah rabbim rahatlık vermiştir biraz

-bunlar farklı yönlerde oluşuyor eskisi kadar kötü degil ama… hocam mesela evin içinde bişeyden huylanıyorum ona dokunamıyorum acaba o maddenin üzerinde

meni bulaşığımı var falan diye

-güzel bir örnek aklıma getirdin sanırım duymuşsundur, elimizde bir ayna olsa, o aynada yerdeki bir pislik bir ateş veya yılan akrep gibi zararlı

hayvanların görüntüsü yansısa, elimize zarar vermezler… hayal aynamız da bunun gibi… aklınıza ne gelirse gelsin bu örneği düşünerek inşallah rahatlama

sağlayabilirsiniz

-hocam mesela geçenlerde banyoda bi şampuan kutusu vardı boş bunun üzerine meni falan bulaşmıştır dedim aynanın kenarına koydum ve üç dört gün sonra

yüzümü yıkarken saçım o kutuya değdi acaba saçıma oradan meni falan bulaştımı diye rahatsız oldum ve saçımı yıkadım

—aynı örneği hatırlatıyorum böyle düşünebilirsin

-hocam tmm ondan sonra bişey daha sorabilirmiyim

—est buyrun lütfen

-hocam saçımı yıkadım ama yine rahatsız oldum o gün tekrar diğer gün banyo yaptım bu seferde banyodan çıukınca acaba kulaklarımın içini yıkadımmı ya

orayada bulaştıysa saçımdan diyorum buda beni aşırı strese sokuyo bu sizce mantıklımı

—daha önce dediğim gibi bunun üstesinden gelmek için düşüncenizi ve bilginizi kullanmalı tabi ilaçların yanında… o da islam alimlerinin bu tür

düşüncelerle hareket edilmeyeceğini söylemeleri… yani aklınıza kaç defa gelirse gelsin şurasını yıkadım mı diye bir düşünce… şöyle cevap vermeli

kendinizi ikna etmelisiniz: EVET ORASI YIKANDI… ve ikinciye yıkmamalısınız…

-anladım hocam… hocam mesela bi yerimizde meni bulaşığı var banyoda fıskıye ile yıkanıyorum 15 20 dk o bulaşan pislik gider demi

—su israfı yapıyorsunuz bence, peygamberimiz buyurur ki: dere kıyısında abdest dahi alsanız
suyu fazla kullanmayınız

-yani pislik kalmaz demi hocam

—e tabi kalmadığı için zaten suyun fazlasını kullandığınızı ima etmiş oluyorum, malum özellikle bugünlerde global ısınma var su kesintileri olacak

aman dikkat

-anlıyorum hocam bazen oluyoki yarım saatten fazla banyoda duruyorum suyu kapatmadan yarım saat banyo yapıyorum

—dediğim gibi dini hassasiyeti olan bir insan bunu yapmamalı anlattığım çok açılardan doğru değil diye düşünmelisiniz

-anladım hocam allah razı olsun

—est ben sizin dinamik inanç ve gençliğinizle bilgi ve düşünce derinliğinizle ve tabi çevre güzel arkadaş yardımıyla bunun üstesinden geleceğinize

inanıyorum
-inşallah hocam

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.