fıkıh

BABA FAİZ YEDİRİYORSA 19.07.2008

—iyiakş. ya birisinin babası bankadan kaynaklı faizli para getirse eve ve evin elemanlarının tutumu ne olmalı yemese bi türlü yese bi türlü??

ayet var faiz konusunda yasaklayıcı ve Peygamberimizin de hadisi… Ama günümüzde kaçmanın imkansız olduğu yerler vardır mesela bankamatik kullanma gibi.. ticari anlaşmalar ödemeler gibi…bankada para bırakmak zorunda kalan olur ve faizi gelirse onu alıp millete dönük işlere bağışlamak tavsiye edilir yenmesi tavsiye edilmez

—bu kişi bu parayla eve erzak alsa sürekli?

doğru olmaz… tabi ki… evlatlarınıza haram lokma yedirmemek dinimizin esasıdır. ama bunu bir baba yapıyorsaevlatların dini duyarlılığı varsa zorunlu olarak yediklerinden sorumlu olmaz ekstra talepte bulunmamalı… ve para kazandığında da fark ettirmeden eve bir şekilde ödemeli diye düşünürüm

—ilerde para kazandığında o eve mi bişeyler almalı diyosunz?

uygun olur

—anladım erzak alarak veya para vererek diyosnz

yani ayda bir pazar masrafını karşılaması zannederim fark edilmez ve anne babanın da oldukça hoşuna gider bir taşla iki kuş gibi olur hatta

—doğru inşallah kabul olur yapanın zorunlu yeme meselesi takva derecesine göre değişiyo galiba dimi

evet haklısınız zor bir durum anne baba ile çatışma yaşamamalı hiç bir konuda kuran allaha isyan hariç her emrine uymayı emreder anne babanın kalpleri kırılmadan mümkün olduğunca kaçınmalı faizin etkisinden kaçınılmadığı noktada hüzün duymalı Allaha tevbe istiğfar etmeli ama sorun çıkarmamalı… tabi anne baba yatkın da olabilir evlattan gelen bir nasihatı kabul etmeyebilir ediyorsa ne ala veya bir dini bilgisi olana büyüğe anlattırılabilir bu gibi uğraşlara rağmen mecbursa evlat o evde faiz yemeğini yemeye
dediğim gibi bir çözüm olabilir kendi evini kuruncaya kadar yaşam için ihtiyacı olan kadarından yararlanır sonra da bir yolunu bulup ödemeye bakar

—anladım sağolun

ERKEKTE ALTIN 10.02.2007

hocam merhaba nasılsınız iyisiniz inş…

Bir sorum olcak size Erkeklere Altın Takma’nın haram olduğunu biliyoruz . ama neden haram olduğunu anlatırmısınız ….evliler altın takabilirmi yüzük,künye.kolye.rozet bunların takılması caizmidir…bu konuyla ilgili hadisler varmıdır….biri böyle bir soru sordu bana kendisi evli yakasında altın rozet var ve günah olduğunu açıkla diyor….yardımcı olurmusunuz….bu konuyla ilgili hadisler fln varsa rica etsem bilgi verirmisiniz…
————————————————————————–

drmavi:
Altın konusunda bildiğimi söyliyeyim kısaca, aşağıdaki linklere girip arama motoruna altın yazarsan hadisler de geçer sanırım Efendimiz bir eline ipek bir eline altın almış ve bunu göstererek ümmetimin erkeklerine bu ikisi haram demiştir. Sebeplerine gelince öncelikle bilirsin emre emir olduğu için itaat edilir, askerdeki gibi…

Yani rabbimiz sığır eti yeyin domuz yemeyin demişse, meşrubat su yerine içki içmeyin demişse, 5 vakit namaz kılacak, bir ay aç kalacaksınız demişse, o dediği ve onun yetki verdiği Peygamberimiz istediği için veya yasakladığı için kurallara uymak kulluk görevidir, imtihandayız burda malum.. Emre emir olduğu için itaat söz konusu…

Ama yine bilirsiniz ki her ilahi emrin binler hikmeti insanla insanlığa yararı vardır Ubudiyetin sebebi Allahın emridir, sebep hikmet ve netice aranmaz beklenmez, esas sonuçları semereleri ahrette verilecektir diye düşünmelidir müslüman Konuya bölki önce şöyle yaklaşabiliriz.

Kadınlara ait avantajlardan bir tanesi kadınlık süsü zinetidir, madem onların haklarına saygı duymak sınırlarını zorlamamak gerekir, onlara tahsis edilmiş bu gibi zinet eşyası kullanma konusuna da yönelmemek gerekir, erkek maalesef kendi haklarını çoğunlukla sistimal ettiği gibi kadının haklarına da riayet etmemiş…

Öte yandan bu gibi eşyalar kimi insanlarda olumsuz kadınsı duyguların tetiklenmesine sebep olabilir, günümüzde kadınsı davranan, kadınlar gibi süslenmeye çalışan insanların çokluğu bilinmektedir, ipek altın insanı süslü gösteren eşyalardır çoğnlukla.

Ayrı bir konu başkalarının ayranını kabartmadır bu, kadına bile kuran zinetlerini gösterme der burada incelik var, fakir fukara özenti kurbanı olarak çok kayba uğrayabilir, takıp takıştıranlar başkalarının karşısında nasıl görünüyorlardır ve değerlendiriliyorlardır acaba? İsraf ekonomisi açısından da meseleye bakabiliriz, yastık altı kavramı vardır ekonomi dilinde, halk servetini gizlemektedir bunların ekonomiye kazandırılma yollarından bahsedilir.

Bakın bir hadiste sürülmeyen tarla sürenindir buyrulur. Sosyolizim komunizm bu felsefeyi gütmüştür malum; eşit paylaşım… Zenginlerin elinden tarla alınır fakirlere eşit dağıtılır… Ama bu hak yolda yapılmadığı için getirenler yıkılıp gitmiştir. Efendimiz burda toprakların yeraltı yer üstü zenginliklerin atıl ölü bakımsız verimsiz bırakılmamasına dikkat çekmiştir. Sen üç yıl sürmezsen biri gelir orayı sürer.. bak işsizlik sorununa da ayrı bir bakış açısı… ama kafa işi yürek işi inceleme işi bunlar… ayrı konu…

Yani esas olan dinimizin düşüncesinde insanın ölü tembel kalmaması gibi malın hayvanların toprağın da boş verimsiz bırakılmaması… tarih talihimizin ters yüz olması aslında gönüldeki ölülük kafadaki çürüme ve tene hayata bağlanma sebebiyle olmuştur… para ve altın da bunlardan farklı değildir. Ölü yatırım!.. Ekonomiyi felç etme… bir fertten ne olur değil tabi ki!…

Her fert imanla ibadetle sorumlu.. bunlardan da sorumlu… Dolayısıyla sağolsun kadınlarımız zaten bütçe ötesi varlığı boyunlarında kulaklarında kollarında yastık altlarında banka kasalarında ölü hale getiriyorlar.. aklıma gönüllerin kafaların ölü olması geldi, kafa ile gönül ölünce ekonomide böyle ölüyor işte.. Kadınların bu kadar sermayeyi ölü hale getirmesinin yanında erkeklerin de bir o kadarını kollarına boyunlarına parmaklarına vs eşyaya gömdüklerini düşünürseniz Efendimizin sözünün hikmeti çok iyi anlaşılır zannediyorum…

Bir ayette şimdi geldi aklıma servet diyor ayet sadece belli kesimin elinde dolaşıp duran ir şey olmasın… Zenginler altınlanacak kadınlar altın günleri yapacak, kadınlar yetmeyecek erkekler de kadınlara özenerek adeta altınlar takınacak takıp takıştıracak diyeyim (!) ve sonra da fakir fukara çöplükte ekmek arayacak!… Fakirlik edebiyatı yapmadığımız ortada di mi konu itibariyle…

Diğer taraftan müslümanların namaz kılanların allaha bağlı olanların çoğunluğunun yaptığını yapmak da ayrı bir dini tavsiyedir dolaylı ayet ve hadisler vardır, ümmetim yanlış üzerine bir araya gelmez hadisi gibi… Yani takva dediğimiz dini hassasiyeti olan insanların bunu kullanmaması da her insan için ayrı bir ölçü olarak alınabilir. Mesela Efendimiz başka milletlere benzememe konusunu da dile getirmiştir. Bizim inandıklarımıza inanmayan ibadetlerimizi yapmayan hele hele dinimize karşı tavır alıp düşmanlık yapan insanların milletlerin kitlelerin hayat tarzlarına özenmek, bir taraftan müslümanlıktan ve müslümanlardan uzaklaşma öte yandan da onlara yakınlaşma adına ayrı bir değerlendirme olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tabi bu arada şunu da ilave etmem gerekir, inancı tam oturmamış ibadete alışamamış, hayat tarzı itibariyle rahatlıkla günah işleyebilecek durumda olan insanlara da kalkıp hey millet altın haram siz kadın mısınız? Demek de yanlış olur doğal olarak. Hem inanç açısından daha katı duruma gelebilirler hem de irşad teblig adına zaruri olan temel konuları anlatma imkanımız olmaz. Hoşgörerek inanç ibadet ahlak anlatılarak güzel yaşayan güzel insanlarla tanıştırarak, zamanla kendisinin sorması beklenerek ve anlatmaya çalıştığım acizane farklı açılardan anlatarak dile getirilebilir.

RESİM KONUSU 08.04.2007

-s.a hocam hayırlı geceler, iyisniz inşallah

-a.s iyi geceler elh. ya sen

-elh. bir sualim olcaktı, odam kendi resmimi asmak istiyorum, ama resim asılan yere melekler gelmezmiş, resim asılı olan odada namaz kılmak mekruhmuş, doğrumudur, neden bu şekilde dir?

-evet… resim konusu dinin aslı olan iman ibadet ve ahlaki konularının yanında doğrudan birinci bir mesele değil öncelikle bu bilinmeli
ikinci olarak dinimizin temel bir kuralı vardır, şirke ve günahlara götüren yollara karşı da duyarlı davranmak… yani mesela zina etmemek kadar, zinaya götürücü yollardan da uzak kalmak gibi
resim malum avrupa kültüründe heykelcilikle birlikte oldukça tarihi bir genişliği var ve yine bilindiği gibi insanlık, din adına da hıristiyanlıkta mesih meryem heykelleri gibi resimlere tapınmışlar… yine mezarlara ziyaret önceki dönemlerde bu yüzden yasaklanmıştı efendimiz tarafından sonra iman yerleşince ziyaret edilsin buyurdular… ölülere tapınma yolunu tıkamak için, resime karşı titizlik de öncelikle bu açıdan değerlendirilmeli
üçüncü olarak diyeceğim ama uzatmış olacağım???

-anladım, ben namaz kılarken, şuanda karşımda takvim var, bu resim var takvimin üstünde
zararı olabilr mi acep?

-hımm hoş resimmiş ama insan süreti göremiyorum burada

-insan ve hayvan resimleri olmıycak dimi, peki sağ duvarda ise
sigara içenlere acıyın diye bir resim var, 2 tane adam var, sigara içerken , onu yırtayım en iyisi

-meselenin bir iki yönü daha var onları da vereyim istersen?
üçüncüsü kader açısından ele alınabilir mesele… yani gençlik resimlerini veya bir başkasının gençlik resimlerini gördükçe belli yaştaki insan veya güzel olmayan bir insan hasta özürlü vb olan… ben ne hale geldim veya niye böyle değilim gibi bir düşünce içine girebilir düşüncesiyle de bakılabilir olaya
dördüncü olarak da allahın yaratıcılığına bir nazire bir benzetme durumu ortaya çıkması ya da
sonsuz ilahi akış içindeki sanatı yaratış güzelliğini bir karede dondurma gibi durum açısından kritik ederler
son olarak da fuhuşa teşvik açısından konuya yaklaşılabilir hani bir damlası haram kılınan içkinin çok içmeye yöneltmemesi için baştan damlasına karşı tedbirli olma gibi, bir kibritin ormanı yakmasına mikrobun insanı yıkmasına uyanık kalma gibi…
bir resime titiz olan bir gencin diğerlerine karşı daha titiz olmasının beklenmesi gibi
öte yandan tam boy resmi olmayan yarım olan ya da yüzü tam seçilemeyen resimlerin mahzursuz olduğu belirtilmiş…
ama bu arada vesikalık, iş için mesela kimlik paso için gerekli olan resimler yarım olduğu için mahzuru olmayabilir, evde bulunanları da mesela namaz kılarken üzeri örtülebilir
özellikle kıbleye doğru konmaması tercih edilir, veya bir poşet içinde sandıkta saklanabilir

-böyle bir resim konmaz dimi bilmeden böyle bir resmin folyo baskısını aldım yani bastırdım

-mmm fiyakalıymış kıskandım doğrusu ama bu arada yeni bir yönü ortaya çıktı meselenin teşekkür ederim, oda şu
kişi çerçeveye takılıp kalabilir tablonun esas kendisini es geçebilir, yani ne güzelim der ama beni böyle kim ne güzel yapmış diye düşünemeyebilir, özellikle fotomodel tipi insanlar istemeden kendini beğenme gibi bir hastalığa yakalanabilirler, çok kişinin baktığı gördüğü bir resmin sahibi, kendisini bir farklı göstermesi için farklı pozisyonlara girebilir, insan içten kendini beğenme duygusuna kapılabilir, tabi herkes böyle yapar demek değildir, hani damlasına kaıvılcıma karşı tedbir gibi bakmalı

-anladım demek istediğinizi en iyisi koymamak, iş yerine çalışıtığım yere koydum

-sade tanıtıcı bir resim belki daha münasip olabilir, insanları sui zanna sürükleyici tarzda hareket bilirsin hoş olmaz, bu tür resimleri sevdiklerinize yakınlarınıza verebilirsiniz veya dediğim gibi bir poşette albümde sandıkta muhafaza edebilirsiniz, mahzurlu olan insanı kibir duygusuna sevkedebilecek alkış toplayacak tarzda umuma teşhir durumu, ayrıca başkalarında kıskançlık veya özenti içine girme gibi duyguların kabarmasına meydan verme durumu da söz konusu olabilir

-anladım resim bulunan odaya melek girmez ifadesi doğrumudur

-evet bu hadistir, bir hadiste geçer köpek ve resim bulunan yerlere biz melekler gelmeyiz denir

-yani biz bulunduğumuz odaya resim koymazsak iyi olur

-namaza engel değil ama işimizin kusursuz olanı tercih edilmesi gibi ibadetin de mümkün olduğunca kusursuzu makbul denir hep

-anladım, sağolun hocam, arkadaşı da şu an uyardım, duvarında kendi resmi asılı kocaman
sizin yazdıklarınızı ve sorularlaislamiyet sitesinde yazanları gösterdim

-mmm anladım uygun inançlı saygılı biriyse bu tarz konular açılabilir… daha önce açıklamıştım öncelikle iman sonra ibadet konuları belki bu tarz şeyleri kendi sorunca tam olarak

-o sormadan açıklama yapmayım mı?

-yani siz tanıyorsunuz onu tepki verir mi bilmiyorum.. dinden soğutmama adına her konu açıklanmaz bilirsin, dinin yaşanmaz olduğu fikrini uyarmamalı zihinlerde ruhlarda, Efendimiz kolaylaştırın zorlaştırmayın müjdeleyin nefret ettirmeyin buyurur, insanlara durumları neyi kaldırabiliyorsa tedricen onları sunmakta zaruret ve fayda var

-Meselenin önemli bir yönüne de dikkat çekmeliyiz. Okuyucuların yanlış anlamaması adına, malum dini hassasiyet içinde olan insanlar bu konuda titiz davranabilirler ama günümüzde herkesin gazete dergi alıp okuduğu, sitelerden boy boy resimlerin indirildiği ve dini dergi ve gazetelerde hatta duvarlarda, din adamlarının bile resimlerinin görüldüğü günümüzde bu konuda ölçülü musamaha sahibi olmakta fayda vardır. Sizin de sorduğunuz gibi biz ağırlıklı olarak namaz kılınan odadaki resim üzerine konuyu yoğunlaştırdık, şu sitelerden de konu araştırılabilir.

-hımm anladım

İNTİHAR EDENİN DURUMU

–hocam bir sorum daha olacak…yavuz çetin diye bir müzisyen vardı türkiyeye gelmiş geçmiş en kaliteli adam..ve intihar etti cehennemmi bu adamın yolu artık.

—hımm intihar dosyamızı soruyorsun linki vereyim ama ben de açıklama yapmalıyım önce sonunda intihar dosyamızın adresini vereyim olur mu veya şimdi vereyim sonra bakarsın

http://www.hercai.net/4mevsim/anasayfa/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=69

prensip olarak bu dünyada kimse kimsenin şu cennetlik şu cehennemlik deme yetkisi yoktur iki şekilde olabilir
birincisi allah peygamberine bildirirse o söyler ikincisi dinin temel ölçüsüne bakılır… ben açıkça allaha inanmıyorum kurana inanmıyorum müslüman değilim gibi sözü yoksa bir insanın aksine müslümanım diyorsa hangi günahı işlemiş olursa olsun ona inançsız muamelesi yapılamaz cehenneme gitti gidecek denilemez.
intihar konuna gelince intiharı peygamberimiz büyük günah olarak nitelendirir… biri intihar etmişti peygamberimize getirmişlerdi cenaze namazını kılmamıştı ama sahabenin kılmasına engel olmamıştı burdan şu çıkar intihar tehlikeli bir günahtır çünkü kafirlerin cenaze namazı kılınmaz ama bu adam kafir olmadığı belli ki namazını diğerleri kıldılar
son bir husus intihar edenin intihar koşulları göz önüne alınmalıdır hangi ruh halinde olduğu şuur kaybı olup olmadığı çok günahkar birinin planlı intiharı ile iyi az günahkar bir insanın ani şok bir olayla bilincini kaybedip intihar etmesinin arasında fark olmalıdır bilmem
–hocam son şarkısında ”herşeye inancımı yitirmiş bir haldeyim” diyordu bu ne anlamda kesin biliyor musun inançsız mı ?
—-inançsız mı ben bilemem aslında kalplerde olanı ancak Yaratıcımız bilir, dediğim gibi hangi anlamda inancımı yitirdim demiş… biz de deriz mesela sana olan inancımı yitirdim… tabi önemli olan o şahsın temel kalp ve beyin durumu sözleriyle bir yere varılamaz kalbi beyni hakkında hüküm verilemez
–anlıyorum
—-sanırım o kişiyi yakınları en iyi tanır mesela aziz nesin ben müslüman değilim diye ilan etmişti belki biliyorsundur… yani benzeri örnekler verilebilir…
bir de şu var ölüp gidenlerin arkasından onları hayırlarıyla anın der peygamberimiz bu sebeple şu inançlı öldü bu inançsız öldü gibi yorumlar asla yapılmamalı, hadisin ifadesiyle arkada kalanların üzülmesine yol açar en azından bu… inkarcıyım dememişse bir insan ve camide musallaya geltirilmişse müslüman muamelesi yapılabilirFONT>
————————————————

KEFİR İÇMEK HARAM MIDIR?

–Kefir içmek günah değil diyen var günah diyen var doğrusu nasıldır?

—-“Kendileri için nelerin helal kılındığını sana soruyorlar. De ki bütün iyi ve temiz şeyler size helal kılınmıştır.”(Maide 4)

“Helal belli haram bellidir. Fakat aralarında bir takım şüpheli şeyler vardır ki, bunlar helal mıdır, haram mıdır, çok kimseler bilmezler. Şüpheli şeylerden sakınan kimse dinini de ırzını da kurtarmış olur. Her kim bu şüpheli şeylere düşerse harama düşer. Yasak bir yerin etrafında davarlarını otlatan bir çoban gibi çok sürmez hayvanları içeriye dalabilir. Dikkat!.. Her padişahın kendine mahsus bir korusu vardır. Gözünüzü açın!.. Allah’ın yeryüzündeki korusu da haram kıldığı şeylerdir. Biliniz ki bedende bir et parçası vardır. O, yarayışlı olursa bütün beden yarayışlı olur, bozuk olursa bütün vücut bozulur. İşte o et parçası kalptir.”(Buhârî, İmân, 39)
——————————————

Zaman Gazetesi

– At eti yenir, sütü olan kımız içilir mi?.. Bu konuda da farklı yorumlar dinlemekteyiz. At eti yenmez, kımız da içilmez diyenler olduğu gibi, aksini söyleyenler de vardır. Bu konunun özeti nedir sizce?

İmam-ı Azam’a göre at eti mekruh sayılmıştır. Ancak diğer iki imama göre at eti yenir, sütü olan kımız da içilir. Şartı, kımızın sarhoşluk verecek dereceye gelinceye kadar bekletilmemesidir.

Nitekim aynı şeyi kefir için de söylemek mümkündür. Bunların sarhoşluk verecek dereceye getirilmeyenlerinin içilmesinde mahzur olmaz. Ancak belli bir kıvama getirilip de içeni sarhoş edecek duruma gelince haramlık başlar.

Zaten bu ölçü tüm içecekler için geçerlidir. Özel bir ameliyeden geçirilerek sarhoş edici vasfa sokulan tüm içecekler için haramlık söz konusudur.

http://www.samanyoluhaber.com/tr/Din/a.13237.html
————————————————————–

ZAMAN -01.06.2006 05:08

Diyanet’ten ‘kefir’ fetvası: İçilmesinde sakınca yok

Diyanet İşleri Başkanlığı, “Alkollü mü, alkolsüz mü?” tartışmaları yapılan kefir için son noktayı koydu.

Altınkılıç firması tarafından piyasaya sürülen ve inek sütünün mayalanmasıyla elde edilen kefir için Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı “içilmesinde sakınca yoktur” fetvası verdi. Kuruldan yapılan açıklamada, “Sarhoşluk verecek derecede mayalanmamış içeceklerin içilmesi caiz, sarhoşluk verecek derecede mayalanmış içeceklerin içilmesi ise haramdır. 12-14 saat ile fermantasyon süresi en kısa süreli olan tatlı kefirdeki alkol oranının on binde ikinin altında ve çok az oluştuğu şeklindeki laboratuvar sonucu uzmanlarca da teyit edilmekte, mayalanması kısa süren bu tatlı kefirdeki alkol oranının sarhoş edicilik vasfının bulunmadığı açıklanmaktadır. Bu itibarla, böyle bir kefirin içilmesinde sakınca yoktur.” denildi. Bu arada Alkınkılıç, Tarım Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvarları’nda alkol testi de yaptırdı. Aynı laboratuvar testlerinde portakal ve üzüm sirkesinde yapılan ölçümlerde alkol oranı en düşük kefir çıktı. Kefirdeki alkol oranı 0,02’den küçükken portakalda 0,13, üzüm sirkesinde ise 0,16 oldu.

Zaman-Ekonomi Servisi-27.08.2005

http://www.zaman.com.tr/?hn=205265&bl=ekonomi&trh=20050827
——————————————————————————

Cevaplar.org

Soru: Sağlık açısından çok faydalı olduğu söylenen kefir içeceğini evde mayalayarak yapıp içmek haram mıdır, helal midir? bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı kefir hakkında “içilmesinde sakınca yoktur” fetvası verdi. Kuruldan yapılan açıklamada, “Sarhoşluk verecek derecede mayalanmamış içeceklerin içilmesi caiz, sarhoşluk verecek derecede mayalanmış içeceklerin içilmesi ise haramdır.” dendi. Buradan şu sonuç çıkıyor: Kefir’i taze iken içmeli, sarhoşluk verecek kadar bekletildikten sonra asla içmemeli.

http://www.cevaplar.org/index.php?khide=visible&sec=8&sec1=43&yazi_id=5068
——————————————————-

Prof Dr. Raşit Küçük

S. 204. Güncel bir içecek olan kefiri içmenin hükmü nedir? Bazıları mayalanma yolu ile üretilmesinden dolayı haram veya şüpheli olduğunu söylüyor, bu ne derece doğru ?

C. Kefir, son zamanlarda gündeme gelen, fakat tarihi belki de bildiğimiz yoğurttan daha eski olan bir yoğurt türüdür. Onun bilinen tarihinin beş bin yıl olduğunu söyleyenler vardır. Bu ad, dilimize Kafkas dillerinden girmiştir. Kefiri yemenin veya içmenin haramlığından bahseden bir İslâm âlimi bilmiyoruz.

Geçirdiği fermantasyondan dolayı, her mayalanmada olduğu gibi, muhtevasında bir miktar alkol olduğu yönündeki yaklaşımlar, onun haramlığını iddia etmenin gerekçesi kılınamaz. Birtakım ulemâ oluşumundaki bu alkol maddesi sebebiyle onu şüpheliler arasında görmekte ise de, bu tür birçok yiyecek ve içecekte az miktarda bulunan alkol maddesi, o yiyecek ve içeceği alkollü bir oluşum olarak algılamayı icap ettirmiyor.

İhtiyatlı olmak ve takva anlayışına dayalı bir hayat tarzını saygı ile karşılamak gerekir. Fakat şunu da akıldan çıkarmayıp fetvaya esas almak icap eder ki, bu üretimin gayesi ve hedefi, insan vücudu için tıpkı yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerinden sayılan tabii bir yiyecek ve içecek elde etmektir. Tüketenler de onu bir yiyecek ve içecek veya birtakım hastalıklara şifa gayesiyle kullanmaktadırlar. Bugüne kadar yapılan tahlîlî araştırmalar, ona haram veya yenilip içilmesi caiz değildir denilmesini gerektirici bir sonuç ortaya çıkarmış değildir.

http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=134813
————————————————————–

Dinimiz İslam

Az alkole fetva vermek

Sual: Gazetelerde şöyle bir fetva yayınlandı:

(Sarhoşluk verecek derecede alkol bulunmayan içeceklerin içilmesi caiz, sarhoş edecek derecede alkol bulunan içeceklerin içilmesi ise haramdır. Sarhoş etmediği için kefirin içilmesi caizdir.)
Peki bir iki bardak bira da insanı sarhoş etmiyor. Bira da mı caizdir?

CEVAP

Duyulan her şeye inanmamak gerekir. Yukarıdaki ifadeleri bir ilim adamı söyleyemez. Çünkü din kitaplarında bildirilen hadis-i şeriflerde alkolün zerresi de haramdır. Ayrıca çoğu sarhoş eden içeceklerin azı da haramdır. Üç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Çoğu sarhoş eden şeyin, azını da içmek haramdır.) [Nesai, Tirmizi]
(İhtimar [mayalanarak alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]
(Bir zaman gelecek, içkinin adı değiştirilecek ve helal sayılacaktır.) [İ. Ahmed]

Bu hadis-i şeriflerin fıkıh kitaplarında nasıl açıklandığına bakalım:
Bal, incir, arpa, buğday, mısır, darı, erik, kayısı, elma ve benzerlerinden biri soğuk suda durup ısıtılmasa da, alkol teşekkül ederek bira gibi olur. Bira, tadı acı ve keskin olduğu [alkol bulunduğu] için azı da çoğu da, her ne maksatla içilirse içilsin, imam-ı Muhammede göre haramdır, fetva da böyledir. Diğer üç mezhepte de haramdır. Çünkü, Peygamberimiz, (Çoğu sarhoş eden içkinin, azını içmek de haramdır) buyurdu. Bu hadis-i şerif, hepsinin haram olduğunu bildirmektedir. Yapıları, bileşimleri aynıdır demek değildir. Çünkü Muhammed aleyhisselam, maddelerin hakikatlerini, fen bilgilerini öğretmek için değil, bunların hükümlerini bildirmek için gönderilmiştir. Kısrak, inek sütleri, mayalanıp, tadı keskin olunca, bira gibi haram olur. Kısrak sütünden yapılana Kımız, inek sütünden yapılana Kefir denir. (S. Ebediyye)

Kefir bira gibidir, zaruretsiz içilmez. Bugün kefirin yerini tutan ilaçlar vardır. Bunları kullanmaya zaruret yoktur. Eğer, salih bir doktor, (Kefir, şu hastalığa iyi gelir. Bu hastalık için mubah başka ilaç yoktur) derse, o zaman kefir kullanmak caiz olur.

Bazı cahiller, portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı kefirdekinden çok diyerek kefir içmeyi caiz görüyorlar. Dinimiz, alkol de bulunsa meyve yemeyi haram kılmamıştır.

Nakli bırakıp aklı ölçü alınca, yukarıdaki mantıkla, zararı az diye bir çayına oyun oynamaya yani kumara da fetva verebilirler, bir dilim domuz eti yemenin mahzuru olmaz diyerek de fetva verebilirler. Aklı değil, nakli ölçü almalıdır.

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1523

İSTİBRA

–küçük abdestte taharette ölçü tam olarak nedir, çünkü ben küçük abdest için wcye girdiğimde kısa sürede çıkamıyorum
ve bu bazen arkadaşlarımın dikkatini çekiyor
—-anlıyorum… buna istibra diyoruz esas temel ölçü tabi ki sıvının kesilmiş olması damlayacak damlanın içerde kalmamış olması… bu kişiden kişiye değişebilen bir durum ve tutum olabiliyor kimisi dolaşarak, kimisi hafif sıkınarak kimi öksürerekkalan son damlayı çıkarmaya çalışır kimi de özel bir durum bu, herkes uygulayamıyor,, pamuk koyarlar oraya afedersin kadınların pet’i gibi 5-10 dk geçtikten sonra
tekrar içeri girerler ve onu çıkararak abdest alırlar uzun süre tuvalette kalmış olmamak için … bunu sonuç olarak sen belirleyebilirsin,
en kolay hangisi ise onu seçmelisin
–peki tuvalet kağıdıyla kurulamak yeterli yoksa su ile durulamak
—-e tabi su daima baş temizleyicidir, su ile temizlik yaptıktan sonra kağıt ile kurulanabilir… çok hassas olanlar belki pamuk yerine bir kaç kat o kağıttan koyarak dışarı çıkarlar… vakitleri müsaitse 5-10 dk sonra tekrar girer çıkarır abdest alabilirler… Su olmadan kağıtla temizlemek de geçerli olabilir tıpkı üç taş ile büyük abdes temizleme gibi
–hocam ben tuvalet kağıdından bi paçra koparıp rulo gibi yapıp ucuna sokup sıvazlıyorum 2-3 kere tekrarladıktan sonra geriye bişey kalmıyor sonrada evdeysem su ile yıkıyorum dışardaysam o şekilde çıkıyorum dışardaki wclerde su taslarını kullanmak içime sinmiyor o yüzden çok mu abartıyorum acaba
—-bence bu normal bir davranış… yani idrardan sakınma adına bu anlattığını her müslüman yapsa keşke… kabir azabından korunmuş olurduk!… ancak o bir parça rulo yapma işini yapmasan iyi olur.. dini zorlaştırma ve sağlık açısından da zararlı olabilir
–ama hocam öbür türlü sızıntının kesildiğinden emin olamıyorum
—yani bahsettim öksürerek, dolaşarak elinden geleni yaptıktan sonra emin olabilirsin… ayrıca daha önce bahsettim ya bağırsaklardaki afedersin pislik namaza engel olmadığı gibi vücudun iç organlarındaki idrar da zararlı değildir
–anladım yani mesela dolaşarak bu yapıldıgında son damla iç çamaşırımıza avret yerimize bulaşak bundan da sakınmak istiyorum çünkü tekrar wc girip sıvazlarken elimize bulaşak ve üstümüzü pis elimizle mi giycez
—-e tabi tekrar sıvazladıktan sonra elini de su ile yıkıverirsin işte bu yüzden dolaşırken akıntı gelirse diye selpak kağıdı oraya koyabiliyorlar veya bir müddet tuvalette kesildiğinden emin oluncaya kadar beklenebilir uzun olmamak şartıyla
–anladım hocam
–hocam bir de nette bir yazı okudum vesveseyle ilgili,kalbin tamam diyorsa orda temizliği bırakmalısın diyordu hocam kalbim bi türlü tamam demio:) o yüzden saatlerce temizlik yaptıgım oluyor
—-evet hassasiyetini kabul etmek normaldir ama uzun süredir üzerinde duruyoruz biliyorsun… iradeni bir şekilde kullanmalı, yaptığın gibi yapmaya alıştığın gibi yapmamaya da alışmalısın.. yani temizlik yapıyorsun… elin kolunu iradenle çalıştırıyorsun… bu sefer iradenle elini kolunu çalıştırmayacak bu temizliği yapmayacaksın… ama felsefe yaptım sanırım…. temizlik felsefesi…
–artık bi şekilde engel olmaya çalışıyorum bende ALLAH razı olsun hocam
———————————————————————

—içki satan bi marketten içki dışında bişi alınmış diyelim onu yemek harammı
-haram denmez… haram hak etmeden gizlice karşılıksız bilgisi onayı dışında veya zorla alınan mal parada gerçekleşir siz bir para veriyorsunuz karşılığında mal alıyorsunuz ve bu alınan satılan mal domuz gibi alınıp satılması kesin haram olan bir nesne değil bu durumda helal olur ancak haram yemeyin yapmayın derken kuran ve hadisler şuna da önemle dikkat çekerler harama yaklaşmayın dolaylı haram da yapmayın hadiste helaller ve haramlar bellidir aralarında şüpheliler vardır bunlardan kaçınmak müminin takvasındandır denir… bu bir hassasiyet meselesi… içki satılan yerden alışveriş yapmayan bu niyetle sevap kazanır övülür takdir edilir… alanlara da haram yiyorsun denmez yakınlık varsa güzelce uyarılabilir…
– çok soru sormak kötüymüş öyle duydum
— hayır iyi niyetle uygun kişilere sordukça ve uyguladıkça sevap kazanırsınız, o durum Allaha ait öbür aleme ait, geçmiş uzun geçmişe ait çok da bilinmesi mümkün olmayan gayb olan imtihan olduğumuz imani konularda çok koru sorma ve biraz da istihza kokan insanların akıllarını karıştıran sorular sorma ile ilgili bir de insanın asli vazifelerini unutturun lafazan yapan diyalektiğe alıştıran hani çene çalma anlamına sorular sorma ile ilgili olabilir. Nitekim efendimiz eski toplumları helak eden çok soru sormalarıdır demiştir, bakara süresinde örneği var yahudiler kurbanla emredilmiş musaya ardı ardına sorular sormuşlardır bakabilirsiniz başlarda…
—————————————————–

—namaz kılarken aklıma dünyayla ilgili şeyler geliyor bunlardan nasıl kurtulabilirim aklıma gelmemesi için yapmam gerekir
—Hiç uğraşmaman.. yani aklıma neden geliyor dememen çünkü bulut varsa yağmur yağar bunun gibi aklımız hayalimiz bu işlere açık olarak yaratıldığı için öncelikle bunu yaratılış ve imtihan gereği olduğunu bilmeliyiz
ikincisi korsanlar altın hazine bulunan gemilere saldırır hırsızlar para olan yerleri seçer şeytan da namaz gibi hazine dolduran inançlı insanla tabi ki fazla uğraaşıp namazını yaralamak ister ama
üçüncüsü bu hayallerin namazımıza hiç bir engeli olmaz.. örnekler süper kardeşim, çok güzel kuran tefsiri eserlerde geçiyor, bağırsaklarımızda pislik var afedersiniz ama namaza engel değildir
-örnekler süper evet
— teşekkür ederim hayalimize ne gelirse gelsin bunlar da bizim kalbimizi beynimizi pisletmez ayna örneğinde olduğu gibi.. elinde ayna olsa yerdeki bir ateşin veya yılanın veya pisliğin görüntüsü aksetse elimizi kirletmez görüntüdür çünkü… bunun gibi namazda ne gelirse gelsin kalbin de zihninde tertemiz kalır elverir ki çomağı arı kovanına sokar gibi sürekli o görüntü hayal fikir üzerine gidilmesin kurcalanmasın
– ayrıca namaz kılarken kendimi bir boşlukta hissediyorum
— normalmidir boşluktan ne anlatmak istediğine bağlı biraz
-bilmiyorum birde sanki namaza başlamış aferin ona desinler diye kılıyorum yani gösteriş amaçlı kılıyorum gibi bir his var içimde namaz a başladı desinler diye kılıyorum sanki
— anladım bu var ya senin tam istim üstünde olduğunu yani isabetli bir yolda olduğunu gösteriyor yukarda dediğim gibi korsanlar hazine olan yere dadanır senin kalbinde güçlü ışıl ışıl iman olmasa zihninde hakka yöneliş ibadet düşüncesi olmasa şeytan niye uğraşsın ki ikincisi bu tarz düşüncelere karşı alternatif antitank denir ya veya norton antivvirüs gibi anti düşünce üretip yolla üstüne de ki valla ne dersen de çatla istersen ben rabbim için yapıyorum bunu iş biter inşallah
——————————————————-

-öncelikle kendiliniz mübarek olsun 18 yaşındayım ve erkeğim hocam beni size sormak istediğim soru şöyle olcak: penisde gün içinde ara sıra kıpırdanmalar ani kasılmalar hissediyorum ve gusül alıp almamam konusunda kararsızlığa düşüyorum ve bu beni içimi yiyip bitiriyor yardımlarınızı bekliyorum.Allah razı olsun
—bu konuda soru sorduğunuz için teşekkür ediyorum, sıkıntısını duymanız güzel.. ama durumu bilince inşallah o sıkıntıdan kurtulursunuz..
meselenin dini yönü şudur: Yerinden şehvetle yani lezzetle kopmadıktan sonra ve meni-döl denilen sıvı akmadıktan sonra cünüplük gerekmez… (öte yandan lezzet ve boşalma olmasa da ön ve arkadan baş kısmı girmesi durumunda cünüplük gerekir) ister kendi kendine isterse düşünürken isterse rüyada isterse elle oynarken gelen döl olmayan hafif yapışkan sıvı geldiğindede cünüplük gerektirmez buna mezi denir. Orası yıkanır geçilir.
Bu arada eğer bu kasılma sık oluyorsa mutlaka bir idrar yolları doktoruna başvurunuz lütfen.
Bir de eğer bu sürekli bir takıntı halini almışsa, her durumda eyvah cünüp mü oldum gibi bir evham vesvese geliyorsa hem bir psikiyatrist veya psikologa gitmelisiniz
Ayrıca vesvese ile ilgili olarak hazırlanmış geniş dosyayı okumalısınız.
bu arada tavsiyem güzel temiz inançlı bilgili ibadetli ve dine hizmet durumu olan arkadaş çevresi edinmenizi tavsiye ediyorum. Haftada bir iki sohbetlere gitmenizi, orada tanıyacağınız bilgili kimselere bu tür sorularınızı sorabileceğinizi belirtmek istiyorum.
Kendinize iyi bakın, bilgi güçtür kuvvettir ve huzurdur, inşallah düşünceniz huzur bulur. Yanlız hayat yanlış hayat olabilir. Gül güller arasında gül olabilir… Huzurlu ve sağlıkla kalın
————————————————-

-BANYO YAPARKEN ORTUNMELIMIYIZ
—bilirsiniz insanın mahrem yerlerinin örtülmesi ilahi bir icraattır
yani zaten anatomik olarak Cenabı Hak insanı yaratırken ayıp yerlerini gizli yaratmış
yani afedersiniz göz önünde değil… ayrıca ayet, cennette yasak meyva olayı gerçekleşince adem ve havvanın ayıp yerlerinin yapraklarla örtüldüğünden söz eder karı koca oldukları halde neden? burda güzel ince bir ders var ikincisi peygamberimizin tavsiyesi var mahrem yerlerinize bakmayın unutkanlık yapar diye yani kişinin kendi mahrem yerlerine bakması bile pek tavsiye edilmiyor Hz. Osman tuvalete banyoya girince mutlaka bir örtü ile tam örtünürmüş meleklere karşı utanırım haya ederim diye bu takva davranışı olarak benimsenebilir
ama öte yandan dini tam bilemeyen yeni alışan kimselere de böyle bir uygulama dayatması gibi yapmamalı dini kolaylaştırın der peygamberimiz zorlaştırmayın buyurur rahat serbest yetişmiş insanlara bu gibi detaylar anlatılmaz hemen, ilerde kendisi ince düşünceye ulaşınca dilerse örtülü yıkanır.
Bir de şöyle bakabilir miyiz olaya: Günümüzün insanı internet basın yayın ve insanlar arası hoyrat iletişim biçimleri sayesinde o kadar farklı şeylere o kadar pervazsıca bakıyor ve yaz sahilleri öylesine manzaralarla dolup taşıyor ki… ya der birisi bunun gözü nelerle nelerle dolmuş hem de başkasına ait şeylerle… kendi avretine bakması yanında minicik kalır… böyle diyen de kendi açısından haklı görülebilir…
Evet minimum nokta göz çarpıyor… Bu da ayrı bir bakış açısı olabilir mi? Ramazanda oruçlu kendi helal lokmasına uzanamıyor helal ailesine yaklaşamıyor… Harama nasıl yaklaşsın?… Kendi avret yerine bakmayanlar başkalarının avret yerlerine nasıl baksın!…
Ayrıca zannederim psikolojik bir durumdur bu aynı zamanda… avrat yerine bakması insanın farklı duyguları geliştirebilir… yani detaya girmek olmasın ama… komplekse kapılmak gibi ya da kendi kendine böbürlenmek gibi… ya da bir kısım hoş olmayan isteklerin tteiklenmesi duyguların kabarması gibi…

-ANLADIM AMA BIR SEY DAHA SORMAK ISTIYORUM CINLERI BU ISE KATARSAK KI BEN CINLERIN TUVALET VE BANYODA COK BULUNDUKLARINI BILIYORUM BANYO YAPARKEN EGER ORTUNMEZSEK CINLERLE BIR TEMAS OLUR MU VE ORTUNURSEK OLMAZ MI

-Cinlerin aslında doğrudan insan hayatına müdahale yetkileri yok peygamberimiz onlara sınır çizmiştir . insanlar onları davet etmediği ilişkiye kapı açmadıkları sürece ve ruh bozukluğu göstermedikleri önemlisi onların sızabilecekleri uygun boşluklar gedikler açmadıkları sürece hiç bir cin doğrudan kimseye bir etki yapamaz ne var ki boşluklar önemli… abdestsizlik namazsızlık duasızlık, iyiliksiz yaşamak gibi… bu sebeple besmele çekilmeyen sofraya oturmak besmelesiz gerdeğe sızmak isterler ve hadisin beyanına göre doğan çocuklara şeytanın dokunmasından söz edilir, muhtemelen kötülüğe şeytanın kötülük yaptırabileceği boşlukların doldurulması adına bu gibi beyanlarla dikkatimiz çekiliyor ve bu boşlukların doldurulması uyarısı yapılıyory. Nitekim Peygamberimiz dua öğretir tuvalete banyoya girerken euzü billahi minelhubusi velhabaisi erkek ve dişi kötü habis pis bütün ruhlardan sana sığınırım allahım der
ayrıca bayanların belli günlerinde adet günlerinde yaklaşma durumunda olabilecekleri ve dua etmeleri tavsiye edilir. Toparlarsak dua ile girilir mümkünse örtülü olunur, gerdekde de örtülü olunması tavsiye edilmiştir mesela… kendi helali olduğu halde… banyoda da dua ile girersek inş. rabbimin inayetiyle hiç bir varlık zarar veremezler
——————————————————————

-yatarak Kur’an dinlenmez ama yatarken üstümüzü örtüyoruz o şekilde dinlenebilir mi
—ayet var onlar ki ayakta oturarak ve yan üzerleri yatarken Allahı anarlar ali imranın sonunda ister örtülü ister örtüsüz olur, tabi daha güzeli daha makbulu, oturup abdestli diz çöküp kuran önünde okumak daha sevap kazandırabilir ama gününün çoğu vaktinde zaten kitaplarlailgilenen ilim adına çalışmalar yapan bir insanın ayaktaki oturmadaki hali gibi yatmadaki hali de sevap olsun diye o haliyle de okur ve sevap kazanır

SADAKA 08.05.2007

–harçlık ile sadaka arasında fark varmıdır
—-harçlık deyince daha çok babaların çocuklarına verdikleri oluyor sanırım sadaka da zekat görevi dışında allah rızası insanlık yararı adına verilen para mal eşya oluyor
–yani ben yurtta kalan öğrenciye para verdim harçlık her gittiğimde veriyorum bunu sadaka olarak görmek doğrumudur
—-anladım sadakaya üç açıdan bakılabilir aklıma gelen tabi… birincisi tamamen allah rızası için ihlasla vermek, ikincisi mümkün olduğunca gizli vermek, üçüncüsü asla verilen insanı rencide etmemek
öte yandan… sadakaya şöyle de bakılabilir… sadaka birebir para vermek anlamına gelmez, bin bir çeşit sadaka şekli olabilir… hatta yoldaki taşı dikeni kaldırmaktan tutun, bir müslümana tebessüm etmeye alo nasılsın demeye kadar…
–anladım peki benim yaptığım ne olarak nitelendirilebilir
—-sadakanın derecelerinden de söz edilebilir, yani varlığı yerinde olabilen bir insana vermekle açlıktan kıvranan insana vermek arasınaki fark gibi… ölü yatırıma benzer şekilde binlerce lirayı acil olmayacak şekilde dağıtmak vardır bir de imanın kurtarılabilecek, sokaklara düşmesi önlenebilecek ve ilim adına okuyup iyi bir insan olması sağlanacak öğrenciye burs verme vardır… benim gördüğüm yaptığın en kıymetli sadaka türüdür Allah bilir tabi
–anladım teşekkür ederim

YEMİNİ BOZMAK

–smdı bnm bı arkadas var bnle konusmuor bırındn bısıler duymus o yuzden konusmuor bnle konusmamak ıcın annesının uzerıne yemın etmıs sımdı barıscaz

kız yemın ettım felan dıor nasıl bozulur hocam
bı daha konusursam annem olsun felan demıs yanı yemın etmıs nasıl bozulur

—yemin Allah adıyla yapılır aslında… onun dışında yemin olmaz… bu tarz yemin etmişse, yemin bozulması o şeyi yapmakla gerçekleşir özel bir şekli

yok yani… konuşmucam demiş konuşur… keffaret olarak da 10 fakiri giydirir veya on fakire sabah akşam yemek yedirir veya parasını verir fakirse üç

gün arkası arkasına oruç tutar

–ya baska turlu olmaz mı tovbe etse allahım affet dıe bnı

—-yok yemin keffareti bu üç şekilde oluyor… bir de köle azad etmek var ama onu zaten yapamaz bu devirde

–eet baska yok yanı baska cozum yolu yok dıorsunuz hocam daha kolay bısı kız tovbe etse hocam
bı daha bos yere ye mın etmıcem dıe

—sadece tövbe ile olmuyor yemin keffareti canının yanması lazım ki biraz bir daha öyle kolayca yemin etmesin… tabi üç gün oruç borçlu kalır üzerinde

ilerde tutabilir

–olabıır mı ramazanda mesela… olr dıme

—-ramazan olmaz ramazandan sonra 3 gun

–bayram gunu yanı

—-bayramda tutmak haramdır bayram sonrası olabilir

–tmm

BANKA İLE İŞ YAPAN ŞİRKETTE ÇALIŞMAK 18.06.2008

Bir sorum olacak Ben okulumu bitirip ALLAH’a çok şükür bilgisayar/yazılım mühendisliğinden mezun oldum.Sorum şu:

Bir büyük şirket var.İsmini veremeyecegim faiz isleten çok buyuk bankaya yazilim urettmekte,cogu yazilim islerini o bankayla birlikte hareket etmekte.

Faiz isleten firmaya yazılım yapan sirkette calismak caiz mi? Emin degilim ama duydugum kadarıyla faiz isleten bankada calismak haram oldugunu soylemis.

Oysa bu şirket banka değil,sadece yazilim şirketi,ama bankaya çok büyük hizmet ediyor.

Bu konuda dusunceleriniz ne olduğunuzu ogrenebilirmiyim? Yanlis yola gitmekten korkuyorum.Yardimci olursaniz sevinirim.
—————————————————-

a.s. tebrik ederim Rabbim hayırlı hizmetlerde koştursun inş.

Faiz konusu ayet ve hadislerle titiz şekilde ele alınmış ve şeytanla (mezardan kalkarken şeytan çarpmış gibi kalkma ifadesiyle) özdeşleştirilen üç beş konudan biri sayılır, şüpheli kazançtan uzak kalmak tabi ki takva oranında her müminin hassasiyeti içinde olmalı…

Objektif sorulan bu gibi sorulara şöyle cevap verilir genelde: Haram kazançlı işlerden uzak durmalı ama böyle bir işte bulunan kimse ailesinin çocuklarının rızkını temin ettiği için birden işi bırakıp gitmemeli, üzüntüsünü çekerek yeni uygun bir iş bulmaya çalışmalı, buna imkanı yoksa, kerhen de olsa sürdürüp azami oranda mahzurdan uzak durmalı ve mutlaka güzel hizmetlerle kefaret yollarını da aramalı…

Ne var ki başka davranmanın adeta imkansız hale geldiği bazı konular var ki isteseniz de kaçmanız mümkün olamıyor, bir zaruret ortaya çıkıyor zaruret ve ehveni şer kabilinden mecburen giriliyor mesela memurlar bankalardan maaşlarını çekmek zorunda, alışverişlerin binlerce insan tarafından kredi kartlarıyla yapıldığını da düşünürseniz…. dolaylı olarak orada bulunduğu sürece para faiz çarkına malzeme edilmiş oluyor. Bir hadis de aslında bunu haber veriyor zaman gelecek tozu her tarafa sinecek kaçmak adeta mümkün olamayacak.

Söz konusu o firma doğrudan faiz işletmese de faiz işleten kuruma dolaylı yardım durumu da bir sorun sayılabilir. Hani bilirsiniz içkiyi içmek kadar sıkmak yapmak taşımak satmak hatta servis yapmak taşımak bile mahzurlu… Bunun gibi…

Elinizden geldiğince zaruret olmadığı sürece şüpheli her kazançtan uzak kalmak esas olmalı…

Eh…. hele kültürümüzde abdestsiz süt emzirmeme, başkasının tarlasından geçerken koyunlarının ağızlarını bağlama gibi durumları anımsarsak… Hz.Ebu Bekirin şüpheli bir kazançtan gelen lokmayı tam yutarken kaynağını öğrenmesi üzerine elini gırtlağına kadar sokup geri çıkarttığını hatırlarsak… Hz.Ömerin devlete ait kazanların dibindeki yağa elini süren eşine ciddi tepki gösterdiğini, Tabiin döneminde sokak kandilinin ışığında örgü örenlerin kazancımız helal olur mu diye titizlendiklerini düşünürsek….

Siz bireysel sorarsanız böyle derdim…

Ama bir misyon yüklenecek bir görev yapacaksınız, her şeyden kaçacak olursak hiç bir şey yapamaz hale geliriz ve o kötü her şey devam edip gider, az zarardan kaçarken çok zarara razı olmuş oluruz. Tıpkı gözüme haram ilişmesin diye bir müslümanın dağa çekilmesi şehirdeki pisleri pislikleriyle baş başa bırakması ; eliyle diliyle hatta kalbiyle değiştirmeye çalışmaması gibi… Bilirsiniz bir hadiste anlatılır geminin güvertesinde eğlenenler gemi ambarını delen bir topluluğa sessiz kalırlarsa onlarla birlikte batarlar, kötülüğe üslubunca müdahale etmeyenler o kötülüğe dolaylı ortak ve mesul olmuş olurlar.

Yani bu işlere girseniz eliniz yanacak girmeseniz bir ayrı yanacak. İman kor gibi olacak diyor ahir zamanda Kainatın Efendisi; tutsanız eliniz yanacak atsanız iman gidecek…

Hassas durumlar. Ama bu hassasiyetlerle imtihan olmuyor muyuz zaten. Allah yaptıklarımızdan yapamadıklarımızdan çok yapma veya yapmama azim ve niyetimize bakarak değerlendirecektir hadislerde böyle anlatılır.

Biz istişarelerimizi yapalım hassasiyetimizi gösterelim, sonra ayetin tavsiyesine uyarak azmedip Allaha tevekkül ederek hizmetlerimize her ortam ve şartta devam edelim, O bizi günahlara karşı koruyacak bulaşanları temizleyecektir inşallah.

Sonuç olarak şunu diyebilirim, bireysel karar vermeyiniz yani bu tarz bir işe girme veya girmeme konusunda kendi başınıza veya bir bilene sorarak hareket etmeyiniz, heyeti aliye, mütevelliye başınızdaki veya o konularla ilgilenen ilgililere ulaştırınız o tavsiyeye göre hareket ediniz derim. Zaten eminim o alanda da her alanda olduğu gibi bir heyet ve sorumlular mutlaka vardır. Ve bu bir görev almadan bu yapılmalıdır. Görev aldıktan bir işe girdikten sonra sanırım size orayı bırak şuraya geç demeleri oldukça zor olabilir. Valizinizi hazırlamışsınız kapıda soruyorsunuz; ben yolculuğa çıkabilir miyim?

İstişarenin psikolojik olumlu sonucu olur, insana daima hakka yönelik olarak dayanak noktası olur. Ve önemli bir nokta o konuyla ilgili başınıza gelebilecek her sıkıntı karşısında arkanızda o topluluğun ve istişarenin dayanak ve moral gücünü daima hissedersiniz sabır ve tevekkül gücünüz de o oranda artar ve tabi “Biz” adına başarılar da…

Allah rızasına uygun hareket imkanı versin inş.. dua ediniz

DİNİ SORULARINIZ İÇİN CEVAP LİNKLERİ
tr.fgulen.com
ahmetsahin.org
hayrettinkaraman.net
sorularlaislamiyet.com
islamiyet.gen.tr
farukbeser.com
fikih.info
cevaplar.org
hikmet.net
diyanet.gov.tr
islamicevaplar.org

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s