günah

AKLIMIZDAN GEÇEN GÜNAHLARDAN SORUMLU MUYUZ?

–İnsan beyninden geçen her düşünceden mesul olur mu? (Günahı düşünmek günah mıdır?)
—Bildiğim şu. Tahayyülü küfür küfür değildir Günahı düşünmek günah sayılmaz gerçekleşmediği sürece

Ama bilindiği gibi düşüne düşüne insan davranış haline dönüştürebilir hayallerini. Bu sebeple hayalde istikamet kazanma adına dini ilmi konulara yoğunlaşır güzel arkadaşlarla beraber olur güzel konuların anlatıldığı sohbetlere devam eder ve yararlı güzel hizmetlerde bulunursa insan, zihni olumsuz şeyler düşünmeye fırsat bulamaz.

Kur’an-ı Kerim boş kaldıkça hemen zihnini meşgul et der inşirah süresinde yeni işe koyulmayı meşgul olmayı ister

Öte yandan ne kadar çok düşünülürse bir şey o kadar bilinçaltında yer eder. Bu bilinçaltı tarafından önemli bir mesaj telkin ve komut olarak algılanır ve sürekli aldığı bu komutları tekrar eder durur, insanı rahatsız etmeye başlar, inançları ahlaki titizliği engel olunca da insan psikolojik sıkıntılara düşebilir.

Böyle durumlarda en güzel çözüm bu konudaki bilgilerimizi işleme sokmaktır.

Bilindiği gibi ayetler şeytanın vesvesesinin çok zayıf olduğunu belirtir. Bu şu anlama gelir: Hayal dünyamıza attığı görüntülerin hiç bir yaptırım gücü yoktur. Bilinçaltı onun mezbeleliği haline gelebilecek bir yerdir. Buna rağmen bilinçaltına birikmiş görüntülerin düşüncelerin zaman zaman hortlamasının su yüzüne çıkmasının da bir etki gücü yoktur.

Risalei Nurda bu konuda öğrendiğimiz çok harika bir örnek vardır. Aynada gürünütüsü yansıyan ateş yakmaz, yılan ısırmaz, pislik kirletmez…

Bu bilgilerimizi kullanır ve sonra yine ayetlerin tavsiyesine uyarak euzü besmele çekip Allaha sığınırsak etkisinden kolay kurtuluruz inşallah.

Anlaşılıyor ki aklımıza gelen günah düşüncelerinin üzerinde durmamak geçivermek gerekir.

Buna rağmen zayıf kalabiliyor ya da hücumlar kuvvetli ve yoğun olarak geliyorsa, biz de buna karşı silah üretir kullanırız. Başka bir tanımlama ile ALTERNATİF DÜŞÜNCE ÜRETİRİZ.

Ayette belirtildiği gibi tayyib temiz kelime ile pis kelime bir olmaz ve temiz olanlar Allaha yükselir. Ve daima nur zulmeti boğar. Hakkın olduğu yerde batıl barınamaz. Düşüncemize herhangi bir vesile ile sözgelimi içki içmek mi geldi hemen karşısına mesela zemzem içtiğimiz geçmiş bir anımızı getirip karşısına dikeriz, cennetteki ayetin ifadesiyle “şaraben tahura” tertemiz içecek kavramını kullanırız. Sıcakta ibadete hayır hizmetine gitmek zor geldiğinde ayete başvurur cehennemin daha sıcak olduğunu karşısına çıkarırız, aslında hayalimizi susturmuş nefsimize baş eğdirmiş oluruz. Soğuk dendiğinde de yine ayette geçen cehennemin ayrı bir tarzda yakan “Zemheri” soğuğunu hatırlarız.

Hadiste öğütlendiği gibi, öfkelenince abdest alın gadap ateşinizi söndürün, ayakta iseniz oturun oturuyorsanız uzanın veya kalkıp çıkın yer ve atmosfer değiştirin öğüdü vardır. Bize güzel şeyleri düşündürecek atmosferlerde bulunmaya çalışırız.

Bunun gibi zihnimizdeki atmosferi değiştirebilirz. Güzel şeyler dinleyebilir izleyebiliriz. Yukarda işaret edildiği gibi güzel arkadaş çevresi en önemli pas çözücü gibi zihindeki olumsuz düşünceleri eritir siler atar inşallah.

İmtihandayız bu, hayat boyu sürecek bir olay bunu da kabullenmek lazımdır. Şeytan-vesvese, günah ve tövbe dosyalarımızı okumanızı da tavsiye ederim

http://www.hercai.net/4mevsim/anasayfa/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=95

Son bir ilavemiz var o da. Her ne kadar bu tarz akıldan geçen günahlar günah sayılmıyorsa da, Allah karşısındaki konumları duruşları yükseklikleri bulundukları mertebeleri itibariyle büyük insanlar genellikle akıllarından geçenler konusunda da kendilerini mesul tutmuş tövbe istiğfar çekmişlerdir.

Şefkat tokatları kavramı vardır malum. Kimi insanlar günahlar işlerler de bir bela gelmez onlara. Bu aslında onlar için daha büyük beladır. Uyarıcısız günahlar içinde yuvarlanır giderler ahiretleri berbat olabilir.

Bir kısım yüksek zatların ve takva sahibi müslümanların başına gelen bazı belaların sebebi ise, akıllarından geçen bu tarz olumsuz düşüncelere verilen peşin dünya cezası anlamında şefkat tokatları olabilir işte… Ama aslında bunlar da bir çeşit rahmet esintileri gibi kulun uyarılması kendine çeki düzen vermesinin istenmesi anlamına gelmektedir…

Evet günah yapılmadığı konuşulmadığı sürece günah sayılmaz ve mesul yapmaz. Ama yılan yılandır çıyan da çıyan… Bir mikrop küçük, yarası ise zamanla büyür hayatı tehdid edebilir. Adını bile anma onun derler halk dilinde…

Düşünce dünyamıza zihin ve hayal semtimize bile yaklaşmaması adına insanın aklına gelen olumsuz düşüncelere karşı tavır alması, hüzün duyması titiz olması da güzel olsa gerektir…

İnsan kalbindeki imanın çapı kadar öbür alemde Rıza buudu içine alınacak, Beyninin vüsatı ve derinliği oranında cennet lutuflarının içinde bulunacak…

Allahü alem…

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: