karamsarlık

28.07.2006
-mailimi okudunuz herhalde kendimde sonradan farkettiğim sorun çıktı, valla siz sorun ben söylüyüm ben nerden başlayacağımı bilmiyorum
—önce şunu sorabilir miyim izninizle dini yaşantı durumu nedir ailenizin ve sizin
-iyi çok şükür bi sorun yok
—peki sıkıldığınız esas konu nedir?
-yaşantım gereği toplulukla çok karşılaşıyorm ama diyorum ya adını sonradan öğrendiğim sosyal fobim var işte böyle yani bunu yenmek zorundayım ama nasıl yenenler varmış ömrüm yeterde ……. olursam halimi de düşünemiyorum, sürekli midem bulanıyo topluluk karşına çıkmaktan nasıl yencem diye araştırıyorum kendimce doktorada gitmek istemiyorm
—anlıyorum sizi ama bilirsiniz bir yerimiz ciddi ağrırsa bir böbrek sancısı söz gelimi bu bizi nasıl doktora götürüyorsa bu sizin durumunuz da en azından bir psikologa ama iyisi psikiyatriste gitmenizi gerekli kılıyor bence
-gidemem yaa bu şekilde çözülemez mi sizin bildiğiniz şeyler yok mu
—bendenizin verebileceği taktikler olabilir tabi…
-tamam mesela
—özellikle benzer konularda arkadaşlarımızı motive edici prensipler ilkeler uyguluyoruz bunları vakit buldukça okuyarak yazılarımızda Ben size şunu tavsiye ediyorum çok iyi tanıyamasam da sizi… bir arkadaş çevreniz var sanırım
-var
—mesela bunlarla haaftada bir bir araya geliyorsunuz ya da üç beş günde bir ne gibi konuları görüşüyorsunuz, sadece dini sohbet anlamında bir araya geldiğiniz oluyor mu
-evet o zaten var ama ben yapmıyorum zaten toplumda konuşmayı sevmeyen biriyim kendimi bile kandırıyorum
güvenemiyorum
—tamam bununla savaş açacağız işte… basitten küçükten başlayacağız… yo kendinize haksızlık etmeyiniz… hepimizin bu tarz sıkıntıları olabiliyor… bu paylaşmanız bile güzel bir adımdır bence …. kesinlikle çok iyi anlıyorum…. hayır bunu anlatmanız gerekmiyor kimseye…
-güvenmemektede haklıyım insanlara
— anlıyorum sizden şunu yapmanızı rica edeceğim, insanın psikolojik hayatı iki yönlü bilirsiniz kendisiyle olan yanı
insanlarla olan yanı bir üçüncüsü var ki bu da Yaratıcı ile ilgili yanı
-evet
—bu üçü arasında ciddi bir koordinasyon ve ilinti göze çarpar bazı insanlar yaratıcı ile ilgili yönlerini geliştirir
bazıları sosyal yönlerini bazıları da kendi iç dünyalarınıa dönerler…
-ben hangisiyim acaba
—siz bence tam ortasında bulunuyorsunuz ve hepsine açıksınız belki gençliğinizin mesleki gelecek endişenizin verdiği bir tedirginlik var
-evet
—ama bu geçici olacak göreceksiniz peygamberler bilirsiniz üç yönleriyle de mükemmel insanlardır bu yüzden dedim size dışa yönelik ders verme sohbet gibi insanlarla yönelik yönünüzü geliştirmelisiniz mesela kermesleri takip etme, çevrenizde yapılan sosyal etkinliklere katılma akraba ziyaretlerini sıklaştırma hatta inadına fırına kasaba pazara koşuşturma, muhtaç insanlara bir şeyler taşıma… komşularla iletişimler kurma gibi… bu duvar ardında kalmış yönlerinizi israrla çalıştırmaya çalışırsanız çok yönünüz güçlenir ve fobiniz de kalkmış olur diye düşünüyorum, yani korkunun üzerine cesaretle gitme gibi bir durum…
-hiç sevmem ki kermesleri diyorumya ya istemediğim beni daha kötü etkileyecek şeylerle karşılaşırsam bu sefer daha kötü olmaz mı aslında ben kaçıyorm
—şunu diyeyim belki duymuşsunuzdur hadis var kudsi hadis: Kulum beni nasıl zannederse ben öyleyim ona öyle muamele ederim… duydunuz mu
-evet
—buna sevindim kültürünüz hazır bakın yani kurşunlarınız namluda İşte bu cümleden hareketle… kendiniz hakkında ne düşünüyorsanız aslında siz de öyle olursunuz, bilinçaltınız size öyle davranır, kendinizi kendinize öyle davranıyor bulursunuz
-sağolun ama uygulamaya geçmedikten sonra…
—evet ama geçtiniz farkında değilsiniz sanırım… bu arayışları neden yapıyorsunuz burada işiniz nedir oturun evinizde kös kös içe kapanın melankolik takılın ağlayın ama yapmamışsınız burdasınız di mi
-mecburumda ondan mecburiyetten bence işin ciddyetini farkettim
— hımmm evet işte sizin allaha yönelik yönünüz güçlü sorumluluk duygunuz vicdan kültürünüz var öte yandan
zihni durumunuz idealiniz gelecek planlarınız sizi rahatsız ediyor bence bu durumunuz bir motorize güç gibi …….
-hemde çok
—bu ne güzel rahatsızlıktır keşke her insanda biraz bu duygu olabilse
-…………………………. beni çok ağlattınız ne zamandır böyle konuşmayı istemiştim
—özür dilerim gerçekten mi çok afedersiniz…
-yani iyi yönden… yok bu ağlamam farklı üzülcek bişi yok Allah sizden razı olsun hocam
—benzer dertlerden muzdaribiz hepimiz aslında… bir büyüğün dediği gibi ağlarım ağlatamam söylerim dinletemem
dili bağlı kalbimin bundan pek bizarım dertli olmayan dertten ne anhlasın ki
-sağolun
—bu birikiminizi mutlaka dediğim gibi bir şekilde uygun yerlerle paylaşmalısınız… peygamberleri düşünmelisiniz.. efendimiz Hirada nasıl doldu biliyorsunuz yağmur gbii vahiy ile tebliğe başladı
-nasıl paylaşcam kimle güvenemiyorum hiç kimseye kendime bile
—insanların içine çıkınca madenler arasından kömürlerle elmasları rabbim size gösterir size ona dayanın güvenin bismillah deyin kayalarda bile ipek gibi incecik kökler nasıl çatlatıyor boy veriyorsa, sözlerinize ihlas etkisi verecektir
-inşallah şimdi bunları başkalarına da mı anlatmamı öneriyounuz
—hayır hiç gerekmez sadece sıkıntınızı farklı dile çevireceksiniz arif olan anlar derler ya en çok sevdiğiniz güvendiğiniz imanıyla ahlakıyla bilgisiyle erdemiyle insanlara hizmet etmek istemesiyle encok yakın hissettiğiniz iki arkadaşınız olmalı ama kesinlikle en az iki çünkü peygamberimiz cemaat üç kişidir der ve şeytan vesvese takıntı sıkıntı fobiler daima üçten az insanlarda oluyor yoğunlukla yanlızlarda oluyor
-ya yoksa? ark var ama güvenemiyorm asla ne kadar yakında olsa ya ama kimseye güvenmiyorum demiştim size
—o zaman ben size bilinçaltı terapisi yapıyorum şu an kabul ediyor musunuz
-tabikide ben zaten bu yüzden burdayım
—bilinçaltını tanıyor musunuz nedir nasıl çalışır etkileri fonksiyonu nedir ne diyebilirsiniz düşüncelerim
-yaşadıklarımın bendeki etkisi olumlu olumsuz bu değilmi? kendince olayları algılama gibi şeyler değilmi
—yaşadıklarımın bendeki etkisi cümlesi çok güzel ifade etti kısaca şöyle diyeyim az evel değindiğim üç yön vardı hatırladınız mı
-evet
— bilinçaltı bu üç yöne de koridoru olan bir bekleme salonu gibidir bir bahçe gibidir bir stüdyo gibidir bir banka gibidir bir bilgisayar gibidir vs… bilinçaltı akldan uzak soyuttur vicdan da uzak ve soyuttur
-mantık dışı yani?
—- evet… onun ölçüsü planı projesi yoktur hele amacı ideali hiç yoktur o adeta nefsin arenasıdır şeytanın da arka bahçesi
-kötü bişey ozaman
—aynen öyle bıçak gibi ama bıçak hiç mi yararlı değildir güneş gibi yakar ama güneş ısı ışık verir
-şiir gibi konuşuyorsunuz…
—est… empati dedik ya sizin içinizin doluluğu belki teşekkür ediyorum şimdi bu bilinçaltı müthiş insan potansiyelidir bir volkandır dinamodur onu iyi tanır eğitirsek yönlendirirsek denetim altına alabilirsek zihin ve ruh yönlerimize faydalı olmasını sağlarız… freud bilirsiniz
-hayır
— bilinçaltını sadece cinsellik deposu olarak görür olumlu tesbitleri de var tabi lisede psikolojide vardır çocuklukta biriktirdiğimiz her olay bilinçaltında yığılır ve gelecek hayatımızda su üstüne çıkarak hayatımızı etkiler yönlendirir
bunun hakikat payı vardır… Telkin diyoruz dini telkin denir kimisi beyin yıkama der işte şimdi esas konuya geçiyorum.. sen ben o ve bilinçaltımız… Bilinçaltına ne mesaj verirseniz sizi o olmaya zorlar.. uzattım mı mola verebiliriz veya başka sefere devam edebiliriz…
-yooooo sakın öyle düşünmeyin siz müsait değilmisiniz yoksa
— hayır tek taraflı konuşmak karşı tarafı her zaman sıkar bu bir kuraldır… sizi sıkmak istemem… monolog değil diyalog olmalı diye düşündüm
-ben sizi dinliyodum memnuniyetle yeni şeyler öğreniyodum siz devam edin
—tamam ama arada onaylama soru sorma fikrinizi ifade etme gibi açılımlar getirirseniz size daha yararlı olabilirim tamam!
-ben aslında yazcaktımda vazgeçtim
— buyrun lütfen burda sizin kendinizi ifade etmeniz çok önemli
-şey diyecektim çocukluk dönemim çok güzel geçti çok severlerdi beni hatta çokta cadı old. söylenir birinin kafasını yarmıştım o derece yani
— evet zeka yerinde duramaz
-nasıl yani
— e çocuklarımızı hep şımarık deriz, hiperaktif psikolojik sorunlu deriz hiç zekalarını ruhlarını tatmin etmeyi düşünmeyiz bu bir eğitim sorunu da onu demek istedim
-ama benim için öyle denmezdi ki
—genel söyledim zaten
-bu arada malesef çok alınganım
— hassassınız bu ilk cümlelerinizden belli oluyordu
-evet hangi cümlemden ama bi şeyi çok irdelerimde
— yani zaten siz ifade ettiniz ya mesajda kimseyle görüşmek istememeniz… isim vermemeniz… mailleri kontrol etmeniz… bu titizlik, hassasiyet, duyarlılık rabbimizin verdiği diğer duygular gibi güzel bir potansiyel nimettir… o şımarık çocuk imajı da bu anlamda bir nimet… su gibi su nimetini güzel kullanırsak barajlar yapılır enerji üretilir
-tmm
—ama onu denetim altına almazsak sel olur alır götürür anlatabiliyor muyum..
siz kendinizdeki bu güzel duygu birikimlerini olumsuz olarak algılamışsınız anladığım kadarıyla ve de yoluna kanalize edilememiş gibi
-benimki acaba normal mi
—onu diyordum her insandaki ham duygular zamanla otururlar
-ama karşı tarafı çok sıkıyo sürekli niye böyle dedin tarzı sorularım alıngan olmamdan çok rahatsızım bi de çok sık küserim çok ta kıskancım malesef mükemmelliyetçi gibi anlayışım var hiç hata yapmamalı gibi saçma düşünce işte —tekrar ediyorum bakın bilinçaltı terapisi tam yerine oturdu gerçek sorun ortaya çıkıyor ve tedavi de uygulanıyor Rabbimin inayetiyle inşallah özeti şu bakın içiniz hazine deposu sandıklar dopdolu ama hep tıkışık kalmış kitli bazıları
hani mideye en kaliteli pahalı yiyecekleri doldursanız eh mide bu yani patlar di mi
-patlarmı?
— hepimizde patlamalar olmuyor mu duygularımızı yönetemediğimiz için
-ne bilim bende çok ben çoğu zaman mantığımı bitarafa bırakıp duygularımla hareket ederim
—sebebi ortaya çıkıyor iki tanecik: Kendinizi kontrol edememe, dış kontrolden mahrum kalma… duygularınızla hareket etmek durumundasınız
-ama kapılıyorum maalesef mantıklı düşünemiyorm o an akıl gidiyoo ve benim anlatmak istediklerimi genelde tam anlayamamıştır karşıdakiler yanlış anlarlar sizin anlamanıza sevindim
— size süper üç cümle versem
-tmm
— bence duygularınız düşünceleriniz iç dünyanız yoğun olduğu için, dil turnikesine girerken çok yoğunlaşıyorlar sıraya girmek için koşturuyorlar sıralama ve zamanlama denetimsizliği yüzünden dinleyenler tam anlayamayabiliyorlar bilmem bir şey ifade edebildim mi ben de karışıkımdır aslında biraz..
-anladım güldüm öyle galiba
— sahi mi ne güzel tebessüm etmeniz buna sevindim birinci tepeyi ele geçirdik demek ki bakın… evet zaferler bizim olacak rabbimizin inayetiyle…
-ya siz çok iyi bi hocasınız sağolun benim sorunlarımı bizim diye yorumluyorsunuz herkes yapmaz bunu teşk
— est… teşekkür ediyorum sizin düşünceleriniz aslında duygularınızı yönetebilecek durumda ama o bıçak ve su örneğindeki gibi bilinçaltı zihin denetimi ve yönetimi zayıflıgı var az… bunu inşallah zamanla kazanacaksınız
duygu yüklüsünüz ama duygusal değilsiniz alında akıl küpüsünüz ama katı kuralcı değlisiniz
-değilmiyim ben öyle düşünüyodm duygusalm diye zannederdim mantığı bırakırım bu duygusallık değilmi
çok uçta kızarım çok uçta severim gibi
— bence denizin dibindeki hazinelerin görünmemesi gibi ya da toprağın derinliklerinde… düşünceleriniz tam aktive olmadığı için, aysberg gibi duygularınızın görünenini gördüğünüz için öyle bir kanaat oluşabilir… akıl mantık dengesini sağlama zamanı
-bu cümleyi biraz daha açsanız
— bakın sadece siz değilsiniz karşı taraf tarafından anlaşılamayan nasıl da karıştırdım
-o sizden kaynaklanmıyo bnim kelime hazinemdem kitap az okumamdan kitap okumayı sevmem
— bu ifadeleriniz de yukardaki dediğimi az açıklıyor aslında kitap duygu yönetimi aracıdır
-ama ben bi kaç kişisel gelişim kitabı okudum okumakla kalıyo zamanıma yazık öyle değimli piyasada bisürü kitap var hangisi iyi kötü biri bana tavsiye etcek öyle sıkılıyorm okurken okuyupta son sayfalarında bıraktıığım kitap çook yarım bırakırım bazı işleri
— tatlı tebessüm bu sefer ben ettim evet çok konu açıldı önümde şu an bu dediklerinizle… o kadar çok yol var ki hangisine girsem o kadar çok sarkan meyva var ki bahar dallarında hangisini koparsam… duygular düşünceler fuarına dönüştürdünüz msn imizi harikasınız…
-ben naptım ki? kendimden bahsettiklerimle siz hem beni anlayıp hem de bazı özelliklerimi farkediyosunuz sağolun tebrikler.
— yok ama gerçekten böyledir her insan apayrı bir dünya apayrı bir evren değil midir kimsede olmayanlar sizde var sizde olmayanlar da bi başkasında
-neler mesela kendimden bahsedilmesi hoşuma gider maalesef ama bazı kendini bilmezler beni sırf kıskandığı için ağır eleştirmişti önceden çok kızgınm onlara o yüzden eleştiriye gelemem onların yüzünden
— yani yukarda bahsettiğimiz hemen her şey… hani bir kelebeğin kanadı diğerine bir kar tanesinin modeli diğerine parmak izlerinin birbirine benzememesi gibi duygularınızı düşüncelerinizi ifade edişiniz… hep diğer insanlardan farklı… estağfirullah bendeniz de sizden bir şeyler alıyor öğreniyor şevkleniyor cesaretleniyorum… sizin coşkunuz başarınız beni de kamçılıyor… gibi düşünmeli… nerde kalmıştık duygu düşünce bilinçaltı denetimi yönetimi
ve üç temel ölçümüz cümlemiz vardı di mi ama buraya kadar anlattıklarımızı şöyle bir anımsayın lütfen
-evet dugu düşünce bilinç altı
—duygularımızı düşüncelerimizi ve bilinçaltımızı denetim altına almalı yönetebilmeli… şimdi kısaca üç yönümüzü da hatırlayalım bilinçaltının kesinlikle verilen her mesajı papağan gibi tekrarladığını ve bizi öyle olmaya zorladığını ASLA AMA ASLA unutmayalım
-tmm evet öle
—vereceğimiz üç cümle şunlar. Ama bunların verilip bırakılmaması üzerinde durulması irdelenmesi karşılıklı paylaşılması ve sık sık düşünce egzersizi yapılarak hatta başkalarıyla paylaşılarak yerleşmesi gereklidir. En önemlisi de bunları dua ederek Rabbe karşı hislenerek telkin etmemiz elzemdir:

1-Kendimizi kendinize bırakmayınız
2-Kendinizi kendinizden koparmayınız
3-Kendinizi sonsuz olana sonsuzluğa ve her varlığa anahtar yapınız
bunlar kuran ve bilimsel kitapların harmanlanmasından üretilmiş ilkeler

-tşkr bunları uygulamak zor gibi görünüyo
— hayat zoru kolay kılmak sonsuz cenneti kazanmak demek biraz mücadele gerektiren bişiler aynen matematik öğrenmek ggbi
-matematik bu kadar zor değil ki
— varsanız bu iş tamamdır bir de başlamak yarısı
-bilmiyorum olcakmı bide ümitli olsam
— tereddüt olmasın kesin olacak bilinçaltımız buna mecbur
-işte ben bunu mecburiyete alıştıramıyorumki
— güneş mecbur mu sizce bulut yağmur doğmak büyümek ölmek hepsi mecbur ben sana mecburum diye bir şarkı vardı biz cennete gitmeye mecburuz rabbe kul olmaya başarmaya
-doğruda yani inşallah olur kafam karışık duygularım çok ağır basıyo
— kendinizi kendinize bırakmışsınız kendinizi rabbe ve onun işaret tetiği ölçülere bırakmalısınız
-hemde çoook siz bırakmadınız mı
— her insanın kendini kendine bıraktığı noktaları vardır bu doğamızda vardır adem havva olayında başlar bu iş
şeytan da kendine bıraktı ama kaldı orda kendisini kendine yeterli gördü, kabiliyetlerine baktı mumdu o, gözüne girmişti mum… onlara baktı güneşi görmedi… hep kendinde kaldı o, hep kendine takıldı biz şeytan gibi hep kendimizde kalamayız adem gibi rabbe dönüp dünyaya inip insana yakışır insanca işler yapma yolunda azimle şevkle mücadele vermeliyiz varlık misyonumuz bu… bir de çok önemli bir konudur bu kuran ve psikoloji kitaplarında ortak temel konu kendimize asla olumsuz MESAJLAR TELKİNLER vermemeliyiz… insan kendinin ne olmasını istiyorsa kendine ben öyleyim demeli… bilinçaltı her sözümüzü emir kabul eder ve bizi öyle hissetmeye olmaya zorlar.. unutmayın düşündüğün sensin!.. olumlu düşünmeliyim ki olumlu olayım… Ya da ne olmak istiyorsan onu düşünmelisin!.. Rabbimizi zannettiğimiz gibi buluruz.. Kendimiz de düşündüğümüz gibi oluruz…
-keşke bana da öyle gelse ama karakter olarak çok olumsuz düşünrüm gerçeken kötüye yorarım
—tamam, kabul!.. olumsuz düşünün, böyle düşünmeye devam edin ama aynı zamanda şöyle de der misiniz rica etsem
-?
— size peygamberimizin bir sözüyle yaklaşıyorum şu an o der ki: ağlayın ağlayamıyorsanız ağlıyor gibi yapın bu niyete girin bir gün içiniz de o şekli hali alacaktır anlatabiliyor muyum… siz olumsuz düşünedurun ama bilincinizle daima kendinize besmele çeker gibi ben rabbimin inayetiyle olumlu düşünecek güzel hayırlı işler yapacağım
deyin bunu sık sık, kendinizi kendinize bırakmadan, kendinizin rağmına deyin ve inanın bu savaşların en büyüdür anasıdır… ve zaferler savaşların büyüklüğüyle doğru orantılı!…
-diyemiyorm kendimi kandırıyomuş gibi hissediyorm
—yok hayır kandırın olumsuz düşünmekten iyidir, yani bir insan riya için kendini kandırmak için ne bileyim çevresini kandırmak için zina etmiyorsa ne güzel!… zina etmiyordur yani… hırsızlık yapmıyorsa bu amaçla yapmıyordur… Keşke kendimizi hep kandırsak da kandırarak günahlara girmesek, girmemiş olsak!… Bu anlamda kendinizi kandırmaya devam!… Ama ayaklarımız yere basarak olumluya yönelme şevk kazanma da önemli…
-bana dua eder misiniz
— ne demek yüreğimden gele gele, gelen kardeşlerimizin sayesinde kabul olur ümidim var çünkü…

29.07.2006

-ben çok ümitsiz gibiyim yap pis şeytandanmıdır nedir olumsuzluğum üstümdeyaa… bi akrabamla böyle bozuşup duruyoz ya… siz demştiniz ya kendini olumluya sevket diye olmuyo pollyanna gibi geliyo
—yok pollyanna kültürüne batılının ihtiyacı olabilir bizim öylesine güçlü inanç prensiplerimiz Kuranımız var ki batılı bundan mahrum kaldığı için böyle bir beslenme musluğu ortaya çıkarmıştır asla böyle düşünmemelisiniz ayet var ümitisizlik kafir sıafıtıdır diye ebedi alem düşüncemiz var bizim güllerin güzeli efendimiz var günümüzde müslümanlığı dünyaya güzel tanıtan güzel insanlar var yani o kadar güzelliklerimiz var ki çevremizde bunları görebilirsek inşallah
-sadece gözümü kapatıp uyumak istiyorum
—sizin kesinlikle psikiyatristle görüşme yapmanız ilaç kullanmanız gerekir… kesinlikle… bunu ister abi ister arkadaş ister dost olarak alın bendenizi.. ister dini bir yetkili gibi değerlendirin hepsinde aynı tavrım olacaktır… kesinlikle psikiyatristle görüşüp ilaç kullanmanız gerekir bu dini bir emirdir aynı zamanda.. kendinizden sorumlusunuz.
-içimden öffffff demek geliyo şeytandanmı
—yukarda bir ara geçmişti iki sebebi var ikisi de kuşkusuz allahdan ama allah sebeplerle iş yapar bazen de sebebpiz nadiren de olsa ve kulunun tercihlerine bakar bu cümleleri anlamalısınız çünkü gelecek bir kaç cümle bunların üstüne kurulacak
-doğruda bende bilmedinz bişi var yani ben kendi kendimi bunaltıyrm içimi
—yazdıklarım sizin dedikleriniz ve yazacaklarım aradaki koordinasyonu düşünüyordum… kendi kendinizi bunaltmanız olayı bakın aynı teşhise geldik benim yazdıklarım ve yazacaklarım bir yerde aksesuvar gibi duracak sanki
-yani
—asıl olan sizin ruhsal yapınızın ve bunu etkileyen tetikleyen beyin sinir sisteminizin gerekli yardımı görmesi, bu da ilaçla olacak… diye gene düşündüm
-ama ozaman etrafta ilaç içmesi gereken binlerce insan var bence bunun için gerekiyosa..
—binlercesinin içmesini beklememeliyiz di mi?.. siz kendinizden sorumlusunuz, başkaları size hocalık yapamaz… dini ölçüleriniz var, siz ben bizim gibi sorumlu olanlar kendilerini sağlıklı tutacaklar ki dışardaki onca sağlıksız insana örnek olup bir şeyler verebilsinler…
-ben malesefki olur olmaz şeyleri gözümde büyütüp hırsımdan içim içimi yiyen biri olyrm bazen o hırs resmen böle midemde beynimde dolanıyo hemen bozulyorm ve karakter gereği küsüyrm ama uzun süre küsmem birine çok kısa sürer işte ozaman kendimi kendime bırakırım halim çok fena
—bunlar bende de varsa başkasında da varsa kimde varsa hep o kendini kendine bırakma olayı, ölçülerimizi içimize tam sindirememe kökleştirememe olayı… bakış açısı kazanamama durumu.. sağ küpemiz kendini kendine bırakma sol küpemiz kendini kendinden koparma olsa ve hakka anahtar yapsak kendimizi her problem kolayca çözülecektir… önemli bir etken de başkalarıyla beraber ortak hizmetlere koşmamak… bu olmayınca da kendimiz hep kendimize kalıyoruz ve kendimizle mücadele ediyoruz… başka uğraşlar olsa kendimizi ikinci plana bırakabilsek bir
-bi kula işlenen yanlışları söylememk gerek ya ben size söyledim küsyrm diye bu konuda ne dşünysnz ama 3 günden fazlası? ben kısa küsrm gerçi
—bu söylediğiniz yanlış günah bir şey değil ki siz her insanda olabilecek bir duygu sahipsiniz kızmak inat küsmek bunlar insani doğal olağan şeyler ama bir hikmet için verilmiş, yolunda yararlı kullanılsın kontrol altında tutulsun diye kimi kısa kimi uzun olabilir ortak ölçü bilinirse dediğiniz gibi peygamberimizin ayetlerin koyduğu o ölçüler
-ya ben bu küsme mi düzeltmek istiyrm kendimide başkasnıda bıktırdm ama kızacağım şeylere küsyrm küsmezsem rahat edemiyrm
—:bunu terketmek istemeniz güzel olumlu bir adım ikinci olarak allaha duanızla takviye edin bunu olumsuz duygulardan sıyrılmanız adına dua edin üçüncü olarak da küsme durumunuz gelince peygamberimizin şu sözü aklınıza gelsin inşallah haklı olduğu halde küsmeyi terk eden selam veren sevabın çoğunu götürür bir de dördüncü ve son olarak küstüğünüz kişiyi objektifinizde büyütün birisiyle münakaşa ediyorsunuz veya ettiğiniz ve haklısınız esas olan karşı tarafın özür dilemesi küsmemesidir siz küsmekte haklı gerekçeye sahipsiniz böyle olduğu halde küsmüyorsunuz ve selam veriyorsunuz bu davranışı peygamberimiz övüyor ne güzel di mi
-ah keşke öyle yapsam diyorm ya içimiçimi yiyo kemiriyo ben rahatsız old bi kaç huyumu söylsem ama bunlar kötü huy… kin duyuyorm ya çok fena yaa ……… burcuym ve özelliğide yapılan kötülüğü unutmam lazım
—evet ayet affetmenin güzelliğinden bahseder büyüklüğünden. peygamberimizin hayatında biliyorsunuz amcasını öldüreni bile affetmiş müslüman olmasını sağlamıştı… siz de kızdığınız bir kişiye objektifinizi büyüterek bakmalısınız yukarda da demiştim gerçi… yani olumlu güzel yanlarına bakmalısınız…
-biliyrm öyle yapmak gerek ama o an aklıma gelmiyo aklıma gelen sadece kızdığım hareket Allahım bana yardım eder inşallah
— aynı sonuç beyin sinir sisteminizin ilaç müdahalesine de ihtiyacı var bu tür söyleşilerin yanında ona göre… dua iki türlü: kavli fiil.. kavli dua yardım dilemekle ibadetle olur fiili dua bilimle ilaçla olur unutmayınız
-yine mi ilaç diyceksinz ama bu karakterim yerleşmiş artık sizcede öyle değilmi
—hayır! allah kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez yani bu teoriye göre siz ömür boyu küsmelisiniz kinci intikamcı olmalısınız, olur mu hiç! Yani Rabbim ne yapayım beni böyle yaratmışsın dememiz bir konuda ne kadar tutarlı olabilir! her insanın yoğun olduğu duyguları ve tabiatı vardır doğal olarak.. ve bunları eğitip yolunda yararlı halei getirip kullanmakla yükümlüyüz anlatabiliyor muyum
– o an yaptığı hata için küsüp ders vermeliyim düşüncesi var doğru değil bende biliyrm doğru olsa deme gereği duymazdm ama hatasını anlasın bi daha yapmasın ders veriyim olsun bitsin
— ama olup bitmiyor işte kendinizi de üzüyorsunuz e tabi karşı tarafta üzülüyor yanlışa yanlışla devam etmek oluyor bu
-sonuna kadar katılyrm… ama bazı kişiler için işe yarıyo gerçekten… peki birine öfkelendim beni sinirlendirecek deli edecek şey yaptı o yaptığını söylemezsem içim parçalanıyo anlatabiliymuyum hırs vs araya giriyo kızgınlık herşey işte önüme gelen herkestende nefret edesimde geliyo sizce bu durumda kızdığm şeyi söylüyümmü yoksa susup içime atıp kendime mi zara veriyim
—ikisini de yapmayın Allaha söyleyin ayette allah size şöyle diyecek ona söylediğinizde o güzel insanlar ki öfkelendiklerinde (hani kabaran fırtınalar veya yanardağ lavları gibi) öfkelerini gayzlarını hiddetlerini yutarlar ve iyilik yaparlar… bakın burası çok önemli iyiliklerle iyi işlerle kendini meşgul etmeyenler demek ki öfkelenmeye yakın hale gelebiliyor … iyiliklere iyi hizmetlere koşmak doğal bir terapi ve tedavi yerine geçiyor demek ki … hayra odaklanma diyebiliriz buna

-dayanamıyorm demezsem o kişiye demezsem nolur anlayın doğruda ben o kişye kızdığım şeyi söylemezsem o aynı hareketleri sürekli yapcak 1 2 3…..
—yani siz daima sizi rahatsız eden bir şeye odaklanırsanız o büyür büyür sizi yutacak hale gelebilir tıpkı balonu şişirdikçe patlayacak hale gelmesi arı kovanına iliştikçe saldırmaları gibi bence bakışınızı o öfkelendiren kişiye doğru odaklamaktan kaçınıp başka bir faaliyete yönelmelisiniz yani sizi meşgul edecek bir faaliyete böylece o duygudan da uzak kalmış olursunuz
-iyi üslüpla demeyi denesem
—bu da zaten ayet ne güzel dediniz bakın iyi uslup kuranın sözüdür mevizei hasene diyor mücadeleyi de en güzel şekilde et diyor
-yönelemiyorum nolur anlayın kin diyorm herşey işin içine giriyo yani iyi şekilde söylesem 2 tarafta rahat eder mi
—sonuçta kin duygusunu yenmek irade mücadele işi, e tabi insanlar konuşa konuşa demişler rahatsız olduğunuz davranışı söylemenizi öneririm yani o kişinin kişiliğini zatını kendini insanlığını hedef alarak değil de şu davranış beni rahatsız ediyor diye söylemelisiniz uygun bir nezaketle bunda bir şe yok de mi
-tamam
—bir de şu var siz rahatlayabilirsiniz fakat karşı tarafı yıkarsanız ve bu inanç adına olur sizin şahsınızda inanca küsüp giderse büyük sorumluluk altına girmiş olabilirsiniz
-nasıl anlamadım
—siz kızgınlığınızı ifade için karşı tarafı küstürür de işte müslüman bu dedirtirseniz bu iyi olmaz diyorum, müslüman örnek ahlak sergileyen insandır
-ama öbür türlüde ben küscem biliyrm çıkmazdayım
—sizin güçlü taraflarınız var muhatap sizsiniz şu anda inancınızla teselli bulabilirsiniz ama karşı tarafta bu var mı belli değil
-söylediğinz aklıma yatıyo ama söylemezsem … bu benim için çok ii geliyodu biyerde söylemek gerekmiyomu mesela o kişide derki bu tip şeylerden hoşlanmıyo bida yapmıym
—bu zaten vazifemizdir ki söylemek yukarda dedik ya güzel uslup ile allahın güzel ahlaklı yoluna çağır diyor ayet ve asr süresi var müslümanlar birbirlerine hakkı hakikatı doğruyu tavsiye ederler tabi ki hataları söylemek görevimizdir öğrenciye nasıl söylemeyiz ama akıl mantık yoluyla duygularına düşüncesine hitap ederek, iletişim kurallarını bilerek mesela üç tane süper iletişim İLKEMİZ VAR başınız ağrımadıysa
-yani siz söylemek bi yerde o kişiyi küstürü tarzı dediniz ya kızgınlıkla demekmi yoksa herhangi şekilde söylemekmi
— e tabi ki konumuz bu değil mi kızgın tarzda söylemekle tatlı yumuşak sözle ayetin dediği gibi söylemek arasında dağlar kadar fark olur… iletişim dili çok önemli çok
-ii üslupla söylemek te hiç bir mahsur yok dimi
— söylememek doğru olmaz ki kusuru görüp gizlemek olur bu kimde olursa olsun kusuru tatlı dille söylemek vazifemizdir… ha şu var biliyorsunuz ki mankafanın teki laf anlamıyor kötülükten hoşlanan biri özellikle inadına yapıyor buna açıklamak faydasız ayetin dediği gibi yapın, selam deyip geçin ama bu kime ne kazandıracak bunu hesaplamalıyım anlatabiliyor muyum kendimi değil temsil ettiğim güzel insanları ve dinimi düşünmeliyim iyiyi küstürmemeliyim kötüyü azdırmamalıyım idare etmesini bilmeliyim
-inşallah ama söylememde mahsur olmadığına sevndm çünkü çok ii geliyodu
—tabi denge ile bakmalı her olaya… şu da var: insan söylediğinin mahkumudur söylemediğinin hakimi size iyi gelen başkasına kötü gelebilir bazen içimizde tutmasını da bilmek lazım hakkın hatırı her şeyin üstündedir onun hatırına şahsi duygularımızdan feragatta bulunmalııyz her söylediğiniz hak olmalı fakat her hakkı her yerde her kişiye söylemeye hakkımız yoktur
-ama şimdide söyleme tarzı diyosunz sanki bu çok ince bir sır
—söyleme tarzı her zaman herkes için geçerli bir şey zaten bazen söylememiz gerekir bazen susmamız söylediğimiz zaman da uslubu iyi ayarlamak gerekir bu da okumakla böyle görüşmelerle inşallah zamanla kazanılabilecek bir beceri… doğru ince sır… e müminin her işi sırlı ve incedir zaten
-şimdi söylemekte kararlıyz dimi
—her şey her yerde herkese söylenmez bu kuralı unutmayınız bazen zehir yudumlarız susarız karşı taraf kırılmasın belki ilerde iman eder belki ibadete başlar belki hizmete alışır diye… bakın ince sırlı ayarlı sözlere geldik gördünüz mü? peygamberimizin başına işkembe koydular deli sihirbaz büyücü dediler tükürükler attılar ama tek kelime söylemedi neden?
-bilyrm ama..
—:ister inanın ister inanmamyın bir adam pisliğine kovayla üzerime boşaltsa belki onun çocuğuna bir şey anlatabilirim irtibatı koparmayalım diye tebessüm bile edebilmek lazım diyorum
-bu konudaki düşüncelerimi saklıyayım
— e tabi ki kişiler düşünce özgürlüğüne sahiptir ben özgürce söyledim siz de özgürce saklayabilirsiniz bence hiç bir mahzuru yok
-burcnz ne kesin akrep değil o belli akrep çok kinci ıyyyy
— bilmiyorum bana hatırlatıyorlar bazen unutuyorum… her burça mensup insanların temel ülçüsü davranış modeli bellidir kitap olarak da insan olarak da… yok hiç merak etmem ki söyleseniz de sanırım sorsanız bilemem… çünkü burçlara göre kendimi şartlandırmam.. dedim ya ölçü kitabımız kuran peygamberimiz ve kuranın emri ilimlerle elde ettiklerimiz…

-ben malesf meraklıym ama doğruymuş dimi karakterler
—hayvanlar karakter örnekleridir aslında her insanda hayvanlara ait karakter tohumları vardır hayır ben öyle bir şey demedim dediğim her karakter için ölçü kuran ve peygamberdir
-ama burçlar gezegenler de ayarlı değilmi
—her şey ayarlı ayette allah her şeye bir denge ve ölçü koyduğunu söyler ama burçlara yani gökteki varlıkalra göre hayat belirlemek davranış belirlemek dinimize tamamen zıttır hatta inançları zorlayabilir müslümanlıkta yoktur bu
peygamberimizin oğlu öldü o sıra gökte yıldız kaydı peygamberimiz dedi ki bu olayın oğlumun ölümüyle ilgisi yoktur bu yeter sanırım bu tarz inanışlara bakış adına
-tm
— yani önemli konular açtık tam bir kültür operasyonu yaptık şunu ilave etmeliim ben buyum demeyiniz ben bu olmalıyım deyiniz bence bu söz konuşmalarımız tacı oldu bu oldum deme bu olmalıyım de bu nedir denirse…
O yani Allahın gösterdiği insan modeli… Efendimiz gibi olmalıyım…
-ah keşke
—bu yürekten isteyiş ama bakın harika yine oldu bu yürekten isteyiş işte esas gökleri harekete geçirir burçları murçları deler geçer
-ama merakım var burca fala değil burca karakter olarak hani günlük yazılar var o saçma biliyrm uyduryolar
—yani kurana ters bir kere bunu bilin kuran insanın başına geleceği allah bilir der burç yazanlar biz biliyoruz diyorlarsa ya allah yalan diyor anlamı çıkar ya da biz allahdan çok biliyoruz anlamı… ikisi de felaket
-bilgi gerektiren konu
—bilgi bu işte gerçek bilgi kuran bilgisidir diğerleri kurana uyuyorsa bilgidir kurana uymayan bilgi doğru bilgi değildir, Allahın diğer kitabı kainat kanunları da Allahın emri olarak okunmalıdır, bilimsel gerçeklerle kuran örtüşür, örtüşmediği yerde bilim yetersizdir henüz demektir… burçlar konusu ne kuranda ne bilimlerde yerini bulamaz sanırım… bulsa bulsa renkli basında magazin sayfalarında eğlence aracı olarak yerini bulabilir

31.07.2006

-mükemmelliyetçik yazması bile ayrı dert
—bence bu da çoğu duygu gibi her insanda var ama kiminde daha baskın olabiliyor yaratılış mizaç gereği…insan zamanla çevre aile düşünce etkisiyle bu doğasında tabiatında bulunan mizacındaki potansiyel duyguyu karakter haline dönüştürüp benliğinde benimseyebiliyo rbu da diğerleri gibi duygu düşünce kontrolü altına alınarak kuran sünnet güncel ölçülerden yararlanılarak denetim yönetim altına alınabilir eğitimin terapinin amacı bu zaten
-sizcede kötü bi huy değimli hırs çıkıyo sonuçta
—hayır hiç bir huy tabiat mizac yaratılış itibariyle kötü değildir allah yaratırken her şeyi hayır amaçlı yaratmıştır yani sonucu itibariyle her varlıkta şeytanda ateşte en kötü duygu ve düşüncede bile… ama insan iradesini kötüye kullanarak… bıçağı kötüye kullanır gibi bunu kötüye kullanmış oluyor… zaten öbür alemdeki sorumluluk da burda başlıyor… yani aklını nefsine uydurup mahiyetindeki.. mükemmeliyetçilik güzel ürünlerin ortaya çıkmasını sağlar …mesela… hırs hakta sebat için verilmiştir adaleti gerçekleştirmek allah rızası insanlık yararı için hırsla israrla hizmetlerde koşmak için verilmiştir… başarıya koşmak için hak adına.. kimi bunu para yolunda harcar kimi egosunu tatmin adına başarı elde etmede… uzattım afedersiniz… siz de bir kamçı vurdunuz sırtıma atı tut tutabilirsen… yani…
-hayır böyle demeyin doğruları söylüyosnz ama o hırs beni mahvediyo iyiye kullanmasını bilmiyorm demekki..

— yani bunu daha önce de yazdım… siz sanırım hayatınızda çoğu zaman bireysel kalmışsınız, aileniz pek sosyal değil mi?
-Yo sosyal yada öyle zannediyrm
—:evet gerçekten paylaşmasını bilen insanların inanç kazanmalırını kendi rahatına terkeden hizmet cemaati içinde insan çok güzel duygu eğitimi alabilir bu yüzden tavsiye etmiştim çevreyi arkadaşları sohbet gruplarını
-bazen çok bunalyrm ama hep farklı karakter sevmediğim insanlar çıkınca
—:tabi Allah sevgisi bütün insanları sevmeyi gerekli kılar bilirsiniz hatta mahlukatı bile.. yunus emrenin dediği gibi yaratılanı severim yaratandan ötürü… her insanı sevmek zorunlu değildir bu kalp ısınma işidir ama her insana hakkı duyurma görevi adına merhamet şefkat sahibi olmak da efendimizdin gösterdiği gibi bir dini vazifedir de insanlık gereğidir aynı zamanda
-evet öyle ruhlar önceki alemde tanışıyolardı dimi
—:böyle denir de …oraya açık ruh olmalı ki bunu hissedebilsin… taş duvarlı hayat içinde insan kendini tanıyamıyor, eşini, aile bireylerini komşusunu tanıyamıyor iletişim kopuk bilirsiniz… komşusuna uzanamayan insan ta ruhlar alemine nasıl uzanacak…
-ama bazıları için de tanımadan ilk elektrik kötü alınıyo dimi hiç olmadımı size
—:gözler ruhun aynası yüz duygu ve düşüncelerin haritası ama yukardaki olayda olduğu gibi haritasını okumasını bilmek ve duyguları açık olmak lazım, nefis adına beyin açısıyla veya kalbin derinliklerinden gözle bakmak farklı olabilir… yüzün güzelliği fiziğin tamamlığı elbisenin kıyaklığı… perde oluyor çoğu yerde sanırım

-ama tavırdan dolayı da – enerji aldığım oluyo dış görünüşü de geçelim bu dünyada anlaşamadığn insanla ruh önceden tanışmamıştır diye duymuştm
—bunu bilmiyorum… orda tanışma nasıl olmuş doğrusu… ama kuranda rabbimiz sizin rabbiniz deiğil miyim? Evet rabbimizsin konuşmasını bilirsiniz… böyle bir misak alma var… ve bu vicdanda derinden hissedilebilir… uyanık vicdanda…
-bir insana çok nurlu yüzünüz var denek mahszurlu mu
—bilirsiniz allah dışınıza bakmaz içinize kalpleriniz ve amellerinize bakar der hadisi şerif
-evet ama bazı insanalrın yüzünden anlaşlyo sanki ya birini övmek yanlış dimi hazır demişken ben överimde malsef…
—övmek ve tenkid etmek bu gibi davranış biçimleri için kuranda mükemmel müstesna müthiş bir ölçü var bu ölçüyü insanlar bir bilse yakalasa şuur haline getirse… tenkid eleştiri ve övgü bu ikisi denge isteyen ölçü isteyen önemli iki tutum davranış biçimi ayet şöyle diyor size mükemmel bir ölçü veriyorum rabbimizin dilinden sakın unutmayın “Onlar ki verdiklerinde israf etmezler saçıp savurmazlar sımsıkı elleri bağlı gibi cimrilik de yapmazlar”
burda ne görüyorsunuz… olumsuz iki özelliğimizi vurguluyor di mi israf ve cimrilik
-evet
—yani bunlardan olma cimrilik ve israf yapma… önce bu israf cimrilik iki ana sıfatın terslerini bulmanızı istiyorum bunlar negatif bunları olmamamız gerekir peki ne olalım bunların yerine pozitif iki vasıf israfa karşı alternatif güzellik
cimriliğe karşı alternatif güzellik ne olabilir iki kişi var diyelim birisi veriyor ama olumsuz… diğeri de veriyor ama olumlu yine iki insan var kabul edin biri vermiyor olumsuz diğeri vermiyor olumlu…
kuranın bize verdiğin çok önemli ölçü bu…
yani müsrif olma ama ver cömert ol ve cimri olma ama bazen elinde tutmasını bil tutumlu ol iki olumsuz sıfat ve iki benzeri olumlu sıfat yergi de böyle… sanırım uygulamaya çalışırsan övgüde de yergide de her konu da müthiş kuran ölçün ve yaşam ölçün elinde olacak… allah kuranda olumsuzunu verip iki sıfatımızın onların olumlusunu olmamızı istiyor yergi yapma ama allah rızası için olumlu uyar hakkı tavsiye et ve güzel yumuşak uslubla bunu yap… öte yanda medhet fakat karşı tarafın böbürlenmesine kibirlenmesine kendini beğenmesine ve kendi kişiliğinini zedelemesine yol açacak şekilde medhiyeler düzme yaltaklanma yağcılık yapma.. bunlar biraz argo gibi oldu ama anlatamk için kişi kişiye sevdiğini söylesin diyor peygamberimiz öte yandan hüsnü zannı istiyor ve hayırla yadedin ölülerinizi diyor
-ben sbirisine demiştim sizi nurlu görüyorm diye o övgüye mi giriyo
— bu gibi sözleri dediğim gibi insanlara iyi niyetle bu kadarıyla söylemekte bir mahzur olmasa gerek aksine yukarda yazmıştım peygamberimiz duygularıımızın özlü samimi dile getirilmesini tavsiye eder… elverir ki aşırı övgü olması ve samimiyetten uzak olmasın
-tamam anladm
—peki içki satan bi marketten içki dışında bişi alınmış diyelim onu yemek harammı
-haram denmez… haram hak etmeden gizlice karşılıksız bilgisi onayı dışında veya zorla alınan mal parada gerçekleşir siz bir para veriyorsunuz karşılığında mal alıyorsunuz ve bu alınan satılan mal domuz gibi alınıp satılması kesin haram olan bir nesne değil bu durumda helal olur ancak haram yemeyin yapmayın derken kuran ve hadisler şuna da önemle dikkat çekerler harama yaklaşmayın dolaylı haram da yapmayın hadiste helaller ve haramlar bellidir aralarında şüpheliler vardır bunlardan kaçınmak müminin takvasındandır denir… bu bir hassasiyet meselesi… içki satılan yerden alışveriş yapmayan bu niyetle sevap kazanır övülür takdir edilir… alanlara da haram yiyorsun denmez yakınlık varsa güzelce uyarılabilir…
– çok soru sormak kötüymüş öyle duydum
— hayır iyi niyetle uygun kişilere sordukça ve uyguladıkça sevap kazanırsınız, o durum Allaha ait öbür aleme ait, geçmiş uzun geçmişe ait çok da bilinmesi mümkün olmayan gayb olan imtihan olduğumuz imani konularda çok koru sorma ve biraz da istihza kokan insanların akıllarını karıştıran sorular sorma ile ilgili bir de insanın asli vazifelerini unutturun lafazan yapan diyalektiğe alıştıran hani çene çalma anlamına sorular sorma ile ilgili olabilir. Nitekim efendimiz eski toplumları helak eden çok soru sormalarıdır demiştir, bakara süresinde örneği var yahudiler kurbanla emredilmiş musaya ardı ardına sorular sormuşlardır bakabilirsiniz başlarda…

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s